31 Ekim 2026
15.2 C
İstanbul

Mustafa Sarıgül korumasının cinsel istismar iddiaları hakında konuştu

Mustafa Sarıgül, eski yakın koruması Beşir Ömer Demir’in cinsel istismar iddialarına ilişkin suçlamaları reddetti. Sarıgül, korumasının baskı altında ifade verdiğini öne sürerek iddiaları “şehir efsanesi” olarak nitelendirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, yurt içinde ve dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı ve suç gelirlerine yasal görünüm kazandırıldığı iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında Mustafa Sarıgül’ün oğulları Emir ve Ömer Sarıgül ile eski eşi Aylin Kotil’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı.

Soruşturmayla bağlantılı olarak gündeme gelen cinsel istismar iddiaları da ayrı bir soruşturma kapsamında inceleniyor.

Sarıgül’ün eski yakın koruması Beşir Ömer Demir’in savcılığa verdiği yeni ifadede, üç yıl boyunca defalarca cinsel istismara uğradığını ileri sürdüğü belirtildi.

Cinsel saldırı iddiaları kapsamında 10 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Hakkında karar verilenler arasında Sarıgül’ün Şişli Belediye Başkanlığı döneminde düzenlenen lise kamplarından sorumlu olduğu belirtilen kişi, iki yakın koruması ve Ankara’daki erkek berberi de bulunuyor.

Lise öğrencisi oldukları dönemde istismara uğradıkları iddia edilen bir kız kardeş ile erkek kardeşin ve Sarıgül’e ait olduğu öne sürülen görüntüleri kaydettiği iddia edilen temizlik personelinin de soruşturma kapsamında olduğu aktarıldı.

Sarıgül: “Bunların hepsi şehir efsanesi”

Gazeteci Enver Aysever, YouTube kanalında yayımladığı konuşmada Mustafa Sarıgül’e hakkındaki iddiaları sordu.

Sarıgül, cinsel istismar suçlamalarını reddederek, “Ne taciziymiş, neymiş Allah korusun. Böyle bir şey olması mümkün değil. Bunların hepsi şehir efsanesi” dedi.

Aysever’in, oğlu Emir Sarıgül’ün kendisi hakkında açıklamalarda bulunduğu ve itirafçı olduğu yönündeki sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Hayat Emir’in. Sağlık sorunları var. Emir’in psikolojisi çok bozuk. Şu anda söylenenleri senin takdirine bırakıyorum. Sen orayı yaşadın ve gördün. Takdir senin kardeşim.”

Eski korumasının ifadeleri ve çocuklara yönelik istismar iddialarını soran Aysever’e Sarıgül, “Asla, asla” karşılığını verdi.

Korumasının neden bu yönde ifade verdiği sorusuna ise Sarıgül, “Hiç öyle bir olay söz konusu değil. Psikolojik oranın baskısı. Öyle bir şey var da niye beni düğününe çağırmış?” diye yanıt verdi.

“Üyeliğimin askıya alınmasını ben istedim”

Partisinin kendisine sahip çıkmadığı yönündeki soruyu da yanıtlayan Sarıgül, “Çıktı. Üyeliğimin askıya alınmasını ben istedim. Hayırlısı, biraz insaf, biraz vicdan” ifadelerini kullandı.

Yurt dışına kaçacağı yönündeki iddiaları da reddeden Sarıgül, Aysever’e Ankara’da kaldığı yerin konumunu gönderdi.

Son Haberler

ABD şirketinden Rojava’daki petrol sahalarına yatırım kararı

Kürdistan Bölgesi petrol sektöründe köklü bir geçmişe ve deneyime...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Barış Anneleri, aynı anda 24 ketten Ankara’ya ‘Barış Nöbeti’ için yola çıkacak

Barış Anneleri, 1 Kasım’da Ankara’da “Barış Nöbeti” başlatacak. İnsan...

Obama’dan Trump’a eleştiri: ‘İran’da, kimsenin istemediği gereksiz bir savaşı başlattı’

Eski ABD Başkanı Barack Obama, ABD Başkanı Donald Trump’ın...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Türkiye Gündemi

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...

Halk TV nasıl kuruldu, CHP’yle ilişkileri nasıldı, yayın sürecinde neler yaşandı?

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis operasyonu...

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...