8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

DSP çekildi: İstanbul’da hangi partiler 23 Haziran’da seçime girecek?

İstanbul’da 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın oylarının birbirine çok yakın olması, oy oranları az olan diğer partilerin 23 Haziran’daki seçimde tercihlerinin ne olacağının önemini artırıyor.

Tekrar sayımların ardından iki aday arasında son açıklanan fark 13 bin 729 olmuştu.

24’ü bağımsız 32 adayın yarıştığı seçimde İmamoğlu ve Yıldırım dışındaki adaylar ise 224 bin 37 oy aldı. Bu, İmamoğlu ve Yıldırım arasındaki oy farkının 16 katına denk.

24 bağımsız adayın aldığı 14 bin 657 oy da iki aday arasındaki farktan daha büyük.

31 Mart’ta İmamoğlu ve Yıldırım dışında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarışan ve 1.000’in üzerinde oy alan diğer parti ve adayların 23 Haziran’da ne yapacağını inceledik.

1 – Saadet Partisi, Necdet Gökçınar, 103 bin 364 oy
İstanbul’da CHP ve AKP’nin ardından belediye başkanlığı seçiminde en çok oyu alan üçüncü parti olan Saadet, henüz seçime katılım konusunda resmi bir açıklama yapmasa da SP’nin adayı Necdet Gökçınar partide seçime katılma yönünde görüş oluştuğunu söyledi.

SP lideri Temel Karamollaoğlu da kararlarını geniş bir istişareden sonra ilan edeceklerini belirtti.

2 – Demokratik Sol Parti, Muammer Aydın, 30 bin 884 oy
İBB Başkanlığı seçiminde dördüncü sırada yer alan Demokratik Sol Parti’nin adayı Muammer Aydın, 12 Mayıs günü adaylıktan çekildiğini açıkladı. Aydın, “İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’dur” dedi. DSP de Aydın yerine başka bir aday çıkarmayacaklarını açıkladı.

DSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erçelebi ise, CHP Genel Başkan Yardımcıları Seyit Torun ve Oğuz Kaan Salıcı ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada “DSP, her zaman hukukun üstünlüğü, demokrasinin yaşaması için mücadele etmiştir” demişti.

3 – Bağımsız Türkiye Partisi, Selim Kotil, 27 bin 87 oy
BTP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul adayı Selim Kotil, Twitter hesabından yaptığı açıklamada 8 Mayıs’ta İstanbul İl Teşkilatı, 9 Mayıs’ta da genel merkezde yapacakları toplantıların ardından İBB seçimlerindeki tutumlarına karar vereceklerini söyledi.

4 – Demokrat Parti, Ersan Gökgöz, 22 bin 268 oy
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, YSK’nın İstanbul kararı hakkında “Bu defa da ülkemizde cüppeli darbe cereyan etmiştir” dedi, parti olarak kararı kınadıklarını açıkladı.

Ancak partinin 23 Haziran’daki seçime girip girmeyeceği konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Partinin 31 Mart’taki İBB Başkan Adayı Ersan Gökgöz, YSK kararının hukuki ve adaletli olmadığını söylediği paylaşımında parti içi değerlendirmelerinin ardından bir açıklama yapacaklarını duyurdu.

5 – Vatan Partisi, Mustafa İlker Yücel, 15 bin 428 oy
Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek, 23 Haziran’da yenilenecek seçime katılacaklarını açıkladı.

Hem AKP hem CHP’yi eleştiren ve iki partinin Türkiye’yi çıkmaza soktuğunu belirten Perinçek, “Üretim Devrimine İstanbul’dan başlamaya hazırız. İstanbul’u İstanbul halkıyla birlikte yönetmeye talibiz. Vatan Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı, gençlik önderi Mustafa İlker Yücel’dir. İlker Yücel, bilgi, zekâ, cesaret, dürüstlük ve birikimiyle Türkiye’nin geleceğini ve umudunu temsil ediyor” dedi.

6 – Türkiye Komünist Partisi, Zehra Güner Karaoğlu, 10 bin 349 oy
Türkiye Komünist Partisi, YSK kararının ardından yaptığı açıklamada 31 Mart’taki adayları Zehra Güner Karaoğlu’nun yeni seçimde aday olmayacağını açıkladı:

“Etkisiz bir boykot girişiminin siyasi iktidarın ekmeğine yağ süreceğini bildiğimiz için, gelişmeleri takip edecek ve nihai kararımızı buna göre vereceğiz. Her durumda TKP bu girişime karşı kararlı bir duruş sergileyecektir. Partimizin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Zehra Güner Karaoğlu, 23 Haziran’da yapılacağı duyurulan oylamada hiçbir biçimde aday olmayacaktır.”

7 – Emekçi Hareket Partisi (Bağımsız), Özge Akman, 2 bin 430 oy
31 Mart’ta seçime girme yeterliliği bulunmadığı için bağımsız aday göstererek seçime giren Emekçi Hareket Partisi, adayları Özge Akman’ın yenilenen seçimde aday olmayacağını açıkladı:

“Seçim sürecinde sosyalist dünya görüşümüzle, rant – beton – para siyasetini savunanların karşısında partimiz adına aday gösterdiğimiz emek verenlerin adayı Özge Akman, yenilenen seçimlerde aday olmayacaktır. Partimiz hala adayların, rant – beton – para siyasetinden ve patronlarla el sıkışmaktan geri durmayacağı görüşündedir fakat bu seçimi normal bir seçim olarak ele almamaktadır. Bu seçim halkın iradesine el koymaya çalışanlarla halkın iradesine sahip çıkanlar arasında olacaktır.”

8 – Çoğulcu Demokrasi Partisi (Bağımsız), Doğan Duman, 2 bin 23 oy
Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin kurduğu Çoğulcu Demokrasi Partisi, 23 Haziran’a katılımlarıyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan ÇDP İstanbul İl Başkanı Ahmet Antunok ise parti meclisinde konuyu görüştüklerini ve kesin olarak katılmaya karar verdiklerini söyledi.

Seçime kazanmayacaklarını bilerek girdiklerini, amaçlarının Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin görünür olmasını sağlamak olduğunu söyleyen Altunok, İmamoğlu ve Yıldırım arasındaki oy farkının çok yakın olması nedeniyle alacakları oyun İstanbul’da kazananı belirleyebilecek bir oy olduğunu bildiklerini, fakat tabela partisi olmamak için her seçime katılma kararı aldıklarını aktardı.

9 – Türkiye Komünist Hareketi (Bağımsız), Aysel Tekerek, 1538 oy
Seçime girme yeterliliği bulunmadığı için bağımsız aday göstererek seçime giren Türkiye Komünist Hareketi, YSK kararını 12 Eylül darbesine benzetti ve İstanbul’da yenilenecek seçimin parçası olmayacaklarını açıkladı:

“12 Eylül faşist askeri darbesi ile YSK tarafından alınan kararın öz itibariyle hiçbir farkı yoktur. Ortada yeni bir darbe bulunmaktadır. 15 Temmuz gerici Amerikancı kanlı FETÖ darbesinden sonra ülkemiz şimdi de AKP darbesini görmüştür! (…) Türkiye Komünist Hareketi, böylesi bir tabloda, gayri-meşru bir biçimde yenilenecek yeni bir seçimin parçası olmayacaktır.”

Böylece 8 Mayıs 2019 itibarıyla YSK kararına tepki göstererek seçime katılmayacağını açıklayan üç parti oldu. Bunlar TKP, EHP ve TKH. Üç partinin oyu 14 bin 317 oldu.

Seçime katılacağını açıklayan VP ve ÇDP ise 17 bin 451 oy almıştı.

Fakat 31 Mart’ta CHP ve AKP’den sonra adayları en fazla oy alan partiler olan SP, DSP, BTP ve DP henüz bir karar açıklamadı. Bu partilerin kararları, seçimde kazananı belirleme potansiyeli taşıyor.

Onur EREM – BBC Türkçe

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...