3 Eylül 2026
21.2 C
İstanbul

Afganista’a geri gönderilen altı milyon kişinin Taliban ile yaşama mücadelesi

Yaşlılar, koltuk değnekleriyle topallıyor ve yüzlerini buruşturuyor, gözleri fal taşı açılmış çocuklar ise geride bırakmak zorunda kaldıkları evlerinden getirdikleri tavukları kucaklarında taşıyarak etrafa bakıyorlar. 35...

Ortadoğu

Çok Okunanlar

Ezidi Kürtlerden, Bağdat toplantısına eleştri

Şengal Halk Meclisi dün Bağdat’ta yapılan görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, “Ezidi temsilcilerin yer almadığı” toplantının endişe ile izlendiği belirtildi. Dün Irak Başbakanlık Ofisi liderliğinde Bağdat’ta Şengal’in durumuna ilişkin önemli bir toplantı yapıldı. Irak istihbarat, güvenlik ve idari kurumlarının yanı sıra Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Ofisi Temsilcisi’nin de hazır bulunduğu toplantıda; Şengal’in güvenlik ve idari durumu, Ezidi göçmenlerin geri dönüşü ele alındı. Toplantıda 2 bini aşkın YBŞ’linin Irak ordusuna entegre edilmesinin de görüşüldüğü belirtiliyor. ANF’de yer alan habere göre,Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ), 2 bin 200 YBŞ’linin Irak ordusuna katılacağı iddiasını yazılı bir açıklamayla yalanladı. Açıklamada YBŞ’nin Irak’ın egemenliği ve Şengal’in çıkarları doğrultusunda Irak ile müzakerelere hazır olduğu ifade edildi. Şengal Halk Meclisi de Bağdat’ta yapılan görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Meclis, “Şengal temsilcileri olmadan bölgenin geleceğine dair yeni kararlar alınamayacağını” bildirdi.  Ezidilerin yer almadığı bir toplantının endişeye neden olduğu belirtilerek demokratik entegrasyonun en uygun çözüm yolu olduğunu belirtti.

Afganista’a geri gönderilen altı milyon kişinin Taliban ile yaşama mücadelesi

Yaşlılar, koltuk değnekleriyle topallıyor ve yüzlerini buruşturuyor, gözleri fal...

Petrol yükseldi, altın üç haftanın en düşük seviyesine geriledi

Ortadoğu'da ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden tırmanması küresel piyasalarda petrol ve altın fiyatlarını farklı yönlerde etkiledi. ABD'nin İran'a yönelik yeni saldırıları ve İran'ın ABD'nin bölgedeki müttefiklerine füze ve drone saldırıları düzenlemesinin ardından petrol fiyatları yükselirken, artan enflasyon ve ABD Merkez Bankası'nın faiz artırabileceği beklentileri altın fiyatlarını aşağı çekti. Kuzey Denizi Brent petrolünün varil fiyatı yüzde 2'den fazla yükselerek 96,59 dolara, ABD Batı Teksas türü ham petrolünün (WTI) varil fiyatı ise yüzde 1,73 artışla 91,78 dolara çıktı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), saldırıların İran Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere ve ABD askerlerine yönelik saldırı hazırlıklarının ardından gerçekleştirildiğini açıkladı. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi de pazartesi günü bir petrol tankerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında üç bilinmeyen cisim tarafından vurulduğunu bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump ise Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, İran'ı müzakere masasına dönmeye zorlamaya çalışmadığını belirterek, “Şu anda konumumuz çok daha iyi. Hürmüz Boğazı'nın neredeyse tamamen kontrolüne sahibiz ve ekonomileri tamamen çöküşün eşiğinde” ifadelerini kullandı. İran, ABD'nin son saldırılarına yanıt olarak Kuveyt, Ürdün ve Bahreyn'e füze ve drone saldırıları düzenledi. Finans piyasaları uzmanı Edward Rosenberg, İran'la savaşın uzaması halinde petrol fiyatlarının yüksek ve dalgalı kalacağını söyledi. Altın üç haftanın en düşük seviyesinde Öte yandan altın fiyatı bugün yüzde 0,6 gerileyerek ons başına 4 bin 290 dolara düştü. Bu, 7 Ağustos'tan bu yana kaydedilen en düşük seviye oldu. Altın fiyatları böylece üst üste dördüncü işlem gününde geriledi. Aralık vadeli altın kontratlarının fiyatı da yüzde 1 düşerek 4 bin 350 dolara geriledi. Doların değer kazanması da diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından değerli metallerin alımını pahalılaştırarak altın üzerindeki baskıyı artırdı. ABD ile İran arasındaki çatışmaların yeniden tırmanması petrol fiyatlarını yükseltirken, yüksek petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları artıracağı ve ABD Merkez Bankası'nın faiz oranlarını yükseltebileceği beklentisi altın fiyatlarını olumsuz etkiledi. DHF Capital İcra Direktörü Bas Koeyman, petrol fiyatlarındaki yükselişin daha fazla enflasyon endişesine yol açtığını belirterek, ham petrolün pahalanmasının para politikasının sıkılaştırılmasına ve faiz oranlarının yükselmesine neden olabileceğini, bunun da altın fiyatlarının yükselme ihtimalini sınırladığını söyledi. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, ABD Merkez Bankası'nın bu ayki toplantısında faiz artırma ihtimalini yüzde 67 olarak görüyor. ABD Merkez Bankası yöneticilerinden Michael Barr, enflasyonun hızlı şekilde düşmemesi halinde faiz artırımının gündeme gelebileceğini söyledi. Geçen hafta da ABD Merkez Bankası Başkanı Kevin Warsh, faiz artırımı ihtimaline işaret etmişti. Piyasaların gözü bugün açıklanacak özel sektör istihdam verisi ADP ile cuma günü ABD hükümeti tarafından açıklanacak tarım dışı istihdam (NFP) verilerinde olacak. Koeyman, istihdam verilerinin zayıf gelmesi halinde altın üzerindeki baskının azalabileceğini, güçlü veriler veya Merkez Bankası yetkililerinin sert açıklamalarının ise altındaki düşüşü sürdürebileceğini ifade etti.

Lahur Şeyh Cengi ve 10 kişi hakim karşısına çıkacak

 Lahur Şeyh Cengi, kardeşi Polat ve Lalezar olayları kapsamında gözaltına alınan 10 kişi hakkında Süleymaniye Ceza Mahkemesi’nde duruşma yapılması kararlaştırıldı. Gözaltına alınanların avukatlarından oluşan ekibin sözcüsü, sanıkların Irak Ceza Kanunu’nun 56. maddesi kapsamında cinayet işlemek için anlaşma yapmakla suçlandığını belirtti. Lahur Şeyh Cengi daha önce birkaç kez hakim karşısına çıkarıldı. İlk duruşması 12 Ocak 2026’da, son duruşması ise 14 Mayıs’ta yapıldı. 1 Haziran’da yargılanması planlanmış ancak duruşma gerçekleşmemişti. Mahkemeye üç kez çıkarılan Lahur Şeyh Cengi’nin iki duruşması yapılırken, birinde ise kendisinden herhangi bir ifade alınmadı. Lalezar olayları kapsamında gözaltına alınanlar ile Lahur Şeyh Cengi’nin avukat ekibinin sözcüsü Dana Takiyeddin, bugün 1 Eylül 2026 Salı günü Rûdaw’a yaptığı açıklamada, “Lalezar olayları kapsamında 27 kişi cezaevinde bulunuyor. Ancak 3 Eylül’de yapılacak bir sonraki duruşmada bunlardan 12’si yargılanacak” dedi. Lahur Şeyh Cengi, kardeşi Polad ve Rêbwar Hamid Hacı Halid, bu perşembe günü hakim karşısına çıkacak kişiler arasında bulunuyor. Sanıklara yöneltilen suçlamalara ilişkin konuşan Dana Takiyeddin, “Irak Ceza Kanunu’nun 56. maddesi ile cinayetle ilgili 406. madde kapsamında suçlanıyorlar. Ancak 3 Eylül’deki duruşmada yalnızca, cinayet suçu işlemek üzere anlaşmayı düzenleyen 56. madde kapsamında yargılanacaklar” dedi. 56. madde ne diyor? 56. maddede şu hükümler yer alıyor: 1-Suç işlemek üzere yapılan bir anlaşmanın her üyesi, üzerinde anlaşmaya varılan suçu bizzat işlememiş olsa dahi cezalandırılır. Anlaşmaya varılan suç “cinayet” (cürüm) niteliğindeyse, 7 yılı aşmamak üzere hapis cezasıyla cezalandırılır. Suç “kabahat” niteliğindeyse, 2 yılı aşmamak üzere hapis veya 150 dinarı geçmeyen para cezası uygulanır. 2-Anlaşmanın amacı belirli bir suçun işlenmesi ise ve söz konusu suç için öngörülen ceza birinci fıkrada belirtilenden daha hafifse, sanıklara verilecek ceza, söz konusu suç için belirlenen azami cezanın dörtte birinden fazla olamaz. 27 Ağustos 2025’te, Lalezar olaylarından beş gün sonra, Süleymaniye Asayiş Müdürlüğü bir grup kişinin video görüntülerini ve itiraflarını yayımlamıştı. Görüntülerde, Lahur Şeyh Cengi ve arkadaşlarının yardımıyla farklı silahlar kullanılarak Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı Bafil Talabani’ye yönelik saldırı planlandığı iddia edilmişti. Rûdaw’ın araştırmasına göre perşembe günkü duruşma bu suçlamayla ilgili. Lahur Şeyh Cengi ve arkadaşlarının avukat ekibinin sözcüsü, “Yayımlanan şey yalnızca bir suçlamaydı ve ardından herhangi bir suç işlenmedi. Ancak suçlama kanıtlansa dahi, yasaya göre sanıkların 3 ila 7 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması gerekir. Eğer ortada bir cinayet olsaydı, cezası farklı olurdu” dedi. Avukat, önceki duruşmalara dayanarak karşı tarafın davayı sonuçlandırıp sanıklara hüküm vermek için güçlü bir delile sahip olmadığını savundu. Avukat, “Söz konusu görüntülerde, girişim için kullanılan keskin nişancının halının içine yerleştirildiği iddia ediliyor. Ancak videolarda halıların kenara çekildiği açıkça görülüyor ve içerisinde silah bulunduğuna dair herhangi bir işaret yok” ifadelerini kullandı. Avukat Dana Takiyeddin, “3 Eylül’deki duruşmada nihai bir karar verilip verilmeyeceği belli değil. Ancak bu suçlamanın yanı sıra dosyada cinayetle ilgili 406. madde de bulunuyor. Bunun nedeni, 22 Ağustos’ta Lalezar Oteli’ne düzenlenen saldırıda her iki tarafta da can kaybı yaşanmış olmasıdır” dedi. Lalezar Oteli baskını 22 Ağustos 2025’te, Lahur Şeyh Cengi’nin teslim olmayı reddetmesinin ardından Süleymaniye güvenlik güçleri Lalezar Oteli’ne operasyon düzenledi. Yaklaşık üç saat süren çatışmanın ardından Lahur Şeyh Cengi, kardeşi Polad ve Lahur Şeyh Cengi’ye bağlı güçlerin üyeleri gözaltına alındı. 22 Ağustos 2025’teki çatışmalarda resmi olarak 5 kişinin hayatını kaybettiği, 20’den fazla kişinin de yaralandığı açıklanmıştı.

Kemal Öztürk’e gözaltı kararı: Nusayrilere yönelik sözleri nedeniyle ifade verecek

Gazeteci ve yazar Kemal Öztürk hakkında, NTV'de yayımlanan bir...

İlham Ahmed: Entegrasyon tamamlandı ama mücadele bitmedi

Rojava TV’ye konuşan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi...

İran, Kürtlere karşı yeni gözaltı furyasını başlattı

İran istihbarat görevlileri, Merivanlı Kürt çevre aktivistinin ailesiyle yaşadığı eve baskın düzenleyerek mahkeme kararı olmaksızın tutukladı. Kaçırılan aktivist halkta korku uyandırmak amacıyla son haftalarda gerçekleştirilen bir dizi kapsamlı keyfi tutuklama dalgasına paralel olarak bilinmeyen bir yere götürdü. Kürdistan İnsan Hakları Ağı (KHRN) tarafından bildirilen olaya göre, Devrim Muhafızları Ordusu istihbarat görevlileri 20 Ağustos'ta Merivanlı Kürt çevre aktivisti Hadi Roboseh'in evine baskın düzenledi. KHRN’ye göre, Roboseh'in ailesi, oğullarının nerede olduğu, durumu, tutuklanma nedeni ve yeri konusundaki ısrarlı takiplerine rağmen, resmi kurumlardan hiçbir cevap alamadı. Keyfi gözaltılar, İranlı yetkililer tarafından halk protestolarını bastırmak ve muhalefeti ezmek için “terörle mücadele” kisvesi altında uzun süredir bir araç olarak kullanılıyor. Yetkililer; kültür ve toplum aktivistleri, dil öğretmenleri, sanatçılar ve gazeteciler de dahil olmak üzere muhalif olduğundan şüphelenilen kişileri sık sık hedef alıyor. İran’da zorla kaybedilmeler, yetkililerin halk arasında korku uyandırma çabalarının belirgin bir özelliği. 5 Kürt vatandaş tutuklandı KHRN, Merivan'ın Kürdistan Bölgesi sınırındaki Sardoş köyünde 5 Kürt vatandaşın tutuklanmasını içeren başka bir olayı daha bildirdi. Edinilen bilgiye göre çok sayıda araçla köye baskın düzenleyen onlarca güvenlik gücü, vatandaşları mahkeme kararı olmaksızın gözaltına aldı ve bilinmeyen yerlere götürdü. Bu tutuklamalar, İran'ın Kürt vatandaşlar üzerindeki baskıların devam ettiği bir dönemde gerçekleşti. Aynı gün Kürdistan haber ajansı Kurdpa, Urmiye eyaletinin Piranşehr kentinde yaşayan 29 Kürdün, geleneksel Kürt dansı ve kıyafetlerini içeren 2024 yılındaki bir düğün törenine katıldıkları gerekçesiyle Urmiye'deki mahkeme tarafından mahkum edildiğini bildirdi. Mahkeme, bu kişileri "dans ve sembolizm yoluyla devlete karşı propaganda yapmak" suçundan mahkum ettikten sonra, üç ay hapis veya 20 milyon tümen (yaklaşık 97 dolar) para cezası verilmesini öngören kararları onadı. Geçen ay 62 Kürt vatandaş gözaltına alındı Kurdpa tarafından toplanan aylık istatistiklere göre, temmuz ayında 15 şehirde en az 62 Kürt vatandaş İran güvenlik kurumları tarafından keyfi olarak gözaltına alındı. Bu tutuklamaların "büyük çoğunluğu" adli karar olmaksızın ve ev baskınları yoluyla gerçekleştirildi. Kurdpa; gözaltına alınanlar arasında sivil ve çevre aktivistleri, eski siyasi mahkumlar, kadınlar, reşit olmayanlar, sanatçılar ve siyasi aktivistlerin aile üyelerinin bulunduğunu; birçoğunun bilinmeyen yerlere nakledildiğini ve nerede olduklarına dair bilgi verilmediğini belirtti. Hak grubu, temmuz ayındaki tutuklamaları "günde ortalama en az iki tutuklama" şeklinde tanımlayarak, bu yüksek hacmin; ev baskınlarını, bilinmeyen yerlere nakilleri ve avukata erişim veya aile ziyaretlerinin engellenmesini kapsayan "süregelen ve sistematik bir eğilimin" göstergesi olduğunu ifade etti. Ayrıca güvenlik güçlerinin yasal yetki olmaksızın rutin olarak telefonlara el koyduğu belirtildi. BM insan hakları uzmanları ağustos ayı başında Tahran'ı, Kürtler de dahil olmak üzere "azınlık topluluklarına yönelik giderek artan hedef almalara" son vermeye çağırdı.

İlk toplantısı bugün İstanbul’da yapılacak olan Mekke İttifakı’nın yol haritası nasıl şekillenecek?

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından 7 Ağustos'ta kurulan...

ABD, İran’a bir kez daha saldırdı

Dünya piyasalarında petrol fiyatları yüzde 2’den fazla yükseldi. Artış, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki İran’a ait bir adaya saldırmasının ve Tahran’ın bu saldırıya karşılık vermesinin ardından geldi. Böylece Orta Doğu’daki çatışmalar altıncı ayına girdi. Kuzey Denizi Brent petrolünün varil fiyatı 2,51 dolar veya yüzde 2,85 artarak 90,61 dolara yükseldi. ABD’nin Batı Teksas türü ham petrolünün (WTI) fiyatı da yüzde 2,55 artışla 85,53 dolara çıktı. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim petrolü etkiledi Pazar gecesi ABD güçleri, Hürmüz Boğazı'ndaki İran'a ait Lark Adası'nda bulunan iki füze fırlatma platformunu hedef aldı. Bu, geçtiğimiz temmuz ayının sonundan bu yana ABD'nin İran topraklarına yönelik duyurduğu ilk saldırı oldu. Buna karşılık İran medyası, Devrim Muhafızları Ordusuna dayandırdığı haberlerde Tahran'ın Ürdün'deki iki ABD hava üssüne saldırı düzenlediğini bildirdi. IG şirketinin finans piyasaları analisti Tony Sycamore, "Görünen o ki gerilimlerin tırmanmasında yeni bir aşamadayız. Bu durumun ne kadar süreceğini bilmek imkânsız. Birkaç gün veya birkaç hafta sürebilir." dedi. Sycamore ayrıca teknik grafiklerin, savaşın tırmanması ve WTI petrolünün 85,80-85,90 dolar seviyesindeki direnci aşması halinde daha fazla yükselişin önünün açılabileceğini gösterdiğini belirtti. Petrol fiyatının önce geçen haftanın en yüksek seviyesi olan 87,69 dolara, ardından temmuz ayının en yüksek seviyesi olan 93,50 dolara ulaşabileceği öngörülüyor. Savaşın sona erdirilmesine yönelik görüşmeler çıkmaza girdi Öte yandan savaşı sona erdirmeye yönelik müzakereler çıkmaza girdi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD'nin İran'a yönelik her hafta yeni yaptırımlar uygulamasının beklendiğini açıkladı. Söz konusu yaptırımların, İran İslam Cumhuriyeti'nin dolara dayalı küresel finans sisteminden bağlantısını tamamen koparmayı amaçladığı belirtildi. Petrol fiyatları bugün yükselse de Brent ve WTI petrolünün ağustos ayında sınırlı bir düşüş kaydetmesi bekleniyor. Her iki petrol türünün fiyatı geçen hafta yaklaşık yüzde 4 gerilemişti. ANZ Bankası uzmanları, yatırımcılara yönelik bir notta, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusunda bir anlaşmaya varılmasının yolunun belirsiz olduğunu belirtti. Ancak petrol akışının boğaz üzerinden devam etmesinin, petrol arzının kesintiye uğrayacağı yönündeki endişeleri bir ölçüde kontrol altına aldığı ifade edildi. Hürmüz'den geçen tanker sayısı azaldı Denizcilik verileri, hafta sonunda Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısının günde 5'e kadar düştüğünü gösterdi. Bunun, saldırı korkusu nedeniyle gemilerin boğazdan büyük bir dikkatle geçtiğine işaret ettiği belirtildi. İngiltere Deniz Ticari Operasyonlar Birimi (UKMTO) de cumartesi günü bir petrol tankerinin körfeze giriş yaptığı sırada bilinmeyen bir cisim tarafından çarpıldığını açıkladı. Trump: Venezuela petrolü stratejik rezerv için kullanılacak ABD'de ise Donald Trump, yeni bir anlaşma kapsamında Venezuela'dan gelecek petrolün ülkenin stratejik petrol rezervlerini doldurmak için kullanılacağını açıkladı. ABD'nin stratejik petrol rezervlerinin şu anda son 44 yılın en düşük seviyesinde olduğu belirtildi.

ABD, Peşmerge’ye doğrudan askerî desteği sona erdirmeye hazırlanıyor

ABD, Peşmerge’ye doğrudan askerî desteği sona erdirmeye hazırlanıyor. ABD'de Trump...

Rojava Üniversitesi’nden Şam’a ‘Kürtçe’ tepkisi: Geriye doğru bir adım

Rojava Üniversitesi, Suriye Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçe ders saatlerini haftada 4 saate düşürme kararını sert bir dille eleştirdi. Üniversite, bu adımı "eğitim sisteminin gelişimini engelleyen bir gerileme" olarak nitelendirdi. Suriye hükümetinin eğitim müfredatında Kürtçe derslerini kısıtlama kararına Rojava Üniversitesi’nden akademik bir itiraz geldi. Üniversite yönetimi tarafından Kürtçe ve Arapça yayımlanan açıklamada, söz konusu kararın bölgedeki 12 yıllık bilimsel birikimi ve eğitim kalitesini tehdit ettiği vurgulandı. “Kürtçe sadece edebiyat değil, tıp ve mühendislik dilidir” Açıklamada, son 12 yılda Rojava Kürdistanı’nda Kürtçenin eğitimin her aşamasında temel dil olarak kabul edildiği ve büyük bir tecrübe edinildiği hatırlatıldı. Kararın akademik gerçeklerle bağdaşmadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Anadil kullanımı sadece edebi bölümlerle sınırlı kalmamış; tıp, matematik, fizik, kimya ve mühendislik gibi bilim dallarında da dersler başarıyla Kürtçe verilmiştir. Kürtçenin haftada sadece 3 saate indirilmesi, öğrencilerin anlama ve analiz yeteneğini zayıflatacak, 12 yıllık kazanımları ortadan kaldıracaktır." Uluslararası standartlar vurgusu Eğitimde anadilin önemine dikkat çeken üniversite, Şam yönetiminin bu hamlesinin anadilde eğitimi teşvik eden uluslararası eğitim sözleşmelerine ve normlarına aykırı olduğunu vurguladı. Açıklamada, bu kararın öğrencilerin geleceği üzerinde ciddi akademik riskler oluşturacağı uyarısı yapıldı. Çözüm önerisi: Çift dilli eğitim modeli Rojava Üniversitesi, Kürtçe derslerini kısıtlamak yerine daha modern ve bilimsel bir çözüm olarak "çift dilli eğitim" (bilingual) modelini önerdi. Dünya genelinde kabul gören bu modelle; fen ve sosyal bilimlerin hem Kürtçe hem de Arapça verilerek öğrencilerin dilsel haklarının korunabileceği ve toplumsal uyumun güçlendirilebileceği ifade edildi. Şam’a çağrı: Kararı gözden geçirin Anadilde eğitimin hem akademik hem de temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Rojava Üniversitesi, Şam yönetimine ve ilgili makamlara çağrıda bulunarak Kürtçe derslerini azaltma kararının yeniden gözden geçirilmesini talep etti. Üniversite, eğitim kalitesini korumak ve öğrencilerin geleceğini güvence altına almak için son 12 yılda elde edilen kazanımların savunulması gerektiğini belirtti.

Röportaj

Ekonomi

Kültür Sanat

Spor

Kitap Bülten

Türkiye

İsrail

Lübnan

İran

Suriye

Irak

Sağlık Köşesi