9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Menbiç’te Mısır ve Suudi Arabistan İddiası

İktidar, hafta başında YPG’nin Menbiç’ten çıkarılması için ABD ile anlaştığını duyururken Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet sözcüleri eş zamanlı olarak Kandil’i kamuoyunun gündemine taşıdı. Ankara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü eski Başkanı Prof. İlhan Uzgel’e göre, TSK’nın Mart başından beri yürüttüğü Kandil harekatı ve Menbiç uzlaşısı, yaklaşan seçimler nedeniyle Akşener ve MHP’ye giden oyları geri kazanmaya dönük bir manevra. TSK’nın seçimlere bir hafta kala Kandil’e girebileceğini söyleyen Uzgel, hükümetin Kandil harekatıyla seçimlere yönelik son kozunu oynamayı amaçladığını ileri sürdü.

Öteden beri ABD’nin Menbiç’i pazarlık için elinde tuttuğunu söyleyen Uzgel’e göre ABD’nin Menbiç’te Türkiye ile uzlaşmasında, Fırat’ın doğusuna Mısır ve Suudi Arabistan askeri gücünü yerleştirme planının rol oynayabileceğini belirtti.

 Türkiye ile ABD,  YPG’nin Menbiç’ten çekilmesi yönünde uzlaştığını duyurdu. Her iki devletin açıklamalarını aralarındaki nüanslarla birlikte, değerlendirir misiniz?

Prof. İlhan Uzgel: Bir defa bu bir anlaşma değil, bir belge. Bağlayıcılık düzeyi tam netleşmemiş. Öyle olsaydı bir anlaşma olarak sunarlardı. Hatta pazarlığa tabi, önümüzdeki süreçte yeni içerik kazanabilecek nitelikte bir uzlaşı arayışı süreci bu. Şöyle bir formül uygulanıyor: Fırat’ın batısı Afrin cebi şimdilik Türkiye’de, Menbiç’te ABD ile Türkiye ortak hareket edecek. Fırat’ın doğusuna da Türkiye karışamayacak. Türkiye öteden beri ABD’ye, ‘PYD’yi bırak birlikte iş yapalım’ diyordu. Bütün bu hikayede Türkiye, başka bir ülkenin toprağında, üst akıl dediğiniz ABD ile, sınırlarının, içeriğinin hala net olmadığı, karşılığında ne verildiğinin anlaşılmadığı bir uzlaşı süreci yürütüyor. ABD de, kendini hiçbir şekilde tam olarak bağlayacak şekilde bunu duyurmuyor.

Menbiç’in Türkiye açısından nasıl bir önemi var?

Türkiye yanıbaşında bir Kürt  devletçiğinden rahatsızsa, Fırat’ın doğusuna dokunmadıkça, Afrin’in de Menbiç’in de hiçbir önemi yoktur. PYD’nin Fırat’ın doğusunda 30 ile 60 bin arasında silahlı gücü var. Orası, Türkiye’nin dokunamadığı bir coğrafya ve kendisi için de kırmızı çizgi haline geldi. Türkiye’nin Afrin, Menbiç söyleminin altında yatan temel faktör de, Fırat’ın doğusunu unutturmaktır. Türkiye orayı hiç gündeme getiremiyor. Suriye de, Türkiye de oraya girmek isterse, ABD anında vurur. Orası Pentagon’un. Esad, ‘ya benimle uzlaş ya ben oraya gireceğim’ dedi, ABD oraya yaklaştırmadı.

Dört ay önceki söyleşimizde, ABD’nin Menbiç’i pazarlık için elinde tuttuğunu söylemiştiniz. ABD tarafının açıklamalarından ortada bir pazarlık döndüğü sonucu çıkıyor. Sizce o pazarlık unsuru ne olabilir?

ABD, Fırat’ın doğusuna Mısır ve Suudi Arabistan’dan gelecek bir güç oluşturmaya çalışıyor. Türkiye’ye ‘siz buna ses çıkarmayın, biz de Menbiç’te beraber iş yapalım’ diyebilir. Fransa’nın da dahil olduğu uzun süredir konuşulan böyle bir plan var. ABD, yavaş yavaş askeri gücünü çekecek ve Türkiye’yi Arap gücü ile karşı karşıya bırakacak. Türkiye’nin hem Mısır hem Suudi Arabistan ile ilişkileri iyi değil. ABD böylece, Türkiye’nin canını sıkacak başka bir unsur devreye sokmuş oluyor. Pazarlıklardan biri bu olabilir. Bir diğeri Türkiye, İncirlik ile ilgili önlem almayı düşünüyordur. Ondan vazgeçiyordur. Bunları tam bilemiyoruz.

Seçime sayılı günler kala, ABD’nin AKP hükümeti ile Menbiç üzerinde uzlaşmasını siyasi olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

ABD, iktidarda kim varsa, hiç istemese de, o hükümet ile hiçbir şey yokmuş gibi çalışır. Elli tane yaptırım uygular, ekonomisinin belini büker, diplomatlarını sınır dışı eder ama Putin ile çalışır. Türkiye’yi Erdoğan yönetiyorsa onunla çalışır. Şu an ABD sistemi açısından Erdoğan ile iş yapmak çok avantajlı. Bütün bu coğrafyada hiç müttefiği yok. Avrupa da karşısında. İçeride iktisaden zayıf, muhalefet güçleniyor. İdeal bir partnerdir. Bu durumu ABD sonuna kadar kullanır. Türkiye’nin elinde ABD’ye karşı bir koz yok. O yüzden gürültülü bir diplomasi örneği veriyor.

PYD’nin ileri sürdüğü gibi Menbiç’te sadece askeri danışmanlar mı bulunuyor? Menbiç’te askeri açıdan gerçek durum nedir?

Orada PYD’nin askeri var. PYD, 17 tane askeri danışman çektiğini söylüyor, göstermelik olarak. Orada PYD’ye bağlı silahlı unsurlar güvenliği sağlıyor. Bunlar, silahlarını bırakarak çekilecekler. İdlib’deki gibi güvenli bölgeler kurularak, Türkiye ve ABD güvenliği sağlayacak. Bu çekilme çok uzun sürecek. Türk tarafı 6 ay gibi bir süre açıklarken, ABD anlaşma olmadığı için hiçbir zaman süre zikretmedi.

Bir de Kandil, PKK için eski önemini koruyor mu?

Türkiye, ulaşımı kolaylaştıracak yollar yapıyor. On bir adet askeri üs kurdu. O nedenle Irak Başbakanı ‘toprak bütünlüğümüze saygı duyun’ diyor. Türkiye, Kandil’e 80 kilometre yaklaştı. Fakat, PKK eskisi gibi büyük miktarda militanlarını aynı yerde tutmuyor. Daha yaygın ve küçük birimler halinde konuşlanıyor. Kandil’e girmek, 1990’lardaki öneme sahip değil.  PKK’nın ağırlık merkezi uzun süredir Kandil değil ama simgesel olarak önemli. PKK’nın merkezi gibi göründüğü için Kandil’e girmenin simgesel bir önemi olacak. Hükümet, buradan da Akşener ve muhtemelen MHP’ye giden oyları geri almaya çalışıyor. Seçimlere bir hafta kala Kandil’e girebilir. Bunun hazırlıklarını yapıyor. Bir Kandil zaferiyle son kozunu oynayarak seçimlere girmeyi deneyecek. | DW Türkçe

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...