7 Kasım 2026
9.5 C
İstanbul

Mazlum Abdi’den Afrin, Sere Kaniye ve İsrail açıklaması

SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, 2018 ve 2019 yıllarında Afrin ve Sere Kaniye’de yaklaşık 200 bin Kürdün yerinden edildiğini belirterek konu hakkında uluslararası soruşturma talep etti. Abdi ayrıca İsrail’in, SMO’nun saldırılarına karşı tutumunu takdirle karşıladıklarını söyledi.

İngiliz gazeteci Alan Duncan’a demeç veren Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, hem Türkiye hem de yeni Suriye’nin yeni hükümetiyle sorunların çözümünde diyaloğun önemine vurgu yaptı.

Abdi, “Yeni Suriye hükümetiyle ilişkilerimiz iyi seviyede ve her iki taraf da sorunlarını diyalog yoluyla çözme konusunda kararlı” dedi.

Türkiye ile ilgili olarak, doğrudan iletişimin eksikliğine dikkat çeken Abdi, “Türkiye ile doğrudan ilişkilerimiz olmasa da, amacımız bu sorunları diyalog yoluyla çözmek. Henüz bir sonuca varılmamış olsa da, Amerika Birleşik Devletleri’ni arabulucu olarak devreye girmeye çağırıyorum” şeklinde konuştu.

Abdi, Türkiye ve desteklediği Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) Minbic’de ateşkes şartlarını ihlal etmesini de eleştirerek, “Ateşkes anlaşması gereğince güçlerimizi Minbic’ten çekmemiz bekleniyordu ancak Türk Silahlı Kuvvetleri ateşkes şartlarına uymadı ve şartları ihlal etti” şeklinde konuştu

Abdi, diyaloğu teşvik etmek ve istikrarı korumak için ABD’nin katılımını talep etti.

İsrail hükümeti ve Dışişleri Bakanlığının, SDG’nin kontrolündeki bölgelerin ve Suriye’de Kürtlerin haklarının desteklenmesi yönündeki mesajları sorulan Abdi, “Bu doğruydu ve yerinde bir tutumdu. Ancak bu onların kendi politikalarıyla ilgili. Ancak bu açıklamalarını takdir ediyoruz” ifadelerini kullandı.

4 Ocak’ta İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Rojava Özerk Yönetimi dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed ile yaptığı telefon görüşmesi yapmıştı.

İsrail medyasına göre görüşmede Saar, Rojava ve Suriye Kürtleri için “güvence” verdi. Görüşmede, Kürtlerin ve diğer grupların haklarının korunması, SMO’nun SDG’nin kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarının durdurulması taleplerinin gündeme geldiği aktarıldı.

Özerk Yönetim’in kontrolündeki kamplar ve cezaevlerinde yaklaşık 10 bin IŞİD’li bulunuyor.

Mazlum Abdi, SMO’nun “bu cezaevlerini yıkmak istiediğini” söyledi.

IŞİD’lilerin geçmişte SMO ve benzer grupların saflarına katıldığını ifade eden Abdi, “İdeolojileri benzer. İnançları bir. Aralarına katılıp savaşıyorlardı” dedi.

Abdi, Suriye’nin yeni yönetiminin henüz bu kamplardan kimsenin serbest bırakılmasını talep etmediğini ve bu konuda resmi bir görüşme olmadığını söyledi.

Mazlum Abdi, gelecekte Suriye yetkililerinden Kürtlerin haklarını ihlal eden kişilerin cezalandırılmasını talep edeceklerini vurguladı.

Abdi, “Efrin’deki halkımız, yaklaşık 200 bin kişi evlerinden çıkarıldı; Sere Kaniye ve Gire Spi’den göç ettirildi. Çok sayıda sivil öldürüldü. Şüphesiz, bunların hesabını soracağız. SMO’nun cezalandırılmasını talep ediyoruz çünkü halkımıza çok büyük zulüm ettiler” diye konuştu

Son Haberler

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Zeydi, ABD Başkanı Trump ile görüştü

Irak Başbakanı Ali Zeydi ile ABD Başkanı Donald Trump,...

Talabani: Kürdistan hükümetinden çekiliyoruz

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı Bafıl Talabani’den beklenen açıklama...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...