9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Albayrak: Faizler hâlâ yüksek, düşmeye devam edecek

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, CNN Türk’te canlı yayınlanan Hakan Çelik’le Hafta Sonu programında konuştu. Albayrak, Türkiye’nin ekonomik anlamda şeffaf bir ülke olduğunu savunarak, “Türkiye ekonomisi farklı gerekçelerle saldırıya uğradı, önemli bir sınavdan geçti. Eylül ayında faizlerin yüzde 40’a çıktığı bir dönemde YEP ile daha istikrarlı bir sürece girmeye başladık. Faizler hâlâ yüksek, düşmeye devam edecek. ” dedi.

Albayrak’ın açıklamalarından başlıklar şöyle:

“Anneler Günü’ Erkekler için anneleri daha başka. Türk filmi gibi bir çocukluk geçirdiğim için annemizle bağımız apayrı oldu.

Mali anlamda tarihi bir dönemden geçiyoruz. Türkiye ekonomisi farklı gerekçelerle saldırıya uğradı, önemli bir sınavdan geçti. Eylül ayında faizlerin yüzde 40’a çıktığı bir dönemde YEP ile daha istikrarlı bir sürece girmeye başladık. Faizler hâlâ yüksek, düşmeye devam edecek. Özellikle birkaç ayda keskin bir düşüş yaşayacağımız çok daha güçlü bir dengelenme sürecini ortaya koyacağız.

“TÜNELİN UCUNDAKİ IŞIK DAHA DA GÖRÜNÜR HALE GELDİ”

Türkiye mayıs ayının sonunda cari dengede sıfıra yaklaştığı yere doğru hızla giriyor. Tünelin ucundaki ışık daha da görünür hâlde. Mart ayında seçime bir hafta kala çok enteresan bir şey yaşadı Türkiye.

8-10 ayda finansal mimari anlamında çok güzel altyapı adımları attık. Şükürler olsun. Ekonomimiz her geçen gün çok daha pozitif bir şekilde önüne bakarak ilerliyor.

Dünyada travmatik bir olay yaşamadığımız sürece 2019 yılında enflasyon dengeli bir noktaya ulaşacak.

Yaşananları yeni dünya düzeninin sancıları olarak görüyorum. 21. yüzyılın artık geçtiğimiz dünya kodları ile okunmadığını görüyorum. Bugün dünyada yapay zekâ konusunda en fazla yatırım yapan ülkenin ABD değil de Çin olduğunu çok az insan biliyor.

Hükümetimizin reformcu bakış açısında en ufak bir tereddüdü yok. 8-10 ayda attığımız adımlar bile bunu gösteriyor. Ekonomimiz sürekli bir seçim dönemine maruz kaldı. Artık 4 yıldan fazla seçimsiz bir döneme giriyoruz.

“ESKİ TÜRKİYE OLSAYDI AYAKTA KALAMAZDI”
Türkiye; ekonomik, sosyal müdahalelere rağmen üst bir şuur ortaya koydu. Kendi inandığımız Türkiye idealine ulaşmak için güçlü adımlar atmaya devam edeceğiz. Ben bu ülkenin bir bireyi olmaktan gurur duyuyorum.

Ekonomik dalgalanmaların iç yönetimsel değil de dıştan geldiğini toplumumuz görmüyor mu? Görüyor. Son 8-10 ayda yaşananlara bakıldığında eski Türkiye olsa ayakta kalamazdı.

Türkiye, 2020’lerde özellikle enerji aramasıyla ilgili sevinçli bir haber duyacak. Bundan hiç şüphem yok. Bundan neden rahatsız oluyorsunuz?

Türkiye gibi terör örgütleri ile mücadele eden bir ülke var mı? 4 milyon mülteci var Türkiye’de. Türk toplumunun 17 yıldır yaşadığı tecrübelerin her biri Türk milletinin farkındalık düzeyini her geçen gün arttırdı.

DOĞU AKDENİZ AÇIKLAMASI

Doğu Akdeniz Türkiye için çok önemli. Bu süreçte Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok bağımsız bir politika izledi. Ortadoğu’da, Akdeniz’de kazan-kazan ilişkisinde diyalogda bulunmada hiçbir sakınca yok.

TRUMP GÖRÜŞMESİ
ABD ziyareti, yoğun bir takvim içindeki bir seyahatti. Farklı farklı görüşmelerimiz oldu. Tek bir ABD yok. Türkiye’ye olumlu da olumsuz da bakan paydaşlar var. Kazan-kazan ilişkisini nasıl daha ileriye taşırız. Bu önemli.

Trump’ın benim ile görüşmesini üzerime almıyorum. Trump’ın hem ülkemize hem Cumhurbaşkanımıza duyduğu muhabbetten ötürü olduğunu düşünüyorum. Çok pozitif bir görüşme oldu. Toplantının ardından görüşmeler devam ediyor.

Türkiye geldiğimizde gerekli mesajları Cumhurbaşkanımıza ilettim. İletişim ve diyalog kapısı her zaman açık olmak durumunda. Yapıcı, umutlu, olumlu bir görüşme oldu.

TRUMP’IN TÜRKİYE ZİYARETİ
Son telefon görüşmesinde Temmuz ayı görüşüldü. Devletin protokolü arasında görüşme devam ediyor. Tarih konuşuluyor.

“DÖVİZ KURLARI ARTIK VATANDAŞLARI DAHA AZ ETKİLİYOR”

Döviz eskisine göre vatandaşlarımızı daha az etkiliyor. Bireysel anlamda borçluluk düzeyi daha az. Borçlanma da döviz üzerinden değil TL üzerinden. Dalgalanmalar kurumlarımızı etkiliyor. En yoğun mücadeleyi dövize karşı veriyoruz.

Liberal anlamda raporlarımızı bu kadar şeffaf yayınlayan sayılı ülkelerden biriyiz. İçi dışı her şeyi gözüküyor, Türkiye’nin o kadar şeffafız.

Siz eğer iyi niyetten uzak farklı gerekçeleri bahane ederek ekonomiye yönelik müdahalelerde bulunmaya başlarsanız o ülke etkilenir. Son sekiz ayda çok önemli adımlar attık, atmaya da devam edeceğiz, kırılganlıkları çok daha azaltmış bir yapı kurmaya devam ediyoruz.

Türkiye’nin sahip olduğu kaynaklar bunu dengelemeye muktedir. Önümüzdeki dönem daha pozitif bir döneme giriyoruz. Türkiye birçok anlamda sınandı, sınanmaya devam ediliyor.Vatandaşlarımız her şeyin farkında.

SEÇİMLERİN ETKİSİ
Bu sadece bir yerel seçim. Yatırımcılar nezdinde de normal şartlarda bir etkisi yok. Bunu bahane ederek algı operasyonu yapılabilir. Bu hafta gördük.

Toplumsal birliğe kasteden müthiş bir bombardıman var. “Kese kağıdına, plastiklere vergi verilecek” gibi haberler yayıldı. Bakanımız da söyledi; böyle bir şey yok.

“TÜRKİYE’NİN SİGORTASI CUMHUR İTTİFAKI”
Önümüzde süreç daha olumlu bir süreç ortaya konacak. Bundan tabii ki birileri rahatsız. Sosyal medyada olumsuz algılar yaratılıyor. Türkiye’nin artık sigortası haline gelmiş Cumhur İttifakı’nı kırmaya yönelik haberler ortaya çıktı.

Tarım Bakanlığımız önemli adımlar atacak. Gıda üretiminin tedariği ve seracılık altyapısı ile ilgili attığımız adımlar var. Türkiye tarımda dış ticaret fazlası vermiş. Yeterli mi değil.

2018 yılında, geçtiğimiz yıldan daha az gaz ithalatı yapıldı. Enerji üretimde yerli kaynak artınca ithal enerji azalıyor.

Bu seçimlerden sonra AB ilişkilerinde değişiklik olabileceğine inanıyorum. Avrupa’nın da içinden geçtiği çok farklı bir sınama dönemi var.

“REEL SEKTÖR 8-10 AYDA ÇOK ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇTİ”

Reel sektörün 8-10 ayda çok zor bir süreçten geçti. Biz de yoğun bir mesai ortaya koyduk. Vergi altyapısında bir değişiklik öngörüyoruz. Özellikle 3 kamu bankamız başta olmak üzere çok güzel bir paket açıklayacağız. Üretim kapasitesine artıracak bir paket olacak. İthalatı düşürürken ihracatı yükselteceğiz. Ortak ATM işletmeciliği ile tasarrufta önemli bir noktaya varacağız.

Emeklilik sistemindeki değişimi bu yıl içinde gerçekleştireceğiz. Rakamlar son 4 ayda pozitif bir şekilde ivmelenmeye başladı. SGK sistemine 520 bin yeni giriş var. Bu sene turizmde 50 milyonun üzerinde kişi bekliyoruz. Antalya rakamları çok çok iyi geliyor.

Fırsat bulduğum her an ailem ile verimli vakit geçirmeye çalışıyorum. WhatsApp kullanmıyorum”

 

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...