29 Ekim 2026
17.7 C
İstanbul

Barış Anneleri, aynı anda 24 ketten Ankara’ya ‘Barış Nöbeti’ için yola çıkacak

Barış Anneleri, 1 Kasım’da Ankara’da “Barış Nöbeti” başlatacak. İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi’nde basın açıklaması yapan anneler, savaşın sona erdirilmesi, cezaevlerindeki sorunların önlenmesi ve demokratik çözüm taleplerinin duyurulması amacıyla Ankara’da barış ve diyalog çadırı kuracak.

Türkiye’nin farklı kentlerinden bir araya gelecek Barış Anneleri, taleplerini yetkililere iletmek için Ankara’da nöbet tutacak.

24 kentten Ankara’ya barış çağrısı

Barış Anneleri’nden Nezahat Teke’nin okuduğu açıklamaya göre, anneler 1 Kasım saat 10.00’da Amed başta olmak üzere 24 kentten yola çıkacak.

Ankara’ya ulaşmalarının ardından resmî kurumların, özellikle de Adalet Bakanlığı’nın önünde çadır kuracak olan anneler, salı gününe kadar aralıksız “Barış Nöbeti” tutacak. Anneler, taleplerinin iktidar ve yetkililer tarafından duyulmasını istiyor.

Açıklamada, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı çağrının toplumda büyük bir barış umudu yarattığı belirtildi. Ancak aradan geçen zamana rağmen devletin çözümün önünü açacak somut ve yasal adımlar atmadığı ifade edilerek hükümetin tutumu eleştirildi.

“Çözümün anahtarı cezaevlerindeki koşullar ve Öcalan’ın statüsü”

Barış Anneleri, Kürt sorununun çözümünde temel anahtarın Abdullah Öcalan’ın elinde olduğunu söyledi.

Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve hukuki statüsü güvence altına alınmadan çıkarılacak yeni yasaların eksik ve yetersiz kalacağını belirten anneler, koşullarının yeniden düzenlenmesini ve çözüm komisyonlarında yer almasını istedi.

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine de dikkat çeken anneler, özellikle hasta mahpusların çeşitli gerekçelerle ve “infaz yakma” uygulamasıyla tahliyelerinin engellendiğini belirtti.

Cezaevlerinden tabutların çıkmasının önüne geçilmesi için baskı politikalarının derhal sona erdirilmesi çağrısında bulunuldu.

Medyaya barış dili çağrısı

Barış Anneleri, medya kuruluşlarına da çağrıda bulunarak savaş dilinden, kriminalize edici söylemlerden ve kutuplaştırmadan uzak durulmasını istedi.

Açıklamada, medyanın toplumsal sorumluluğunu yerine getirmesi ve barışı, diyaloğu ve toplumsal uzlaşmayı güçlendiren bir dil kullanması gerektiği vurgulandı.

Siyasi partilere ziyaret

Barış Anneleri heyeti, Ankara programı kapsamında parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerin genel merkezlerini ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret edecek. Heyet, çözüm önerilerini içeren dosyalarını ilgili kurumlara sunacak.

Ankara’daki insan hakları örgütleri ve barış savunucularının da anneleri karşılamak için hazırlıklarını tamamladığı, tüm demokratik kesimlere yürüyüşe destek verme çağrısı yaptığı belirtildi.

Son Haberler

Obama’dan Trump’a eleştiri: ‘İran’da, kimsenin istemediği gereksiz bir savaşı başlattı’

Eski ABD Başkanı Barack Obama, ABD Başkanı Donald Trump’ın...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Jülide Kural, Kadir İnanır’ın mirasını ilk kez açıkladı

Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı, sanatçı Jülide Kural, İnanır'ın mirasına...

Trump iddia: Netanyahu’ya verdiğim destek seçimde dengeleri değiştirdi

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’deki parlamento seçimlerinde Başbakan Binyamin...

Ali Falih Zeydi, Şam’a gidiyor

Irak Başbakanı Ali Falih Zeydi, bölgesel gerilimi düşürme ve...

Kürtlere yönelil saldırıya ABD’den tepki

ABD Dışişleri Bakanlığı, Girê Spî’ye dönen Kürt ailelere yönelik...

Türkiye Gündemi

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...

Halk TV nasıl kuruldu, CHP’yle ilişkileri nasıldı, yayın sürecinde neler yaşandı?

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis operasyonu...

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...