"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesinin ardından 468 oyla kabul edildi.
Oylamada 88 ret ve altı çekimser oy...
TBMM Genel Kurulunda kabul edilen tarihi düzenleme, 31 milletvekilinin katılmadığı oylamada 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla yasalaştı. Oylamaya YENİ Parti'deki 54 ret oyuyla yaşanan çatlak, İYİ Parti'nin tam kadro "ret" kararı ve CHP'de çıkan ikinci hayır oyu damga vurdu.
DEM Parti ve PKK’nin “Demokratik Entegrasyon” iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürecin yasal altyapısını oluşturan düzenleme TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
''Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'' oylama sonrası gözler partilerin oy dağılımına çevrildi. Açık oylamanın kesin sonuçlarına göre yasa; 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla Meclis'ten geçti.
12 saatlik maraton oylama ile sonuçlandı
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında dün saat 11.00’de toplanarak kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen düzenlemeyi masaya yatırdı. Yaklaşık 12 saat süren yoğun mesai boyunca kanun teklifinin maddeleri tek tek ele alınarak detaylıca görüşüldü.
Görüşmelerin tamamlanmasıyla birlikte geçilen tarihi oylamada düzenleme; 467 "kabul", 87 "ret" ve 7 "çekimser" oyla kabul edilerek yasalaştı.
31 milletvekilinin oylamaya katılmadığı görüldü.
AK Parti'den oylamaya katılmayan isimler
Oylama sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte iktidar partisindeki katılım tablosu dikkat çekti. AK Parti grubundan 8 milletvekilinin Genel Kurul'daki oylamada yer almadığı görüldü. Oylamaya katılmayan isimler Tuğrul Türkeş, Kürşad Zorlu, İsmail Emrah Karayel, Ahmet Ersagun Yücel, Sami Çakır, Tahir Akyürek, Bülent Tüfenkçi ve Lütfi Bayraktar olarak kayıtlara geçti. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise tüzük gereği yürüttüğü görevi nedeniyle oy kullanmayan bir diğer isim oldu.
YENİ Parti'de serbest oy çatlağı: 54 ret
Oylamada en belirgin oy ayrışması YENİ Parti grubunda yaşandı. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in, parti yöneticileriyle birlikte "evet" oyu vereceklerini ancak milletvekillerini serbest bıraktıklarını açıklamasının ardından sandıktan dikkat çeken bir tablo çıktı.
Meclis grubunun serbest kalmasıyla YENİ Parti’nin 91 milletvekilinden aralarında Veli Ağbaba, Mahmut Tanal ve Cemal Enginyurt gibi isimlerin olduğu tam 54 vekil ret oyu kullandı. Partide evet oyu veren milletvekili sayısı 35'de kalırken, 2 milletvekili de oylamaya katılmadı.
CHP’de red oyu veren ikinci isim merak konusu
CHP grubunda ise oy dağılımı 29 kabul ve 2 ret şeklinde gerçekleşti. Oylama öncesinde yasaya "hayır" diyeceğini açıkça ilan eden İstanbul Milletvekili İlhan Kesici’nin dışındaki diğer ret oyunun kime ait olduğu merak konusu oldu.
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Tereddütsüz destek" mesajına rağmen 14 CHP'li vekilin oylamaya katılmaması ise dikkat çekti.
En çok fire CHP’den: On dört vekil katılmadı
Meclis Genel Kurulu'ndaki oylamada devamsızlık sayısının en yüksek olduğu parti Cumhuriyet Halk Partisi oldu. On dört milletvekili açık oylamada oy kullanmazken, bu isimler Mustafa Adıgüzel, Türker Ateş, İlhami Özcan Aygun, Aysu Bankoğlu, Tahsin Becan, Gülizar Biçer Karaca, Vecdi Gündoğdu, Ömer Fethi Gürer, Mehmet Güzelsmansur, Selma Aliye Kavaf, Serkan Sarı, Ahmet Baran Yazgan, Nermin Yıldırım Kara ve Nurten Yontar olarak sıralandı. Milliyetçi Hareket Partisi'nde ise TBMM Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Celal Adan ile Devlet Bahçeli'nin eski yardımcısı İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter oylamaya katılmayan isimler arasında yer aldı.
İYİ Parti fire vermedi
Düzenlemeye baştan beri sert muhalefet yürüten İYİ Parti, oylamada tam kadro blok hareket etti. Parti grubundaki 29 milletvekilinin tamamı ret oyu kullanırken, hiç kabul oyu çıkmadı. İYİ Parti'den oylamaya katılmayan vekil de olmadı.
Oylamada ayrıca 1 bağımsız milletvekili ile 1 Demokrat Parti milletvekili de ret oyu kullandı.
Diğer partilerdeki devamsızlıklar
Oylamaya iştirak etmeyen vekiller diğer partilerde de gözlemlendi. Yeni Parti sıralarında Ulaş Karasu ve Gamze Taşcıer oturumda yer almazken, Yeni Yol Grubu'ndan İdris Şahin de oylamaya katılmadı. Bağımsız milletvekillerinden Adnan Beker ile ilerleyen günlerde AK Parti'ye geçmesi beklenen Ümit Dikbayır ve DEM Parti'den bazı vekiller de oylamada oy kullanmayan isimler listesine dahil oldu.
Partilere göre oy dağılımı netleşti
31 vekilin katılmadığı oylama sonucunda rakamlar 467 kabul, 87 ret, 7 çekimser olarak kayıtlara girdi.
Meclis Genel Kurulu'ndaki oylamanın partilere göre dağılımı da tamamen belli oldu. İktidar partisi AK Parti 268 kabul oyu verirken, 9 fire verdi.
Yeni Parti grubunda ise 35 milletvekili kabul, 54 milletvekili ret oyu kullanırken, 22 milletvekili oylamaya katılmadı. DEM Parti grubundan 55 kabul oyu çıkarken 2 milletvekili oylamada yer almadı.
MHP'de 44 milletvekili kabul oyu kullandı, 2 milletvekili oylamaya katılmadı.
Grup kararı olmadan oylamaya katılan CHP'de 29 milletvekili kabul, 2 milletvekili ret yönünde oy kullandı, 14 milletvekili ise oylamaya katılmadı.
İYİ Parti 29 fire vermeden blok halinde ret oyu verdi. Yeni Yol Partisi'nden 16 kabul, 3 çekimser oy çıkarken 1 milletvekili oylamaya katılmadı. Bağımsız milletvekillerinden 7'si kabul, 1'i ret oyu verdi.
Hür Dava Partisi 4 kabul, TİP 3 kabul, Demokratik Bölgeler Partisi 2 kabul, Emek Partisi 2 kabul, DSP 1 kabul ve Saadet Partisi 1 kabul oyuyla teklife destek verdi. Yeniden Refah Partisi 4 milletvekiliyle çekimser kalırken, Demokrat Parti ise 1 ret oyu kullandı.
Parti başkanları da oy kullandı
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Genel Başkanvekili Efkan Ala, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, TİP Genel Başkanı Erkan Baş da oylamaya katılarak oy kullandı.
Şam ve Moskova, 18 ay süren müzakerelerin ardından Tartus ve Hmeymim’deki Rus üslerinin geleceği konusunda anlaşmaya vardı. Mutabakata göre sivil tesislerin yönetimi Suriye’ye devredilecek, askeri tesisler ise ortak eğitim ve yeterlilik merkezlerine dönüştürülecek.
Suriye ile Rusya, 18 ay süren müzakerelerin ardından Tartus ve Hmeymim’deki Rus askeri tesislerinin geleceğine ilişkin mutabakat zaptı imzaladı.
Suriye Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Hmeymim Havalimanı ile Tartus Limanı’ndaki ticari rıhtım da dahil olmak üzere sivil tesislerin yönetimi Suriye devletine devredilecek.
Bu kapsamda söz konusu tesislerin aşamalı olarak Suriye’nin sivil idari yapısına entegre edilmesi planlanıyor.
Askeri tesisler ortak eğitim merkezlerine dönüştürülecek
Mutabakat kapsamında askeri tesislerin statüsünde de değişikliğe gidilecek.Suriye Dışişleri Bakanlığı, askeri tesislerin ortak eğitim ve yeterlilik merkezlerine dönüştürüleceğini açıkladı. Açıklamada, dönüşümün her iki tarafın çıkarlarını koruyacak şekilde gerçekleştirileceği ve sürecin üç ay içinde tamamlanmasının öngörüldüğü belirtildi.
Rusya’nın bölgedeki stratejik üsleri
Rusya’nın Tartus’taki deniz tesisi ile Hmeymim Hava Üssü, uzun süredir Moskova’nın Akdeniz ve Ortadoğu’daki en önemli askeri dayanak noktaları arasında yer alıyor. Söz konusu üsler, Rusya’nın Afrika’daki nüfuzunu desteklemesi açısından da stratejik önem taşıyor.
Üslerin geleceği, Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından Suriye’nin yeni yönetimi ile Rusya arasında yürütülen müzakerelerin başlıca gündem maddelerinden biri olmuştu.
Tartus Limanı’ndaki ticari alanlar da devredilecek
Suriye Limanlar ve Gümrükler Genel İdaresi de konuya ilişkin ayrı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, Tartus Limanı’nda daha önce Rusya tarafından işletilen ticari alanların Suriye yönetimine devredileceği bildirildi. Devir kapsamında 4 No’lu rıhtım, bu rıhtıma bağlı depolar ve diğer tesislerin de bulunduğu belirtildi. Reuters, geçen ay yayımladığı haberinde Rusya’nın, deniz üssünün dışında kalan ve erişimin kısıtlı olduğu 4 No’lu rıhtımı kullanarak Tartus Limanı’nda bir ticari lojistik merkezi kurmayı planladığını bildirmişti. İki taraf daha önce yaptığı açıklamalarda, kurulması planlanan merkezin Suriye’nin kontrolünde olacağını ve buradaki tüm faaliyetlerin Suriye Limanlar ve Gümrükler Genel İdaresi’nin onayına tabi tutulacağını belirtmişti.
Meclis Genel Kurulu’nda yarın yapılacak kritik "çerçeve yasa" oylaması öncesinde muhalefet kulisleri hareketlendi. Komisyon aşamasında "evet" oyu veren YENİ Parti ve süreci destekleyen CHP yönetiminin aksine; YENİ Partili Cemal Enginyurt ve Süreyya Öneş Derici ile CHP’li İlhan Kesici "hayır" oyu vereceklerini duyurdu.
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada yasanın içeriğine tepki gösterdi. Düzenlemenin “terörle mücadele”ye zarar vereceğini savunan Enginyurt, şu ifadeleri kullandı:
“Barışı istemeyen yok lakin demokrasi yok ediliyor. Muhalefete siyaset yok, tutuklamalara devam; teröristlere ise siyaset yolu açılıyor. PKK'lılara Meclis yolu görünüyor. Buna 'Terörsüz Türkiye' denmez, 'teröriste plaket verme' denir. Hayırda hayır var.”
Muğla Milletvekili Derici: Milletvekili yeminime sadığım
YENİ Parti Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici de "hayır" diyeceğini açıklayan bir diğer isim oldu. Meclis kürsüsünde ettiği yemini hatırlatan Derici, "Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruyacağıma ant içmiştim. Kişisel ilkelerim ve milletimizin bana verdiği temsil yetkisi doğrultusunda 'hayır' oyu vereceğim" dedi.
CHP’li İlhan Kesici de hayır diyecek
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sürece destek vereceği yönündeki açıklamasının ardından, partinin tecrübeli ismi İstanbul Milletvekili İlhan Kesici’den itiraz geldi. Kesici, Türkiye’nin bir "Ulus Devlet-Üniter Devlet" olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
"Oyumun rengi 'HAYIR'. Türkiye Cumhuriyeti çok büyük bedeller ödenerek kurulmuştur. Bu coğrafyada devletler kimsenin lütfu veya inayeti ile yaşayamaz. Milletvekili yeminine sadakatim tamdır, bu sebeple rıza göstermeyeceğim."
Öte yandan YENİ Parti içerisinde görüş ayrılıkları da bulunuyor. Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, usul ve içerik eleştirilerine rağmen "Şiddeti ve çatışmayı sonlandıracağı için 'Evet' diyeceğim" açıklamasını yaparken, grupta "hayır" eğiliminde olan çok sayıda milletvekilinin olduğu belirtiliyor.
CHP MYK toplanacak
Parti içindeki bu bölünmeyi yönetmek üzere YENİ Parti MYK’sı, yarın saat 12:00’de olağanüstü toplanacak. Toplantının ana gündemi, partinin oylamadaki nihai tutumu ve grup bütünlüğünün korunması olacak.
Kulislerde, "evet" oyu vermenin seçmen nezdinde kabul görmeyeceğini düşünen bazı milletvekillerinin, bu kaygılarını parti yönetimlerine ilettikleri ve oylama sonucuna göre yeni siyasi yol haritaları çizebilecekleri konuşuluyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran'a yönelik stratejisinde bir değişikliğe işaret ederek, yeni bir askeri operasyon başlatmak yerine ekonomik baskıların Tahran'ı teslim olmaya zorlamasına izin vereceğini duyurdu.
Bu değişiklik, Trump'ın sadece bir hafta önce büyük bir askeri saldırı emri vermek üzereyken, Axios web sitesiyle yaptığı yeni bir röportajda herhangi bir askeri tehditte bulunmamasının ardından geldi.
Trump, Axios'tan bir gazeteciyle yaptığı telefon görüşmesinde, "İşleri çok sakince yürütüyoruz ve İranlılarla sadece yarı-müzakere halindeyiz. Sadece nasıl büyük bir enflasyona düştüklerini ve parasız kaldıklarını izliyoruz" dedi.
İran İstatistik Merkezi'ne göre, ülkedeki enflasyon oranı şu anda yüzde 66 seviyesinde.
"İran askerlerinin maaşını ödeyemiyor"
ABD Başkanı, İran'ın mali durumunun "çok kötü" olduğunu ve ABD'nin deniz ablukasının "Tahran rejiminin" silahlı kuvvetlerinin maaşlarını bile ödeyememesine neden olduğunu belirtti.
Trump ayrıca, petrol fiyatlarının varil başına yaklaşık 75 dolara düşmesinin Amerikalı vatandaşlar üzerindeki baskıyı azalttığını ve bunun da Washington'a diplomasi için daha fazla zaman kazandırdığını söyledi.
28 Şubat'ta ABD ve İsrail İran'a saldırmış, İran da füze ve dronlarla karşılık vermişti. İran, yanıtının bir parçası olarak komşu ülkelere saldırdı ve 2 Mart'tan bu yana Devrim Muhafızları Ordusu Hürmüz Boğazı'nı kapattı. Savaştan önce, dünya genelinde ihraç edilen petrolün %20'si günlük olarak bu boğazdan geçiyordu. Savaşın başlamasından sonra bu petrol miktarının ihracatı %95 oranında azaldı.
İran'ın ağır şartları ve Tahran'daki iç bölünme
Trump'ın bu açıklamaları, Cumartesi günü İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadr'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için bir dizi yeni ve ağır şart öne sürmesinin ardından geldi. Bu şartlar arasında; İran ve müttefiklerine (Hizbullah, Hamas, Husiler ve Iraklı gruplar) karşı savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesi, tüm yaptırımların kaldırılması ve savaş zararlarının tazmin edilmesi yer alıyor.
Amerikalı yetkililer, bu şartların Tahran'daki şiddetli iç çekişmenin bir işareti olduğunu söylüyor. Onlara göre, Mesud Pezeşkiyan liderliğindeki bir kanat ekonomik çöküşten endişe duyuyor ve bir anlaşma istiyor, ancak Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Ahmed Vahidi liderliğindeki bir kanat ise her türlü tavize karşı çıkıyor.
8 milyon varil petrol ihracatı
Müzakereler bir çıkmaza girmişken, bir Amerikalı yetkili, Hürmüz Boğazı'nın güney koridorundan ABD ordusuyla koordineli bir şekilde geceleri yaklaşık 8 milyon varil petrol ihraç edildiğini açıkladı.
Aynı zamanda, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Fox News'e şunları söyledi:
"Bu mesele bitmedi. Oyunun ortasındayız ve Amerikan halkı için en iyi sonucu elde etmek amacıyla tüm diplomatik, ekonomik ve askeri araçları kullanıyoruz."
Edirne Cezaevide tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş ile Selçuk Mızraklı, Çerçeve Yasa görüşmeleri kapsamında TBMM Genel Kurulu’na mesaj gönderdi.
Demirtaş ve Mızraklı, mesajlarında sürecin Türkiye’nin geleceği açısından tarihi bir önem taşıdığını belirterek, “Bu süreç bölünme, ayrışma süreci ya da ucuz pazarlıklara dayalı bir al ver süreci değildir” ifadelerini kullandı.
İki isim, sürecin temel amacının 86 milyon insanın huzur, refah ve kardeşliğini güçlendirmek olduğunu vurguladı.
“Şüpheyle yaklaşanlar başka bir şey bulamayacak”
Demirtaş ve Mızraklı, sürece yönelik eleştirilerin ve önerilerin değerli olduğunu belirterek, taraflara konuyu “dikkatli, hassas ve ciddiyetle” ele alma çağrısında bulundu.
Mesajda, sürece şüpheyle veya olumsuz önyargıyla yaklaşanların, “bin yıllık kardeşlikten, birbirimize sıkı sıkıya sarılma arzusundan ve Kürdüyle, Türküyle hep birlikte Türkiye olma duygusundan başka bir şey bulamayacakları” ifade edildi.
İki isim, atılan ve atılacak adımların yeni reformların önünü açması gerektiğini belirterek, sürecin demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük reformlarıyla devam etmesi gerektiğini kaydetti.
“Acılarımızı ortaklaştırıp geride bırakmalıyız”
40 yıllık çatışma sürecinin toplumda derin yaralar bıraktığına dikkat çeken Demirtaş ve Mızraklı, sürecin “zafer” ya da “kaybetme” duygusu yaratmadan yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Mesajda, “Acılarımızı ortaklaştırıp geride bırakarak el ele geleceğe yürümek zorundayız” denildi.
Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’a teşekkür
Demirtaş ve Mızraklı, barış sürecinde siyasi irade ortaya koyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür etti.
İki isim ayrıca Abdullah Öcalan’a, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ve süreçte katkı sunduklarını belirttikleri siyasi parti liderleri ve temsilcilerine teşekkürlerini iletti.
Mesajda DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları ile İmralı Heyeti üyelerine de teşekkür edildi. Sırrı Süreyya Önder ise rahmet ve minnetle anıldı.
Demirtaş ve Mızraklı, mesajlarını “Barışa katkı sunan, bu yangına bir damla su taşıyan herkesten Allah razı olsun. Çıkacak olan yasa hayırlara vesile olsun” sözleriyle tamamladı.
Mesajın tamamı şöyle:
“Sayın Başkan, Sayın Genel Başkanlar, Sayın Milletvekilleri,
Her birinizi ayrı ayrı, tüm içtenliğimizle selamlıyor, hepinize saygılarımızı sunuyoruz.
Ülkemizin ve bölgemizin kaderini köklü şekilde değiştirme potansiyeline sahip, son derece önemli, tarihi bir barış çabasının kritik bir adımını daha, inşallah hep birlikte hayata geçirmiş olacaksınız.
Elbette tartışmalar, eleştiriler, öneriler olacaktır; her biri de kıymetlidir, katkı vericidir. Ancak şunun bilinmesini isteriz ki bizler tüm kalbimizle, samimiyetimizle ve ciddiyetimizle, sadece 86 milyonun huzurunu, refahını, kardeşliğini güçlendirmek, büyütmek için bu sürecin içinde olduk, sürece tüm gücümüzle destek verdik.
Bu süreç bölünme, ayrışma süreci ya da ucuz pazarlıklara dayalı bir al ver süreci değildir.
Hiç kimse kıymetli çabaların altında gizli hesaplar, kirli planlar arayarak zaman tüketmemeli, enerjisini boşa harcamamalıdır. Şüpheyle yaklaşan veya olumsuz ön yargıyla bakan çevreler, bu süreci istedikleri kadar eşelesinler, altından bin yıllık kardeşliğimizden, birbirimize sıkı sıkıya sarılma arzusundan ve Kürdüyle, Türküyle hep birlikte Türkiye olma duygusundan başka bir şey bulamayacaklardır.
Atılan ve atılacak her adım yeni ufuklara, yeni reformlara ve yeni bir hayata da zemin hazırlayacaktır. Elbette tüm bu çabalar güçlü ve köklü demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük reformlarıyla devam etmeli, halkımızın hak ettiği, layık olduğu huzurlu bir yaşama kavuşmasına katkı sunmalıdır. Bunun için de herkesin ve her kesimin çok dikkatli, hassas ve ciddiyetle meseleleri ele almasında büyük yarar vardır.
40 yıllık çatışma ortamının sonucu olarak, yüreği yaralı olmayan neredeyse kimse kalmadı. Bu nedenle, zafer görüntülerine veya gösterilerine de kaybetme duygusuna ve kaygısına da sebep olmadan vakur, olgun, erdemli bir duruşla bu süreci ilerletmek, acılarımızı ortaklaştırıp geride bırakarak el ele geleceğe yürümek zorundayız.
Değerli Milletvekilleri,
Kullanacağınız her oyun barışımızı, birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirecek yönde olmasını, eleştiri ve uyarılarınızın yapıcı temelde ifade edilmesini temenni ediyoruz. Hepimiz için hayırlara vesile olacağına inandığımız bu adımın siyasete de yeni kapılar açarak nezaket, iş birliği ve olgunluk kazandıracağını umuyoruz.
Bu vesileyle zorlu bir sürecin başlaması ve yürütülmesinde siyasi iradeyi en güçlü şekilde ortaya koyan Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Devlet Bahçeli başta olmak üzere, barış için büyük çaba sarf eden Sayın Abdullah Öcalan'a özel olarak teşekkür etmek istiyoruz.
Yine sürecin sahiplenilmesi ve her aşamasının sağlıklı yürümesi için katkı sunan Sayın Numan Kurtulmuş'a, Sayın Özgür Özel'e, Sayın Mahmut Arıkan'a, Sayın Ali Babacan'a, Sayın Ahmet Davutoğlu'na, Sayın Erkan Baş'a, Sayın Seyit Aslan’a, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu'na ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
Olumsuz eleştirileriyle, dolaylı olsa da sürece katkı sunan Sayın Müsavat Dervişoğlu'na, Sayın Fatih Erbakan’a teşekkür ediyoruz.
Ve elbette büyük fedakarlıklarla sürecin motor gücü olan DEM Partili arkadaşlarımıza, Eş Genel Başkanlarımız Sayın Tuncer Bakırhan ve Sayın Tülay Hatimoğulları ile İmralı Heyeti üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyor, bu vesileyle Sırrı Süreyya Önder arkadaşımızı da rahmetle, minnetle anarak tüm milletvekillerine sıcak selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz.
Bu sürecin mutfağında yoğun emek harcayan isimsiz emektarlara özel olarak teşekkür ediyoruz.
Barışa katkı sunan, bu yangına bir damla su taşıyan herkesten Allah razı olsun, çıkacak olan yasa hayırlara vesile olsun.
Bir kez daha Genel Kurul’u saygıyla selamlıyoruz.
Selahattin Demirtaş / Selçuk Mızraklı
9 Ağustos 2026”
Antep'te Nurdağı merkezli 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin derinliği 7.44 kilometre olarak kayda geçti.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi'nin verilerine göre Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde 4.5 büyüklüğünde deprem oldu.
Saat 03.42'de meydana gelen depremin derinliği 7.44 kilometre olarak kayda geçti.
AFAD, deprem sonrası olumsuz bir durumun bulunmadığını bildirdi. AFAD'ın sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
"Gaziantep ilimizin Nurdağı ilçesinde saat 03.42'de meydana gelen ve Gaziantep, Kilis, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Hatay illerimizde hissedilen 4.5 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."
TBMM Genel Kurulu’nun çalışma saatleri ve gündemi yeniden düzenlendi. Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin 10 Ağustos Pazartesi günü Genel Kurul’da görüşülmesi bekleniyor.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
Genel Kurul’da AKP’nin Meclis gündemi ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin grup önerisi görüşülerek kabul edildi.
Kabul edilen önerge doğrultusunda, "şehit anne ve babalarına asgari gelir güvencesi sağlanması, malul sayılmayan gazilere aylık ve sosyal haklar verilmesi, bakıma muhtaç gazilere evde bakım desteği sağlanması ile 15 Temmuz gazileri, er gaziler, korucular, askeri öğrenciler ve sivillere" yönelik çeşitli düzenlemeler içeren 289 sıra sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” gündemin ikinci sırasına alındı.
Teklif, 48 saat geçme şartı aranmaksızın “Kanun Teklifleri ile Komisyondan Gelen Diğer İşler” bölümünün ikinci sırasına yerleştirildi. Bu bölümdeki diğer tekliflerin sırası da buna göre yeniden düzenlendi.
“Temel kanun” olarak görüşülecek
Teklif, TBMM İçtüzüğü’nün 91’inci maddesi kapsamında “temel kanun” olarak ele alınacak. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına yapılacak konuşma süreleri, en fazla iki konuşmacı tarafından kullanılacak.
Çerçeve yasa pazartesi gündemde
TBMM Genel Kurulu, 10 Ağustos Pazartesi günü saat 11.00’de toplanacak. Genel Kurul’da, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin görüşülmesi bekleniyor.
Meclis Adalet Komisyonu'na sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" kanun teklifinin tümü yapılan oylamada kabul edildi.
Barış süreci kapsamında "çerçeve yasa" olarak bilinen ve Meclis Adalet Komisyonu'na sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" kanun teklifi 10'uncu maddenin kabul edilmesinin ardından yapılan oylama ile kabul edildi.
İYİ Parti'nin maddelere ilişkin şerhleri ile oylamaya geçilen toplantıda tansiyon yükselirken, gün içerisinde saat 11:00'a kadar siyasi partiler teklife ve komisyon kararına şerh düşebilecek.
Maddeye dair verilen önergeler ve şerh düşülen konuların görüşülmesinin ardından 18 saati geride bırakan toplantı, maddelerin tamamının kabul edilmesi ile son buldu.
Teklifin 48 saat sonra Meclis Genel Kurulu'na gelmesi bekleniyor.
Diyarbakır merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonda, çocuklarını kaybeden aileleri dijital platformlar üzerinden tehdit ve şantajla hedef aldığı öne sürülen 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 2'si tutuklandı. Gözaltına alınanlar arasında Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş'i de tehdit ettikleri iddia edilen kişilerin bulunduğu belirtildi.
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, dijital platformlarda "C47" ve "C99" kod adlarını kullanan bir grubun faaliyetlerine ilişkin çalışma başlattı.
Yürütülen soruşturmada, şüphelilerin yasa dışı sorgu panellerini kullandıkları, kapalı gruplar üzerinden siber zorbalık, tehdit, şantaj ve taciz faaliyetlerinde bulundukları öne sürüldü.
Çocuklarını kaybeden ailelerin hedef alındığı iddiası
Soruşturmada, kamuoyunda geniş yankı uyandıran olaylarda yaşamını yitiren Rojin Kabaiş, Hiranur Nilgün Aygar ve Kıvanç Uman'ın ailelerinin de grubun hedef aldığı kişiler arasında bulunduğu tespit edildi.
Şüphelilerin, yabancı telefon numaraları ile yasa dışı sorgu sistemlerinden elde edilen kişisel bilgileri kullanarak ailelere tehdit ve şantaj içerikli mesajlar gönderdiği iddia edildi.
8 ilde eş zamanlı operasyon
Soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında "tehdit", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" ve "devletin güvenliğine ilişkin belgeleri hile ile çalma" suçlamalarıyla işlem başlatıldı.
Diyarbakır merkezli 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 10 şüpheli gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2'si tutuklanırken, diğer şüpheliler hakkında adli kontrol uygulanmasına veya serbest bırakılmalarına karar verildi.