9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

AB liderleri bugün Türkiye gündemiyle toplanıyor

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin liderleri, Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Yunanistan arasındaki son gerilim başta olmak üzere Belarus ve Çin ile ilişkilerin de öncelikle ele alınacağı iki günlük zirve için bugün Brüksel’de toplanıyor.

Rus muhalif Aleksey Navalnıy’ın zehirlenmesi ve Dağlık Karabağ’daki son gelişmeler de AB liderlerinin ele alacağı konular arasında yer alıyor.

AB liderleri, 19 Ağustos’ta video konferans yöntemiyle yaptıkları toplantıda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum yönetimi ile dayanışma içinde olduklarını belirtirken, Türkiye’ye yönelik bir yaptırım kararı almamayı tercih etmişti.

Erdoğan’dan AB liderlerine mektup

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zirve öncesi AB kurumlarının başkanlarına ve üye ülkelerin liderlerine birer mektup göndererek, Türkiye’nin Doğu Akdeniz konusuna yaklaşımını ve sorunların çözümüne yönelik önerilerini aktardı.

Mektupta, “Son dönemde, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler nedeniyle ilişkilerimiz yeni bir sınamayla karşı karşıyadır” diyen Erdoğan, “Doğu Akdeniz politikamızın iki ana hedefi vardır. Birincisi, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının uluslararası hukuka uygun olarak, hakça ve adil biçimde sınırlandırılması ve kıta sahanlığımızdaki egemen hak ve yetkilerimizin korunmasıdır. İkinci hedefimiz ise Kıbrıs Türklerinin, Kıbrıs Adası’nın eşit ortağı olarak Ada’nın hidrokarbon kaynakları üzerindeki eşit hak ve çıkarlarının garanti altına alınmasıdır.” ifadesini kullandı.

“Türkiye, Doğu Akdeniz’in, tüm tarafların iş birliği yaptığı, hidrokarbon kaynaklarının hakça ve adil şekilde paylaşıldığı, barış ve istikrarın hüküm sürdüğü bir iş birliği bölgesi olmasını arzu etmektedir.” diyen Erdoğan, “Yunanistan ile ön koşulsuz olarak diyaloga hazır olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim. Bu çerçevede gerginliğin azaltılması için NATO Genel Sekreteri’nin deniz ve hava unsurlarını ayrıştırma girişimine de başından itibaren destek verdiğimizi dikkatinize getiririm.” dedi.

AB’den Türkiye’ye zirve öncesi uyarı

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ise dün AB liderlerine gönderdiği mektupta, Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlığın çözülmesinde Türkiye’nin “yapıcı” olmaması durumunda AB çıkarlarının savunulması için “tüm seçeneklerin masada olduğunu.” bildirdi.

Michel mektubunda, “Hedefimiz, tüm bölgede istikrar ve güvenliği sağlamak amacıyla Türkiye ile yapıcı bir diyalog alanı yaratmak ve AB üyesi tüm devletlerin egemenlik haklarına ve egemenliklerine saygı gösterilmesini garanti altına almaktır. Bu, Türkiye yapıcı bir şekilde angaje olursa mümkün olabilir. Üye ülkelerin ve Avrupa Birliği’nin meşru çıkarlarını savunmak için tüm seçenekler masada bulunmayı sürdürüyor.” İfadesini kullanmıştı.

Belarus ve Doğu Akdeniz bağlantısı ile Rum vetosu

AB, Belarus yönetimine 9 Ağustos’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçimine “hile karıştırdığı” gerekçesiyle daha önce yaptırım uygulanacağını açıklamıştı.

21 Eylül’de yapılan AB Dış İlişkiler Konseyi toplantısında Rum yönetimi, Belarus’a uygulanacağı açıklanan yaptırımları, “Türkiye’ye de tedbir uygulanmazsa” veto edeceği tehdidinde bulundu.

Bugün başlayacak zirvede, Rumların, Türkiye’ye yaptırım uygulanmadığı takdirde Belarus yaptırımlarını veto etme tehdidini sürdürmesi bekleniyor.

Başta AB dönem başkanı Almanya olmak üzere İtalya, İspanya gibi birliğin önemli ülkeleri ise Türkiye’ye yönelik yaptırımlara sıcak bakmayıp diyalog çağrılarını yineliyorlar.

Türkiye ile AB arasında göç, ticaret, enerji, güvenlik gibi pek çok konuda iş birliği bulunması, bu ülkelerin yaptırım karşıtı tavır almasında önemli rol oynuyor. Bunların dışında Türkiye’nin AB katılım süreci içindeki bir ülke olması ve Türkiye’ye yönelik dışlayıcı tavrın Rusya’ya yarayacağı düşüncesi AB içinde hakim bir görüş.

Doğu Akdeniz’deki gerginlikte son durum ne?

Eylül başında Türkiye ile Yunanistan arasında NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in girişimiyle istenmeyen olayları veya kazaları önlemeyi hedefleyen çatışmayı önleme veya “ayrıştırma usulleri” olarak adlandırılan bir mekanizma kurulması için askeri teknik görüşmeler başladı.

NATO, görüşmelerin askeri heyetler arasında teknik düzeyde yapıldığını, siyasi niteliği bulunmadığını ve Almanya’nın Türkiye ile Yunanistan arasında istikşafi görüşmelerin başlaması için yürüttüğü diplomatik çabaları tamamlayıcı nitelikte olduğunu özellikle vurguladı.

Oruç Reis sismik araştırma gemisinin eylül ortasında Antalya limanına dönmesinden sonra gerginlik yatışmaya başladı. Ancak Yavuz sondaj gemisinin Akdeniz’de çalışmalarını sürdürmesine Kıbrıs Rum kesimi itirazını sürdürdü.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...