9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Bahçeli: Kıbrıs Türk devleti ufukta görünmüştür

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın siyasi ve stratejik sonucu 47 yıl sonra vasat bulmuş, Kıbrıs Türk devleti ufukta görünmüştür. Ok yaydan çıkmış, artık geriye dönüş yolu kapanmıştır” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kıbrıs meselesiyle ilgili yazılı açıklama yaptı.

Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde: 

‘Husumet ve hıyanet rüzgârı hız kesmeden devam etmektedir’

  • Milli ve tarihi haklarımız üzerinde kuşku uyandırmaya çalışan iç ve dış odakların uzun süreden beri estirdikleri husumet ve hıyanet rüzgârı hız kesmeden devam etmektedir.
  • Türk milleti bu muhasım ve mütecaviz kuşatmaya misliyle mukabele ve müdahale etmeye hiç şüphe yok ki muktedirdir.
  • Ne kadar haklı olsak da, bölgesel ve küresel alanda, ülkemizi doğrudan veya dolaylı şekilde ilgilendiren her konu başlığı ya sürüncemeye bırakılmakta ya da çözümsüzlüğe havale edilmektedir.

‘Kıbrıs meselesi ülke ve dünya gündeminin ağırlık merkezidir’

  • Maalesef önü arkası planlanmış, diplomasinin ayak oyunlarıyla perçinlenmiş oyalama mekanizmaları yıllardır tedavülde tutulmaktadır.
  • Yaklaşık 60 yıldır Kıbrıs meselesi ülke ve dünya gündeminin ağırlık merkezidir.

‘Barış ve uzlaşmadan kaçan yegâne taraf Rumlar olmuştur’

  • Kıbrıs Türklüğünün hak ve çıkarlarıyla, eşitliğe ve egemenliğe dayalı devlet ve toplum hedefi sürekli engellenmiş, sürekli yokuşa sürülmüştür.
  • Yunanistan takviyeli Rum kesiminin iyi niyetten uzak tavrı Kıbrıs’ta adil, kalıcı, hakkaniyetli ve sürdürülebilir nitelikli çözüm ikliminin yeşermesini sabote etmiş, bilahare çıkmaza sürüklemiştir
  • Bugüne kadar ki tecrübelerle somutlaşan yalın gerçek şudur: Kıbrıs’ta çözümden korkan, barış ve uzlaşmadan kaçan yegâne taraf Rumlar olmuştur.
  • Rumların uzlaşmaz tutumu tüm müzakere etaplarını boşa düşürmüş, sekteye uğratmıştır.

‘Ortaklık devleti kurulması bugünkü ortamda imkânsız bir hale gelmiştir’

  • Rumların, Ada’nın tek sahibi gibi hareket etmesi, üstelik ve küstahça Kıbrıs Türklüğüne azınlık muamelesi yapması tarihi gerçeklerle bağdaşmayan, coğrafyanın ruhuyla örtüşmeyen bir hezeyan, bir çarpıklık, bir densizliktir.
  • Bu nedenle Kıbrıs’ta ortaklık devleti kurulması bugünkü ortamda imkânsız bir hale gelmiştir.
  • Bunun faili de AB ve ABD’nin önyargılı siyasetinden güç alan Rum-Yunan zihniyetidir.

‘Kıbrıs Türklüğü kendi göbek bağını kendi kesmeye hazırdır’

  • Kıbrıs Türklüğü kendi kaderini kendi tayin etmeye, kendi göbek bağını kendi kesmeye hazırdır, buna da kararlıdır.
  • Kurulan müzakere masalarını dağıtan, uzlaşmaya yanaşmayan, çözüm ümitlerini dinamitleyen Rumların tüm çabaları beyhudedir.

‘Kıbrıs’ta iki ayrı devlet varlığı artık herkesçe kabul edilmelidir’

  • 7-11 Kasım 2016’da İsviçre’nin Mont Pelerin kasabasında ele alınan; “yönetim ve güç paylaşımı, AB, ekonomi ve mülkiyet” başlıklı konularını çözümsüzlükle düğümleyen Rumlardır.
  • 28 Haziran-7 Temmuz 2017’de yine İsviçre’nin Crans-Montana kasabasında düzenlenen Kıbrıs Konferansı’na Türkiye’nin yanı sıra diğer garantör devletler Yunanistan ve Birleşik Krallık, gözlemci olarak AB ile Ada’daki iki taraf katılmış, yine bir sonuç alınamamıştır.
  • Geçtiğimiz Nisan ayının son günlerinde Cenevre’de yapılan Kıbrıs Konferansı’ndan da makul ve umut edilen bir netice çıkmamıştır.
  • Birleşmiş Milletler himayesinde on yıllardır süregelen Kıbrıs görüşmeleri hiçbir işe yaramamış, deyim yerindeyse bir arpa boyu mesafe alınamamıştır.
  • Bu kapsamda federasyonu esas alan görüşme trafiğinin hiçbir anlamının kalmadığı, iki devletli çözümden başka bir seçeneğin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Kıbrıs’ta iki ayrı devlet varlığı artık herkesçe kabul edilmelidir.
  • AB’yle birlikte ABD’nin, bunun yanında Rum-Yunan ortaklığının iki devletli çözüm teklifini kabul etmemesi Kıbrıs Türklüğü için önemsiz bir ayrıntıdan ibarettir.

‘Açılımı reddeden açıklamalar Türk milleti nezdinde yok hükmündedir’

  • 46 yıl kapalı halde tutulan Maraş’ın mülkiyet haklarına riayet edilerek açılması, bu açılımın Kapalı Maraş’ın yüzde 3,5’una tekabül eden pilot bir bölgede başlayacak olması pek çok çevreyi rahatsız etmektedir.
  • Yeni mağduriyetlerin oluşmasına ortam açmadan, dahası var olan mağduriyetleri gidermek suretiyle Kapalı Maraş’la ilgili müspet tasarrufun isabetli ve yerinde bir karar olduğu tartışmasızdır.
  • ABD’nin ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu açılımı reddeden açıklamaları ise Türk milleti nezdinde yok hükmündedir.

‘Kıbrıs Türk devletinin tezahürü geri dönülemez bir amaçtır’

  • Egemenliğin ve mülkiyet haklarının üzerinde hiçbir ülke, hiçbir uluslararası kuruluş olamayacaktır.
  • Kıbrıs Türklüğü iradesine sahip çıkacak, Türkiye’de sonuna kadar arkasında duracaktır.
  • Herkes hesabını buna göre yapmak zorundadır. Kıbrıs Türk devletinin tezahürü geri dönülemez bir amaçtır.
  • Sayın Cumhurbaşkanımızın, 20 Temmuz 2021’de açıkladığı Cumhurbaşkanlığı binası ile parlamento binası yapılma hedefi betonlaşmanın, yeni bir inşaat hamlesinin değil, bağımsız bir devlet halinin ilk harcıdır.

‘Bu medyanın devşirilmiş kalemlerinin ne yazdığı bizim nazarımızda değersizdir’

  • Bilerek ya da bilmeyerek bu gerçeği anlamakta direnen içimizdeki ENOSİS işbirlikçilerinin ne söylediğinin, neye hizmet ettiklerinin hiçbir kıymeti de yoktur.
  • Özellikle Kıbrıs Türk devletinin ayak sesini duyan fiili AKEL mensubu, aynı zamanda uyuyan mason ve komünist Mustafa Akıncı’nın istismar ve inkar yüklü beyanatları EOKA militanlığına özendiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
  • Milliyetçi Hareket Partisi, Kıbrıs Türklüğünün eşit egemenliğe dayanan, eşit uluslararası statüsünü tescil edecek tarihi ve stratejik kararını sonuna kadar desteklemektedir.
  • Emperyalizmin fonladığı, Türkiye düşmanlığı hususunda adeta yarışa giren satılmış bir kısım medyanın, bu medyanın devşirilmiş kalemlerinin ne yazdığı, neyi propaganda ettiği bizim nazarımızda değersizdir.

‘Düşmanın kılıcını salladıkları ulu orta meydandadır’

  • Türkiye aleyhtarlarından para alanların aynı şekilde emir aldıkları, bununla da yetinmeyerek düşmanın kılıcını salladıkları ulu orta meydandadır.
  • Geldiğimiz bu aşamada özgür medyadan değil, güdümlü, kukla ve esaret altına alınmış medyadan bahsetmek en doğru tariftir.
  • Kıbrıs Türklüğünün sesini kısmaya, varlığını ortadan kaldırmaya, bekasını ve istiklalini yıkmaya ne içimizdeki sömürge artıklarının ne de haricimizdeki müstevli emellerinin gücü yetmeyecektir.
  • Tek devletli çözüme karşı çıkan, Kapalı Maraş’ın açılmasına itiraz eden mihrakların ne dediğinden daha çok tarihin ve milletin iradesine kulak vermek şarttır, yapılan da çok şükür budur.

‘Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır’

  • 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın siyasi ve stratejik sonucu 47 yıl sonra vasat bulmuş, Kıbrıs Türk devleti ufukta görünmüştür. Ok yaydan çıkmış, artık geriye dönüş yolu kapanmıştır.
  • Güney Kıbrıs Rum kesimi lideri Nikos Anastasiadis’in son gelişmelerden sonra, Kıbrıs Türklerine verilen AB pasaportlarının iptaliyle ilgili hazırlığa girmesi de nafile ve art niyetli bir siyasetin deşifresidir.
  • Kıbrıslı Türklere ayrılıkçı diyen bu palikarya zihniyeti esasen Türk düşmanlığını geçim kapısı gören bir sefildir.
  • Uluslararası toplumun vicdan ve adalet ilkelerine müzahir şekilde, Rum-Yunan ortaklığının kumpaslarını görmesi, Maraş konusunda hukuka uygun adımları tasvip etmesi, Kıbrıs Türk tarafının Cenevre’de paylaştığı yapıcı, gerçekçi ve iyi niyetli çözüm tekliflerini desteklemesi vazgeçilmez önemdedir.
  • Doğu Akdeniz’in huzur, barış ve istikrarı buna bağlıdır. Dün de, bugün de, yarın da Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır.

‘Ankara’yla Kıbrıs’ın kaderi birdir’

  • Tarihin akış istikametinin hilafına kürek çekmek boşuna bir emektir. Ankara’yla Kıbrıs’ın kaderi birdir. Anadolu coğrafyası nasıl vatanımızsa, Kıbrıs’ta öyledir.
  • Vaki gerçek hiçbir baskı ve tahakküm karşısında değişmeyecektir.
  • Güvence, Kıbrıs Türklüğünün geleceğine sahip çıkma azmi, eşsiz dirayeti, kabına sığmayan vatan sevgisi, siyasi iradesinin de milli niteliğidir.
  • Kıbrıs Türklüğünün istikbalini Türkiye ile birlik ve dayanışma içinde düşünen Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’ın duruşu sağlam, mücadelesi cesur ve takdire şayandır.
  • Bu düşüncelerle Sayın Ersin Tatar’a göstermiş olduğu yakın ilgiden, samimi ev sahipliğinden ve şuurlu çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor KKTC hükümetiyle birlikte üstün başarılar diliyorum.
  • Kıbrıs davasının yol başçıları olan Merhum Dr.Fazıl Küçüğü, Merhum Rauf Denktaş’ı, Beşparmak Dağları’na kanlarını döken aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden mücahitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.
  • Kıbrıs Barış Harekatı’nın 47’inci yıl dönümü münasebetiyle Kıbrıslı Türk soydaşlarımla kucaklaşmaktan duyduğumu memnuniyeti bir kez daha ifade ediyor, hepsini hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...