30 Ekim 2026
14.9 C
İstanbul

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun, Anıtkabir’deki 29 Ekim töreninin ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin koluna girerek merdivenlerden inmesi parti içinde tartışmaya yol açtı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta, görüntülere “Bunu kabul etmiyorum” sözleriyle tepki gösterirken, İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun ise Dervişoğlu’na destek vererek “Bazen mesele sadece insanlıktır” dedi.

Cumhuriyet’in kuruluşunun 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla Anıtkabir’de düzenlenen törende, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun kol kola görüntülenmesi İYİ Parti’de görüş ayrılığına neden oldu.

Uzun süredir özellikle İmralı süreci üzerinden karşılıklı sert açıklamalarda bulunan iki liderin Anıtkabir merdivenlerinden birlikte inmesi siyasi gündemde yer bulurken, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta’nın tepkisi tartışmayı parti içine taşıdı.

Erhan Usta: Bunu kabul etmiyorum

İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı Erhan Usta, Anıtkabir’deki törenin ardından Dervişoğlu ile Bahçeli’nin kol kola merdivenlerden indiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı.

Usta, görüntülere ilişkin paylaşımında yalnızca “Bunu kabul etmiyorum” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı’nın bir genel başkan yardımcısı tarafından kamuoyu önünde eleştirilmesi dikkat çekti. Usta’nın paylaşımı kısa sürede parti içinde ve siyasi çevrelerde tartışma yarattı.

İstanbul İl Başkanı’ndan Usta’ya yanıt: Bazen mesele sadece insanlıktır

Erhan Usta’nın açıklamasının ardından İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun, il başkanlığı adına yazılı bir açıklama yayımladı.

Usta’nın adını doğrudan anmayan Coşkun, Dervişoğlu’nun Bahçeli’nin düşme ihtimaline karşı koluna girdiğini belirterek yapılan eleştirilerin doğru olmadığını savundu.

Coşkun, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun Anıtkabir merdivenlerinde Sayın Devlet Bahçeli’nin düşme ihtimaline karşı koluna girmesini eleştiri konusu yapmak, siyaseti hayatın en doğal reflekslerinin bile önüne koymaktır.”

Dervişoğlu’nun davranışının siyasi bir yakınlaşma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Coşkun, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“İnsan, tanımadığı birinin dahi düşmemesi için refleksle hareket eder. Bunun hesabını yapmaz, siyasi malzeme olarak görmez. Her davranıştan siyasi anlam çıkarmaya gerek yok; bazen mesele sadece insanlıktır.”

“Muhalif duruşuyla çelişmez”

Yücel Coşkun, Dervişoğlu’nun Bahçeli’ye yönelik bu davranışının siyasi çizgisinden ve muhalif duruşundan taviz verdiği anlamına gelmediğini de vurguladı.

Coşkun, açıklamasının devamında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sayın Genel Başkanımızın siyasi mücadelesindeki güçlü muhalif duruşu da liderliği de bu insani tavrıyla çelişmez. Aksine, ilkelerinden taviz vermeden nezaketini koruyabilmek gerçek liderliğin göstergesidir.”

Bahçeli ile Dervişoğlu arasında İmralı süreci nedeniyle gerilim yaşanmıştı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu arasındaki siyasi gerilim, Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a yönelik çağrısıyla başlayan süreçte belirginleşmişti.

Dervişoğlu, Bahçeli’nin İmralı sürecine ilişkin açıklamalarına sert tepki göstermiş, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda kürsüden bir urgan fırlatmıştı.

İki lider arasındaki gerilim geçtiğimiz eylül ayında da gündeme gelmişti. Dervişoğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Bahçeli’ye gönderdiği kutlama mesajının kabul edilmediğini ve kurye aracılığıyla kendisine iade edildiğini açıklamıştı.

Ancak iki lider, 1 Ekim’de TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında tokalaşmıştı. Bahçeli, bu temasın yeni bir başlangıç olup olmadığı yönündeki soruya, “Öyle düşünelim, iyi olacak inşallah” yanıtını vermişti.

 

Son Haberler

Barış Anneleri, aynı anda 24 ketten Ankara’ya ‘Barış Nöbeti’ için yola çıkacak

Barış Anneleri, 1 Kasım’da Ankara’da “Barış Nöbeti” başlatacak. İnsan...

Obama’dan Trump’a eleştiri: ‘İran’da, kimsenin istemediği gereksiz bir savaşı başlattı’

Eski ABD Başkanı Barack Obama, ABD Başkanı Donald Trump’ın...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Jülide Kural, Kadir İnanır’ın mirasını ilk kez açıkladı

Kadir İnanır'ın hayat arkadaşı, sanatçı Jülide Kural, İnanır'ın mirasına...

Trump iddia: Netanyahu’ya verdiğim destek seçimde dengeleri değiştirdi

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’deki parlamento seçimlerinde Başbakan Binyamin...

Türkiye Gündemi

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...

Halk TV nasıl kuruldu, CHP’yle ilişkileri nasıldı, yayın sürecinde neler yaşandı?

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis operasyonu...

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...