8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

UNICEF: Covid nedeniyle gelecek 10 yılda 10 milyon kız çocuğu daha erken yaşta evlendirilebilir

14 yaşındaki Abeba, “Benimle evlenmek isteyen çocuk zengin bir aileden geldiği için ailem bana böyle bir teklife ‘Hayır’ dememem gerektiğini söyledi” diyor.

Son birkaç aydır annesi ve kardeşlerinden bir talip bulması, evlenmesi ve Covid salgını sırasında ailenin yüklendiği mali sıkıntıları hafifletmeye yardımcı olması için çok fazla baskı altındaydı.

Abeba doktor olmak istiyor, ancak memleketi Etiyopya’da gelecekte eğitim görüp göremeyeceği belirsiz.

16 yaşındaki Rabi halen Nijerya’nın Gusau kentinde ortaokula gidiyor, ancak dört yakın okul arkadaşı pandemi sırasında evlendirildi ve annesi de onların izinden gitmesi gerektiğine inanıyor.

Rabi, “Komşularımızdan ikisi bu hafta evlenecek inşallah. Sıramın bu kadar erken geleceğini hiç bilmiyordum” diyor.

Reşit olmayan genç kızların evlenmesi nadir değil.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) yeni raporu, Covid’in bir sonucu olarak önümüzdeki on yıl içinde on milyon kız çocuğunun daha erken yaşta evlendirilme riskiyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor.

UNICEF’in ​​tahminlerine göre, salgın daha başlamadan önce bile önümüzdeki on yıl içinde 100 milyon çocuğun zorla evlendirileceği tahmin ediliyordu.

Ama şimdi bu rakam daha da yüksek – % 10’luk bir artış öngörülüyor.

Rapor, küresel çapta okulların kapanması, ekonomik kriz ve sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında ailelere ve çocuklara yönelik destek hizmetlerinin aksamasının, 2030 yılına kadar on milyon daha kız çocuğunun, yasal olarak yetişkin olmadan önce evlendirilme olasılıklarının daha da artırdığını gösteriyor.

UNICEF’in Zararlı Uygulamaların Önlenmesi Danışmanı Nankali Maksud, “Bu rakamlar bize dünyanın kız çocukları için daha zor bir yer haline geldiğini söylüyor” diyor.

Aile meselesi

Abeba, “Aileler, evliliklerini ayarlamak yerine çocuklarını okula göndermeli” diyor.

Genç kız, babasını ikna ederek, görücü usulü evliliğin gerçekleşmesini engellemeyi başardı.

“Annem ve erkek kardeşlerim beni evlenmeye zorluyorlardı. Sonunda ailem danışmanlık aldığında merhamet gösterdiler, yetkililer onları fikirlerini değiştirmeye ikna etti.”

Rabi için (kimliğinin belirlenmesini veya fotoğrafının çekilmesini istemediği için gerçek adı değil) tehdit halen devam ediyor.

Nijerya’nın kuzeyinde bir Hausa-Fulani yerleşim yeri olan Damba’da bir çiftçilik bölgesinde yaşıyor ve burada genç bir kız, uygun bir talip olur olmaz evleniyor.

Nijerya'daki birçok Fulanili kız, sokağa çıkma kısıtlamaları sonrası okula geri dönmedi ve bu arada çoğu evlendirildi.
Fotoğraf altı yazısı,Nijerya’daki birçok Fulanili kız, sokağa çıkma kısıtlamaları sonrası okula geri dönmedi ve bu arada çoğu evlendirildi

“Benim için her şey sokağa çıkma yasakları sırasında, küçük kardeşlerimin bir heceleme oyunu oynadığı ve benim de onlara katılmaya karar verdiğim zaman başladı” diyor 16 yaşındaki Rabi.

“Zorluk çektim” diye itiraf ediyor. Bunun üzerine Rabi’nin annesi ona kızmış.

“‘Okula giderek yeterince zaman harcadın! Sana ders vermek zorunda kalan küçük kardeşlerine bak!'” dedi.

Annesi şöyle devam etmiş:

“Şimdiye kadar, okulunda seninle aynı eğitim öğretim yılına devam eden tüm kızlar evlendirildi. Shafi’u’dan [Rabi’nin talibinden] seni istemeleri için ailesini göndermesini isteyeceğim.”

Arkadaşları Habiba, Mansura, Asmau ve Raliya, ailelerinin ekonomik sıkıntılarını hafifletmek için geçen yıl evlendi.

Rabi’nin annesiyle arkadaş olan yerel bir kadın, genç kızın isteksizliğini anlamıyor: “Bir ebeveyn başka ne bekler ki? Kızımın eğitim masraflarını karşılayamam. Evlilik, bir kızın hayatını oturtması için bir fırsattır ve evlerinde daha az boğaz olacak.”

Tersine dönen eğilim

UNICEF, 2011 yılından bu yana yetişkinlik yaşından önce evlenen kızların sayısının genel olarak % 15 düştüğünü, ancak şu anda bu ilerlemenin pandeminin bir sonucu olarak tehdit altında olduğunu söylüyor.

Bangladeş'teki kadın örgütleri yıllardır çocuk yaşta evlilikle mücadele ediyor

Maksud, “Çocuk yaştaki evlilikleri azaltma konusunda küresel olarak ilerleme kaydediyorduk. Bunu ortadan kaldırma hedefimize ulaşmak için halen yeterli değil, ancak doğru yönde ilerliyorduk” diyor.

“Ancak Covid bizi daha da yoldan çıkardı. Dünya genelinde genç kızların hayatları daha da kötüye gitti”.

Yine de rapora yansıyan bazı olumlu eğilimler var – sahadaki kanıtlar, müdahalenin mümkün olduğu yerlerde çocuk yaştaki evliliklerin durdurulabileceğini gösteriyor.

Dünyanın bazı yerlerinde çocuk yaştaki evlilikler halen yaygın bir uygulama olsa da, doğru önlemlerin alındığı yerlerde daha az yaygın hale geliyor.

Uzmanlar, salgının bir sonucu olarak öngörülen sayılardaki son artışın geri döndürülebileceğini söylüyor.

Presentational grey line

‘Dokuz evlilik teklifi aldım’

Maram, birkaç yıl önce Suriyeli mülteci olarak Ürdün'e gitti

Birkaç yıl önce Suriye’den Ürdün’e gelen ve şu anda sınıra yakın bir mülteci kampı olan Zaatari’de yaşayan Maram, “14 yaşımdan beri dokuz evlilik teklifi aldım” diyor.

“Topluluğumuzda çok fazla baskı vardı ama annem ve babam bana destek oldu” diyor.

“Annem benim en büyük destekçim, bana halen çok genç olduğumu ve evliliğin ne olduğunu anlamamın zor olduğunu söylüyor.”

Bunun yerine, Maram’ın okula gidip futbol oynama şansı oldu. Bu sevdiği şeylerden biriydi.

“Evlenip okulu bırakan kızlar tanıyorum. Ailelerini geride bırakıp eşleri ve kayınlarının yanına taşınmaları gerekiyor. Bu kızlar bu kadar büyük bir değişime hazır değiller” diyor.

“Evlenen iki arkadaşım şimdi pişmanlık duyuyor. Yeni hayatları karşısında şok yaşıyorlar ve haklarından mahrum hissediyorlar.”

Presentational grey line

Çocuk yaştaki evlilikler engellenebilir mi?

Afrika'da bir oyun parkı - "Kızların ders çalışması gerekir, onları evlendirmeyin" yazıyor
Fotoğraf altı yazısı,Afrika’da bir oyun parkı – “Kızların ders çalışması gerekir, onları evlendirmeyin” yazıyor

Uzmanlar, çocuk evliliklerinin zamanında sosyal müdahalelerle engellenebileceğine inanıyor.

Maksud, “Hindistan mükemmel bir örnek. Son 30 yıldır Hindistan’da çok büyük şartlı eğitim yardımı programları var” diyor.

Sonuç olarak, Hint aileler reşit olmayan kızlarını evlendirmedikleri için maddi tazminat aldılar.

Evlilik engellenemiyor ancak bunun yerine erteleniyorsa, bu yine de toplum için faydalı.

Maksud, “Bu gerçekten önemli, çünkü bu kızların okulu bitirmesine, yaşamda seçeneklere sahip olmasına, becerilerini geliştirmesine izin veriyoruz ve sonuç olarak yoksulluk çemberini durdurma olasılığımız daha yüksek” diye ekliyor.

Presentational grey line

‘Evlenmezsem bana para ödüyorlar’

Savita (sağda) danışmanla konuşuyor

Savita 16 ya da 17 yaşında olduğunu düşünüyor, tam olarak emin değil. Kimlik belgelerinde 14 yaşında yazsa da bunun doğru olmadığını söylüyor.

Ebeveynleri, dört kız kardeşi ve iki erkek kardeşi ile Hindistan’ın kuzeyindeki Uttar Pradesh eyaletinde yaşıyor.

Savita, okula hiç gitmediğini, bu yüzden okuma-yazma bilmediğini söylüyor.

Sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında ailesine fazladan tahıl verildi, ancak yine de evlenmesi için baskı gördü. Kız kardeşinin bir ‘çocuk gelin’ olduğunu görmüştü ve onun izinden gitmekte isteksizdi.

Yerel yetkililer birkaç hafta önce nikahlarını durdurmayı başardıklarında Savita rahatladı. Bir şartlı eğitim yardımı programına katılması teklif edildi – 18 yaşına kadar evlenmeyi ertelerse, bu yaşa gelene kadar maddi destek alacak.

Presentational grey line

Pandemiden sonra

UNICEF’ten Nankali Maksud, Covid’in yol açtığı çocuk yaştaki evlilik trendini geri döndürmek için önem verilmesi gereken üç temel unsur olduğunu söylüyor.

Maksud, “Her şeyden önce kızları mümkün olan en güvenli şekilde okula geri getirin” diyor veya onlara bir meslek veya zanaat öğrenme gibi beceriler geliştirme şansı verin.

“Ayrıca Covid’in yoksul hanelere ekonomik etkisini de ele almalıyız, böylece mali yük kızları satmak veya evlendirmekle hafifletilmez.”

UNICEF danışmanı ayrıca genç yaşta hamile kalmanın, reşit olmadan evlenmenin arkasındaki önemli bir etken olduğuna dikkat çekiyor.

“Bu nedenle, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerinin yeniden başlaması hayati önem taşıyor. Böylece kızlar onlara erişebilir ve doğru seçimleri yapabilmek için ihtiyaç duydukları bilgi ve yardıma sahip olurlar.”

Presentational grey line

‘Kız kardeşimi evlilikten kurtarmaya yardım ettim’

18 yaşındaki Minara, topluluğundaki genç kızlara yardım ediyor

Minara, Bangladeş’in kuzeyindeki Kalmakanda’daki yerel Genç Eğitim Kulübü’ne katıldıktan sonra kendi toplumunda çocuk yaştaki evlilikleri durdurmak için kampanyacı oldu.

18 yaşındaki Bangladeşli kadının o zamanlar bilmediği şey, bu eğitiminin kendi küçük kız kardeşi Rita’yı kurtarmasına yardım edeceğiydi.

Anne babası ve iki kardeşiyle sazdan bir evde yaşayan Minara, “Salgın ailem için zor oldu” diyor.

Babası sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında işini kaybetti ve ekonomik anlamda sıkıntılar yaşamaya başladı.

Minara, bir komşunun ailenin mali yüklerini hafifletmesine yardım etmek istediğini söyleyerek, kız kardeşiyle evlenmeyi teklif ettiğini öğrendi.

“Aynı kişi algın başlamadan önce Rita’yı sürekli taciz ediyordu” diyor.

Kulüp arkadaşlarının yardımıyla Minara bir çocuk yardım hattını aramayı başardı ve evliliği durdurdu – ancak ne kadar süreceğinden emin değil.

“Bu salgın devam ederse, ebeveynler 18 yaşına gelmeden kızlarını evlendirmeye itilebilir.”

Presentational grey line

‘Danışmanlık fayda sağlıyor’

Abeda (solda) ve Mekdes (ortada), arkadaşları Wude ile - hepsi erken yaşta evlilikten kaçınmayı başardı

Etiyopya’da Abeba, arkadaşlarının onunla okula devam edeceğini ve en azından mezun olana kadar görücü usulüyle evlenmekten korunacaklarını umuyor.

14 yaşındaki Mekdes, mühendis olma hayali kuruyor.

BBC’ye “Biz evdeyken (sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında), ailemin beni tanımadığım bir çocukla evlendirmekten bahsettiğine kulak misafiri oldum” diyor.

“Evlenmek istemediğimi ve okumak istediğimi söyledim ama dinlemediler. Okulumuz yeniden açılıncaya kadar bekledim ve okul müdürüne haber verdim” diyor.

“Yerel makamlara haber verdi, onlar da ailemle görüştü ve bunu yapmamalarını tavsiye etti.”

Ailesi şimdi 18 yaşına gelene kadar onu evlendirmemeye söz verdi.

“Danışmanlık hizmeti toplumumuza çok yardımcı oluyor. Artık ‘Hayır’ derlerse ve bizi evlendirmekte ısrar ederlerse, polisin ebeveynler hakkında dava açtırabileceği bir sistem bile var.”

Presentational grey line

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...