31 Ekim 2026
15.2 C
İstanbul

ABD şirketinden Rojava’daki petrol sahalarına yatırım kararı

Kürdistan Bölgesi petrol sektöründe köklü bir geçmişe ve deneyime sahip olan ABD merkezli HKN Enerji şirketi, Rojava ve Suriye’de yatırımlara başladı. Şirket, iki yıl içinde Rojava’nın Rimelan kentindeki sahalarda petrol üretimini günlük 150 bin varile çıkarmayı hedefliyor.

HKN Hükümet İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Matthew Zais ABD medyasına verdiği demeçte, şirketlerinin Nisan ayında Suriye Petrol Şirketi (SPC) ile 25 yıllık bir üretim paylaşım anlaşması imzaladığını ve haziran ayında Rimelan çevresindeki sekiz petrol sahasının işletmesini devraldığını duyurdu.

HKN’nin bu projede Katar merkezli UCC Holding ile ortaklık kurduğu ancak sahaların tek işletmecisi konumunda olduğu belirtildi.

Çevre felaketine müdahale ve üretim hedefleri

Matthew Zais, sahaları devraldıklarında üretimin günlük 80 bin varil civarında olduğunu ancak altyapının harabeye döndüğünü kaydetti. Günde ortalama üç-dört petrol sızıntısı yaşandığını belirten Zais, çevreyi korumak amacıyla bazı kuyuları geçici olarak kapattıklarını ve üretimin şu an 65 ila 70 bin varil bandında seyrettiğini söyledi.

Daha önce günde 120 bin varilden fazla zehirli atık su ve petrolün, bölge halkı tarafından “Ölüm Nehri” olarak anılmaya başlanan Habur ve Fırat nehirlerine aktığını belirten Zais, üretimi geçici olarak günlük 13-14 bin varil azaltarak sızıntıları durdurduklarını, çevreyi felaketten kurtararak sağlıklı üretime geçiş yaptıklarını aktardı.

Cezire Petrol Şirketi’nin durumu ve istihdam

HKN’nin devraldığı sahalar, daha önce Özerk Yönetim’e bağlı Cezire Petrol Şirketi tarafından idare ediliyordu. Zais, “Sözleşmemiz doğrudan Şam’daki Suriye hükümetiyle yapılmıştır, Cezire Şirketi’nin bu anlaşmada bir payı yok” dedi. Zais buna karşılık Cezire Şirketi’nin, Rojava’daki iç tüketimi karşılamak amacıyla yerel rafinerilerde işlenmek üzere Suriye hükümetinden belirli bir ham petrol kotası almaya devam ettiğini bildirdi.

Geçtiğimiz Ağustos ayında geçici bir sözleşmenin bitmesiyle bölgede yaşanan işten çıkarmalar protestolara neden olmuş, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin devreye girmesiyle gerilim yatıştırılmıştı. Zais, şu an bin 100 yerel, bin 500 lisanslı Suriye devleti personeli, 52 yabancı uzman ve 42 kadın çalışan istihdam ettiklerini ifade ederek, tıpkı Kürdistan Bölgesi’nde olduğu gibi işgücünün yüzde 85’inden fazlasını yerel halktan seçtiklerini vurguladı.

“Türkiye ve Kürdistan Bölgesi’ne petrol gitmiyor”

Petrolün yeni rotasına ilişkin bilgi veren Zais, İngiliz Gulfsands Petroleum şirketine ait Blok 26 sahasındaki petrolün de Rimelan’daki HKN tesislerinde arıtıldığını, ardından tankerlerle Akdeniz’deki Banyas Limanı’na taşınarak yurt dışına ihraç edildiğini açıkladı. Zais, “Buradan Kürdistan Bölgesi’ne veya Türkiye’ye petrol gittiği” yönündeki iddiaları ise kesin bir dille yalanladı. Tanker taşımacılığının geçici bir çözüm olduğunu belirten Zais, Suriye hükümetinin Haseke-Tartus petrol boru hattını acilen onarmaya çalıştığını sözlerine ekledi.

Çin’e karşı ABD hamlesi ve sınır kapısı beklentisi

Sürecin jeopolitik boyutuna da dikkat çeken Zais, “Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, sahaların Çin’in eline geçmesini önlemek amacıyla Amerikan şirketlerinin bölgeye girmesini güçlü bir şekilde teşvik etti” ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki olası barış görüşmelerine de değinen Zais, Türkiye’nin Nusaybin kenti ile Rojava’daki Kamışlo kenti arasındaki sınır kapısının yakın zamanda açılmasının beklendiğini belirterek, “Bu gelişme büyük bir ekonomik kazanım olacak ve HKN’nin bölgedeki operasyonlarına lojistik destek sağlayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Son Haberler

Mustafa Sarıgül korumasının cinsel istismar iddiaları hakında konuştu

Mustafa Sarıgül, eski yakın koruması Beşir Ömer Demir’in cinsel...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Barış Anneleri, aynı anda 24 ketten Ankara’ya ‘Barış Nöbeti’ için yola çıkacak

Barış Anneleri, 1 Kasım’da Ankara’da “Barış Nöbeti” başlatacak. İnsan...

Obama’dan Trump’a eleştiri: ‘İran’da, kimsenin istemediği gereksiz bir savaşı başlattı’

Eski ABD Başkanı Barack Obama, ABD Başkanı Donald Trump’ın...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Türkiye Gündemi

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...

Halk TV nasıl kuruldu, CHP’yle ilişkileri nasıldı, yayın sürecinde neler yaşandı?

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis operasyonu...

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...