8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

İsrail basınında dikkat çeken analiz: İsrail, Kürtlere ihanet etmemeli ve destek sunmalı

Haaretz gazetesi yazarı Itai Anghel, bugünkü köşe yazısında İsrail’in Kürtlerle olan ilişkilerine dikkat çekerek, Kürtlerin bölgede hayatta kalma mücadelesi verdiğini ve bu süreçte İsrail’in önemli bir rol oynayabileceğini belirtti. Anghel’e göre, Kürtler ve İsrail, benzer tarihi acıları paylaşan ve ortak düşmanlara karşı mücadele eden iki halk olarak gerçek bir stratejik ittifak kurma potansiyeline sahip.

Itai Anghel “İsrail, Kürtleri hayatta kalma mücadelelerinde yalnız bırakmamalı” başlıklı bugünkü yazısında “İsrail ile gerçek bir ittifak potansiyeline sahip olan Kürtlerin” Suriye’de Türkiye destekli cihatçılar tarafından başlatılabilecek olası bir saldırının yarattığı tehlike ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

İsrail’den daha fazla destek görmeyi hak ettiğini vurgulayan Anghel, Kürtlerin tarih boyunca baskıya uğradığını, bazen ise yok edilme tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarını hatırlattı.

“Kürtler, dünyanın en büyük devletsiz halkı”

Itai Anghel “Kürtler, dünyanın en büyük devletsiz halkı; nüfusları yaklaşık 35 milyon. Ancak 1916’daki Sykes-Picot Anlaşması, onları dört ülke arasında böldü: Suriye, Irak, İran ve Türkiye” diye yazdı.

Bu parçalanmanın Kürtlere gelişim için fırsat tanımadığını vurgulayan Anghel, Kürtlerin bağımsızlık arayışını İsrail’in devlet kurma mücadelesine benzetti.

Özellikle son on yılda Suriye ve Irak’ta Kürtlerin kendi özerk bölgelerini oluşturmayı başardığını ifade eden İsrailli yazar ancak bu bölgelerin halen bir “devlet” olarak tanımlanmadığını hatırlattı.

“Tüm dünya kaçarken Kürtler IŞİD’e karşı savaştı ve zafer kazandı”

Anghel, Rojava’da kazandıkları başarıya dikkat çekerek, bu bölgenin büyüklüğünün neredeyse İsrail’in üç katı olduğunu belirtti.

Kürtlerin, dünyada hiçbir ülkenin karşı koyamadığı bir düşmana karşı direndiğini vurgulayan Anghel, “Tüm dünya kaçarken Kürtler IŞİD’e karşı savaştı ve zafer kazandı” yorumunu yaptı.

Anghel, Kürtlerin bölgedeki düşmanlarının aynı zamanda İsrail’in de düşmanları olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Kürtlerin düşmanları İran, Hizbullah, Beşar Esad ve cihatçı gruplardır. Buna ek olarak, her geçen gün İsrail’e daha düşman hale gelen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu grupların dolaylı destekçisidir. Kürtler, İsrail’i bir rol model olarak görüyor. Tarih boyunca soykırım yaşamış bir halk olarak, İsrail’in başardığını başarmak istiyorlar.”

“İsrail, ortak düşmanlara karşı Kürtlerle iş birliği yaptı”

Kürtlerin tarih boyunca ihanete uğradığını belirten Anghel, bu ihanetlerin arasında İsrail’in de yer aldığını hatırlattı.

Itai Anghel, “1970’lerde İsrail, ortak düşmanlara karşı Kürtlerle iş birliği yaptı, ancak daha sonra onları terk etti. Dahası, Türkiye’ye sattığı insansız hava araçları, Kürtlere karşı kullanıldı ve Kürt komutanlarının yakalanmasına yardımcı oldu” dedi. Buna rağmen Kürtlerin İsrail’e karşı elini uzatmaktan vazgeçmediğini ifade etti.

“İsrail, Kürtlere istihbarat, siber savaş yardımı yapabilir”

Anghel, İsrail’in Kürtlere sağlayabileceği desteği ise şöyle detaylandırdı:

“Bugün Kürtler, Türkiye ve cihatçı gruplar tarafından hayatta kalma savaşı verirken, İsrail bu fırsatı kaçırmamalı.

İsrail’in ABD Kongresi’ndeki dostları, bir ateşkes çağrısı yaparak Kürtlere destek sağlayabilir ve ABD’nin, Kürtleri terk etmemesi için baskı uygulayabilir. Aynı zamanda İsrail, Kürtlere istihbarat, siber savaş ve savunma teknolojisi yardımı yapabilir.”

“Tarihi anı kaçırmayın” uyarısı

Anghel, İsrail’in Kürtlerle stratejik bir ittifak kurmaması durumunda bölgedeki boşluğun, “Türkiye’nin hizmetindeki cihatçı gruplar” tarafından doldurulacağını savundu.

Bu durumun İsrail için büyük bir güvenlik tehdidi oluşturabileceği uyarısında bulunan Anghel, şunları yazdı:

“Kürtler, bizim gibi dağlara sığınan ve hayatta kalmaya çalışan bir halk. Eğer İsrail şimdi harekete geçmezse, bu dostluğu kaybedebilir ve yerine Erdoğan’ın yükseltmek istediği aşırıcı gruplar geçer.”

“İsrail, gerçek bir dostunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya”

Anghel, Kürtlerin yalnızca bölgedeki ortak düşmanlara karşı değil, aynı zamanda ortak bir kaderi paylaştıklarını tekrar vurguladı.

Kürtlerin İsrail’den ilham aldığını belirten Itia Anghel yazısını şu sözlerle tamamladı:

“Kürtler, Suriye ve Irak’ta hayatta kalma savaşını sürdürüyor. Bu savaş, yeni Suriye’nin karakterini belirleyecek. İsrail, gerçek bir dostunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu tarihi anı kaçırmamalıyız.”

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...