8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Kürtler ve Dürziler’in yer almadığı konferansta Ahmed Şara tehdit dili kullandı: Suriye’nin birliğini tehlikeye atan herkesi uyarıyoruz

Şam’da düzenlenen Suriye Ulusal Diyalog Konferansı’nın açılışında konuşan Ahmed Şara, Suriye’nin bir bütün olduğunu vurgulayarak, silahın devletin tekelinde olmasının zorunluluk olduğunu belirtti.

Suriye’de yeni siyasi sisteme dair temel ilkelerin belirlenmesi amacıyla geciş hükümeti tarafından hazırlanan Ulusal Diyalog Konferansı, 600’den fazla katılımcıyla Şam’da Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde başladı.

Konferans’ın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Suriye’nin bölünmesine izin verilmeyecek bir bütün olduğunu vurguladı.

Şara, “Silahın devletin elinde toplanması bir lüks değil, bir görev ve farzdır” ifadelerini kullanarak, tüm Suriyelileri istikrarın korunması ve ülkenin geleceğini birlikte inşa etmeye çağırdı.

“Suriye bugün halkına geri döndü”

Konuşmasında, Suriye’nin onlarca yıl süren baskıcı yönetimler altında büyük acılar çektiğini söyleyen Şara, Baas Partisi ve Esad ailesinin ülkeyi felakete sürüklediğini ifade etti.

“Suriye bugün halkına geri dönmüştür. Devrim, ülkeyi yok olmaktan kurtardı ancak önümüzde hâlâ büyük zorluklar var” diyen Şara, yeni dönemde birlik içinde hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Suriye’yi paylaşmaya çalışanlara izin vermeyeceğiz”

Şara, “Suriye bölünmez bir bütündür. Kimse bu ülkeyi parçalayamaz. Suriye’yi paylaşmaya çalışanlara izin vermeyeceğiz” diyerek ülkenin bağımsızlığını ve birliğini savunacaklarını dile getirdi.

Ülkenin içinde bulunduğu yeniden yapılanma sürecine de değinen Ahmed Şara, “Devletin yeniden inşası için hepimize büyük görevler düşüyor. Geçmişe ağıt yakmak yerine geleceği inşa etmeliyiz” dedi.

“Zaferimiz bazılarını rahatsız etti, dikkatli olmalıyız”

Şara, ülkenin içinde ve dışında Suriye’nin yeni sürecini sabote etmeye çalışan güçler olduğunu belirterek, “Elde ettiğimiz zafer ve halkımızın sevinci bazılarını rahatsız etti. Dikkatli olmalıyız” ifadelerini kullandı.

Ahmed Şara ayrıca, Suriye’nin dünyaya ortak yaşam konusunda ders veren bir ülke olduğunu ve bu birlikteliğin korunması gerektiğini söyledi.

“Güvenlik güçleri suçluların peşinde”

Ahmed Şara, güvenlik ve adaletin sağlanması için kararlı olduklarını belirterek, “Son iki ay içinde, Suriyelilere karşı suç işleyenleri adalet önüne çıkarmak için çalışmalarımızı hızlandırdık” dedi.

Yeni dönemde hukuk devleti ilkelerinin esas alınacağını vurgulayan Şara, halkın güvenliğini sağlamak için tüm tedbirlerin alınacağını ifade etti.

Yeni anayasa ve reform süreci

Ulusal Diyalog Konferansı, Suriye’de yeni bir siyasi sistemin temellerinin atılacağı bir dönüm noktası olarak nitelendiriliyor.

Yeni anayasanın hazırlanması ve geçiş sürecinin belirlenmesi açısından önemli görülen konferansa 600’den fazla şahsiyet katılıyor.

Rûdaw muhabiri Dilxwaz Muhammed’in, katılımcıların 6 ayrı komisyon oluşturacaklarını aktardı. Bu komisyonlar; kurumsal yapıların inşası, anayasa hazırlığı, adalet mekanizmaları, özgürlükler, ekonomi ve siyasi reformlar üzerine çalışmalar yapacak.

Toplantının kapanışında, elde edilen sonuçlar Cumhurbaşkanlığına sunulacak ve geçiş sürecine dair temel ilkeler belirlenecek.

Kürtler ve Dürziler yer almıyor

Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından oluşturulan Suriye Ulusal Diyalog Konferansı hazırlık komitesinde Kürt temsilciler yer almadı. iznews.com.tr-İhsan Kaçar

 

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...