1 Kasım 2026
16.5 C
İstanbul

Serê Kaniyê için toplantı, ailelerin dönüşü sağlanacak

Suriye’nin Kamışlo kentinde düzenlenen “2026 Zorla Göç Ettirilme Forumu”nda, yerlerinden edilen Serê Kaniyê halkının güvenli dönüşü masaya yatırıldı.

Katılımcılar el konulan evlerin iadesi ve silahlı grupların baskılarına karşı uluslararası ve yasal koruma talep ederken, 7’nci dönüş kafilesi için hazırlıkların sürdüğü açıklandı.

Kamışlo kentinde 5 sivil toplum kuruluşunun öncülüğünde, hükümet temsilcileri ve göçmen komitelerinin katılımıyla “2026 Zorla Göç Ettirilme Forumu” gerçekleştirildi. “Güvenli dönüş hakkı, evlerin iadesi ve barışın korunması” sloganıyla düzenlenen forumda, göç yollarında ve kamplarda yaşam mücadelesi veren Serê Kaniyêlilerin durumu ele alındı.

“Giden sağ dönüp dönemeyeceğini bilmiyor”

Forumda söz alan zorla yerinden edilmiş Serê Kaniyêliler, kentteki silahlı grupların varlığı nedeniyle can güvenliğinin bulunmadığını ve evlerinin işgal altında olduğunu vurguladı.

Kendi evine el konulan mağdurlardan Necla Xelef, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:

“Geri dönebilmemiz için koruma ve mutlaka yasal garantiler olmalı. Evime ilk olarak Sultan Murad Tugayı girdi. Ardından dışarıdan getirilen bir Arap yerleştirildi; şu anda ise evimize kim olduğunu dahi bilmediğimiz üç kişi yerleşmiş durumda. Bölgedeki silahlı gruplar varlığını korudukça giden hiç kimse can güvenliğinden emin olamıyor. Dönüş için güvence şart.”

7’nci kafile hazırlanıyor: Evleri boşaltmayanlara yaptırım kararı

Foruma katılan Haseke Vilayeti Yönetim Meclisi heyeti ise Serê Kaniyêli göçmenlerin dönüşünü organize eden 7’nci kafile için çalışmaların aralıksız sürdüğünü bildirdi.

Yetkililer, yürüttükleri müzakereler neticesinde Serê Kaniyê yerel idaresinin, Kürtlerin mülklerini gasp eden ve evleri boşaltmayı reddeden şahıslara karşı sert tedbir kararları aldığını aktardı.

Haseke Vilayeti Yönetim Meclisi Üyesi Abdurrahim Mahmud, bölgedeki ayrımcı zihniyetin aşılması gerektiğine dikkat çekerek, “Kürtlere yönelik şovenist yaklaşımlar ve Baas rejiminden kalma zihniyet maalesef varlığını sürdürüyor. Alınan bu yeni idari ve hukuki kararı sahada etkin kullanarak haksız mülk işgallerinin ve kötü muamelelerin önüne geçmeyi hedefliyoruz” dedi.

“Kış bastırmadan aileler evine dönsün”

Toplumsal barış ve mülkiyet haklarının iadesinin ön planda tutulduğu forumun sonuç bildirgesinde; Suriye hükümetine ve Haseke Valiliği’ne acil çağrıda bulunuldu.

Sivil toplum temsilcileri, çetin kış şartları bastırmadan önce listede bulunan son 10 ailenin güvenli koşullarda, gecikmeksizin evlerine yerleştirilmesini istedi.

Son Haberler

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Şam’dan ‘Mekke İttifakı’ açıklaması: ‘Katılmayı görüşüyoruz

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, ülkesinin Mekke İttifakı'na katılımına...

ABD şirketinden Rojava’daki petrol sahalarına yatırım kararı

Kürdistan Bölgesi petrol sektöründe köklü bir geçmişe ve deneyime...

Mustafa Sarıgül korumasının cinsel istismar iddiaları hakında konuştu

Mustafa Sarıgül, eski yakın koruması Beşir Ömer Demir’in cinsel...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Barış Anneleri, aynı anda 24 ketten Ankara’ya ‘Barış Nöbeti’ için yola çıkacak

Barış Anneleri, 1 Kasım’da Ankara’da “Barış Nöbeti” başlatacak. İnsan...

Türkiye Gündemi

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...

Halk TV nasıl kuruldu, CHP’yle ilişkileri nasıldı, yayın sürecinde neler yaşandı?

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis operasyonu...