8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Efkan Ala’dan süreç açıklaması: Silah bırakma çağrısı bekliyoruz

Ala, dün gece Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un sorularını cevapladı.

Ala, DEM Parti heyetinin Abdullah Öcalan ile görüşmesine ilişkin, “Sürecin sonunda beklentiniz nedir?” sorusu üzerine “Terörsüz bir Türkiye hedefiyle çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu çok açık. Çünkü Türkiye bu prangalarından kurtulmalıdır” ifadelerini kullandı.

Efkan Ala, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin, 85 milyonun memnuniyetini sağlayarak yoluna devam etmesini istiyoruz. Çocuklar heder olmasın, kaynaklarımız boşa gitmesin; dünyanın, Türkiye’nin ve insanların kendi ailelerinin hizmetine odaklansınlar. Terörsüz bir Türkiye olsun. Çok bedel ödendi. Hem insan kaynağımız, insanlarımız perişan oldu, hayatlarını kaybettiler. Şehitlerimiz bu memleket için canlarını verdiler. Birçok kardeşimiz gazi oldu, sıkıntı çekti ve o bölge çok büyük sıkıntı çekti.”

Program sunucusu Ersoy’un, “Silah bırak çağrısı mı bekliyorsunuz?” sorusu üzerine Ala, “Şu andaki ortam tahmine müsaittir. Yani bu silah bırakma çağrısının yapılacağı tahmin edilebilir, biz de bunu bekliyoruz.” dedi.

“İhtiyatlı bir iyimserlik içerisindeyim”

Ala, silah bırak çağrısı yapılması üzerine PKK’nin buna uyup uymayacağına dair soruyu şöyle yanıtladı:

“Siyaset sadece bir şeyi beklemez. Bekleneni yapmak için çalışmalar yapar. Biz sadece bekleyenler tarafında değiliz. Biz elimizden geleni şimdiye kadar yaptık terörle mücadelede terörsüz bir Türkiye olsun diye ama şimdi de o devam ederken bir yandan da artık bundan tamamen kurtulalım diye çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmaların sonuç almasını arzu ediyoruz. Herkese düşen şey var burada. Yani herkes elinden geleni yapmalı. Herkes katkıda bulunmalı o zaman büyük bir ihtimalle sonuç alınabilir.

Burada ihtiyatlı bir iyimserlik içerisindeyim. Temkinli bir iyimserlik elbette. Çünkü çok fazla aktör var işin içerisinde. Yabancı ülkeler var, istihbarat örgütleri var, bölgedeki durum var. Bütün bunları dikkate aldığımızda Türkiye, evet böyle zor şartlarda bizler önemli başarılar elde ettik birçok alanda. Bunda da elde edebiliriz diye elimizden geleni yapıyoruz ve ümit ediyorum ki sonuç alınır. Tabii herkes burada üzerine düşeni yaparsa daha az maliyet ödenir.”

 

AK Parti Genel Başkanvekili Ala, DEM Parti ile AK Parti’nin konuya yaklaşımları arasında fark olup olmadığı sorusu üzerine şunları kaydetti:

“Her partinin tabii kendine ait bir politikası var. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; şimdi daha önceki dönemlerde olup bitenlerle kıyaslayınca siyaset dünyasında daha kapsamlı, daha geniş bir iyimserlik ve destek var. Bu iyi bir şey. Yani en azından terörsüz bir Türkiye’nin, herkesin kazanacağı bir Türkiye olduğu, herkesin lehine olduğu konusunda bir geniş mutabakatın olması, bir fikir birliğinin olması önemli bir noktadır. Buraya gelinmiş olması da çok önemlidir Türkiye için.”

Erken seçim yok

Efkan Ala gündemlerinde erken seçim olmadığını da belirterek, “Biz Türkiye’nin sorunlarını çözelim diye siyaset yapıyoruz” dedi.

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulunda (MKYK), partiye katılan yeni isimlerin de yer almasına ve “AK Parti TBMM’de 360’ı bulmaya çalışıyor” iddialarına ilişkin soru üzerine Ala, “Siyaset üretmeyen kesimlerin kendi aralarında spekülasyon için kurdukları cümlelerle yönetmiyoruz biz Türkiye’yi. Bu bir realite” dedi.

Efkan Ala, “Başka AK Parti’ye katılacak milletvekili olacak mı?” sorusunu, “Olabilir. Biz bir pazarlık içerisinde değiliz. Biz kurulduğu günden bugüne uyguladığı projelerle, yaptığı yatırımlarla, koyduğu vizyonla, hedeflerle Türkiye’yi yönetmeye çalışan büyük bir partiyiz ve güçlü bir kadroyuz. Buraya katkıda bulunmak isteyen, Türkiye’ye katkıda bulunuyor. Onu görenler de elbette ‘AK Parti ile birlikte, AK Parti’nin içerisinde siyaset yapayım’ diye tercihte bulunuyorlar.” diye yanıtladı.

“Siyasi sicili temiz değildir TÜSİAD’ın”

Ala, TÜSİAD yöneticilerinin açıklamalarının ve sonrasında başlatılan soruşturmanın hatırlatılması üzerine, TÜSİAD’ın “bir iş adamları derneği” olduğunu anımsattı.

TÜSİAD’ın Türkiye’nin iş dünyasında önemli bir yerinin bulunduğuna işaret eden Ala, “Fakat siyasi sicili temiz değildir TÜSİAD’ın. Yani ne zaman bir boşluk bulsa siyasete, siyaset dışı müdahalelerde bulunma imkanını değerlendirmiştir. Bu doğru bir iş değil. Bu eski Türkiye’de sonuç alıyordu. Artık bizim getirdiğimiz aşamada, Türkiye’de vesayet odakları ortadan kalkmıştır. Kurumlar kendi işlerini yapıyorlar. TÜSİAD’ın böyle şuur altı çağrısıyla hükümetlere yön verecek vesayet odakları yoktur” ifadelerini kullandı.

Ala, muhalefetin, “yargının siyasi araca dönüştürüldüğü” söylemlerinin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki davalar ile diploması konusundaki tartışmalar hakkında ise…

“Muhalefetin erken seçime gitme, karar alma çoğunluğu var mı”

Muhalefetin erken seçim beklentisine yönelik soruya Ala, “Bizim gündemimizde öyle bir şey yok. Muhalefetin erken seçime gitme, karar alma çoğunluğu var mı? Böyle bir imkan da yok. Biz muhalefetin bütün projelerini gerçekleştirmek üzere burada siyaset yapmıyoruz. Biz Türkiye’nin sorunlarını çözelim diye siyaset yapıyoruz” cevabını verdi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...