8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, istifa iddialarını yalanladı

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, genel başkan adaylığı için Anadolu turuna çıkacağı iddialarını yalanlayarak istifa etmeyeceğini belirtti. Özel, liderlik değişimi ve program-tüzük değişikliği konularında genel başkanla görüşeceğini ve ailesiyle de kararını paylaşacağını ifade etti. Ayrıca, parti örgütü yapılanmasında köklü değişikliklerin gerektiğini ve yeni nesil bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Seçim sonrası kongre süreci başlayan CHP’de liderlik değişiminin yanı sıra program ve tüzük değişikliği de konuşuluyor. Adı genel başkan adaylığı için geçen CHP Grup Başkanı Özgür Özel, istifa ederek genel başkanlık için Anadolu turuna çıkacağına iddialarına ilişkin “Adaylığa karar verdiğimde bunu önce ailemle sonra genel başkanla paylaşacağım. Genel başkanla bunu paylaştığımda nasıl düşünüyorum onu söyleyeceğim, genel başkanın da nasıl düşündüğünü öğrenmek isteyeceğim” ifadelerini kullandı.

İSTİFA İDDİALARINI YALANLADI

Meclis’te bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, istifa edeceği yönünde haberlerin doğru olmadığını söyledi, bu konunun kendi tasarrufu dışında tartışılmasını iyi niyetli bulmadığını kaydetti.

“BUNU YAPACAKSAM BENDEN DUYARLAR”

Genel başkan adaylığı ile ilgili sorulara daha önce “Sorumluluk almaktan kaçmayacağım” yönünde açıklamalarını hatırlatarak yanıt veren Özel aynı noktada olduğunu kaydetti. Birileri söylüyor diye istifa edip Anadolu turuna çıkma gibi bir durum olmadığını ifade eden Özel, “Bunu yapacaksam benden duyarlar. Birileri söylüyor diye ve basitleştirerek ve indirgeyici bir anlayışla onların söylediği zamana ve zemine mahkum olmadan çok daha güçlü ve çok daha Türkiye’ye umut verecek şekilde yapabiliriz. Bu da bir kişinin değil bir anlayışın harekete geçmesi ile mümkün. Adaylığa karar verdiğimde bunu önce ailemle sonra genel başkanla paylaşacağım. Genel başkanla bunu paylaştığımda nasıl düşünüyorum onu söyleyeceğim, genel başkanın da nasıl düşündüğünü öğrenmek isteyeceğim” dedi.

“ÖRGÜTÜN SEÇMENDEN KOPUK OLDUĞU VARSAYIMI ÖRGÜTE HAKARET”

Kurultayın yerel seçimlerden önce yapılması gerektiği görüşünü tekrarlayan Özel, partinin kurultay yapmadan yerel seçimlere gitmesinin seçmenin içinde bulunduğu ruh hali düşünüldüğünde sağlıklı olmayacağını söyledi. “Değişim isteği seçmende var, örgütte yok” yönünde değerlendirmeleri reddeden Özel, “Örgütün seçmenden kopuk olduğu varsayımı örgüte hakaret. Bunu kabul etmek örgütü küçümsemek olur. Dışarıda başka bir tansiyon var, örgütümüz bunu hissetmiyorsa kabul etmem. O nedenle seçmen, bize gönül verenler neyi söylüyorsa bunu örgüt de, biz de duyuyoruz. Hepimizin duyması lazım” dedi.

“MEVCUT METİNLERİ SADELEŞTİRMEK YETMEZ”

Dikkatli şekilde süreci takip ettiğini kaydeden Özel tartışmayı kişi ya da kişilere indirgememek gerektiğini söyledi, genel merkezin başlattığı tüzük ve program değişikliği çalışmalarını değerlendirdi. Özel, “Sadece genel başkanı, MYK’yı tartışarak yapmamak lazım. Ama meseleyi sadece tüzüğe de indirgememek lazım. Biz tüzük çalışıyoruz, çok güzel olacak! Mevcut tüzüğün nasıl uygulandığını da konuşmak lazım” dedi. Özel parti programının yenilenmesiyle ilgili çalışmayla ilgili de, “Program meselesine biraz daha kapsamlı bakmak gerekiyor. İçinde bulunduğumuz siyasi konjonktür, dünyanın içinde bulunduğu konjonktürü, çağın gereklerini gören bir çalışma olmalı. Yeni sözlerin, duruşun, ihtiyaçların daha net ifade edildiği ve partinin kiminle iletişim kurduğunu bilen bir programa ihtiyaç var. Partinin köklerini, tarihini, sorumluluklarını inkar etmeyen ama yeni kuşak seçmenle de sağlıklı ve etkili iletişim kurabilen metinler çıkarmak lazım. Mevcut metinleri sadeleştirmek, bunun üzerine görüş toplamak yerine daha interaktif, gençlerle, kadınlarla, örgütlerle, parti dışı siyasetle de konuşan, ama kendisini de doğru tarif eden bir programa ihtiyaç var. Dünyaya örnek olacak bir değişim dönüşüm için iddialı olmak da gerekiyor. Ama bunun için de dünyayla da etkileşim kurabiliyor olmak lazım. Bu tip hazırlıkları önemsiyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“YENİ NESİL YÖNETİME İHTİYAÇ VAR”

CHP Grup Başkanı Özel parti örgütü yapılanmasında da köklü değişiklik gerektiğine işaret ederek şunları söyledi; “Örgüt yapısı açısından yükselen bazı milliyetçi sağ akımlara benzeyen, korku siyaseti, tehdit üzerine kampanya kuran, bir yandan Orban’a, Putin’e benzemekten Trump’ın yaptığı işlere öykünmekten geri durmayan bir siyasetle rekabet ederken bunlardan farklılaşmak lazım. Liderin güçlü olduğu, bütün genel başkan yardımcılarının da lider tarafından atandığı bir anlayıştan, örgütün ve tüm seçilmişlerin kendi ağırlığını bildiği ve tüm kademelerde yönetime müdahil olabildikleri bir süreci tarif ettiğimiz yeni bir örgüt mimarisine, yeni nesil bir yönetime ihtiyaç var. Yönetişim meselesi ile ilgili mesafeler kaydedilmişken rakiplerimizin güçlü liderlik üzerine muhafaza ettikleri hantal örgüt ve örgütlenme yapılarını tekrar edemeyiz. O nedenle bir çalışma yapmak lazım. Bunun çok kapsamlı çok çağdaş ve çok etkileşimli modellerle yapmayı planlıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu tip arayışların çabaların içinde de olacağız.”

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...