Rojava’nın Haseke kentinde İç Güvenlik Güçleri, dün kent sokaklarında güçlerini konuşlandırmaya başladı.
Bu adım, silah taşıma yasağı kararının uygulanması kapsamında atıldı.
Huzurun korunması
Silah taşıma yasağı kararı...
Rojava Kadın Savunma Birlikleri (YPJ), Haseke’de Kürtlere ait bayrak, resim ve sembollere hakaret edilen görüntülerle ilgili bir açıklama yayımladı.
YPJ, Suriye ve Rojava’da yaşamını yitiren savaşçıların fotoğraflarına yönelik saldırıyı “ahlaki ve ulusal bir suç” olarak nitelendirdi ve olayın sorumlularının cezalandırılmasını istedi.
Dün yayımlanan bir videoda, görüntülerin Haseke kentinin Xiwêran Mahallesi'nde çekildiği belirtilmişti.
Görüntülerde Kürt savaşçılara ait resimler, Abdullah Öcalan'ın fotoğrafları, Rojava'daki Kürt siyasi partilerinin bayrakları ve Özerk Yönetim bayrakların yırtılarak ayaklar altına alındığı görülüyor.
“Bu, halkın onuruna yönelik bir saldırıdır”
YPJ, konuya ilişkin yayımladığı açıklamada bu eylemleri “halkın onuruna ve değerlerine yönelik bir saldırı” olarak nitelendirdi.
YPJ Sözcüsü Roksan Mihemed, açıklamasında, yasa dışı hareket eden kişilerin bu “ahlak dışı” eylemlerinin toplumun inancının açıkça ihlal edilmesi anlamına geldiğini belirterek şunları söyledi:
“Şehitlerimiz, mücadelenin, onurun ve özgürlüğün sembolleridir. Onlar canları pahasına toprağı, adaleti ve toplumsal cinsiyet eşitliğini savundular.
Bu sembollere yönelik saldırı, özgürlük için mücadele etmiş tüm kadınlara yönelik bir saldırıdır.”
Suriye hükümetine çağrı
YPJ, açıklamasında Suriye hükümetine, Haseke Valisi'ne ve iç güvenlik güçlerine sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu saldırıyı gerçekleştiren kişilerin tespit edilmesini ve cezalandırılmasını istiyoruz. Bu kişilerin cezalandırılması ve hesap vermesinin sağlanması, hakların korunması ve toplumsal değerlere saygı gösterilmesi konusundaki ciddiyetin ölçütü olacaktır.”
YPJ ayrıca bu tür eylemler karşısında sessiz kalmayacağını belirterek şu mesajı verdi:
“Bu saldırı, mücadele yolunda ilerlememizi, kadın haklarını savunmamızı ve şehitlerimizin mirasını korumamızı engelleyemeyecektir.”
İsrail basını, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Yemen’deki Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olmak istediğini ve Suudi Arabistan’ı bu yönde ikna etmeye çalıştığını öne sürdü. Habere göre, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, İsrail ile iş birliğinin ülke kamuoyunda olumsuz karşılanabileceği gerekçesiyle teklifi reddetti.
İsrail’in Haaretz gazetesi, adlarının açıklanmasını istemeyen iki diplomatik kaynağa dayandırdığı haberinde, İsrail’in Yemen’deki Husilere yönelik saldırılara katılmak istediğini ve ABD’nin arabuluculuğuyla Suudi Arabistan’ı bu girişime ikna etmeye çalıştığını yazdı.
Habere göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suudi Arabistan ile ilişkileri geliştirmek ve iki ülke arasında normalleşme sürecinin önünü açmak amacıyla Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olmayı teklif etti.
Diplomatik kaynaklardan biri, Netanyahu’nun ABD arabuluculuğuyla Suudi Arabistan’ı ikna etmeye çalıştığını, ancak Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın bu girişime karşı çıktığını ileri sürdü.
“Selman, İsrail ile iş birliğine sıcak bakmadı”
Haaretz’e konuşan kaynaklardan biri, Selman’ın İsrail ile güç birliği yapılmasının Suudi Arabistan kamuoyunda olumsuz bir izlenim yaratabileceği gerekçesiyle İsrail’in yardım teklifini reddettiğini iddia etti.
Aynı kaynak, Veliaht Prens’in bu konudaki kesin tutumu nedeniyle İsrail’in Yemen’e yönelik olası bir askeri müdahalesinin gündemden çıktığını savundu.
Süreç hakkında bilgi sahibi diğer kaynak ise İsrail’in, Suudi Arabistan ile ilişkileri normalleştirme hedefi doğrultusunda Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olma konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.
“Amaç normalleşme sürecinin önünü açmak”
Haaretz’in haberinde, İsrail’in girişiminin temel hedeflerinden birinin Suudi Arabistan ile ortak hareket etmek ve iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek olduğu ifade edildi.
Gazeteye konuşan kaynaklardan biri, sürecin amacını “Suudilerle çabaları birleştirmek, ilişkileri geliştirmek ve gelecekteki bir normalleşme anlaşmasının yolunu açmak” sözleriyle açıkladı.
Habere ilişkin Suudi Arabistan makamlarından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.