9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Türkiye yaşlanıyor!

Haber Merkezi | Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 istatistiklerle yaşlılar verilerini açıkladı. Buna göre; yaşlı nüfus (65 ve daha yukarı yaş) 2013 yılında 5 milyon 891 bin 694 kişi iken son beş yılda yüzde 17 artarak 2017 yılında 6 milyon 895 bin 385 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2013 yılında yüzde 7,7 iken, 2017 yılında yüzde 8,5’e yükseldi. Yaşlı nüfusun yüzde 44’ünü erkek nüfus, yüzde 56’sını kadın nüfus oluşturdu. Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı nüfus oranının 2023 yılında yüzde 10,2, 2030 yılında yüzde 12,9, 2040 yılında yüzde 16,3, 2060 yılında yüzde 22,6 ve 2080 yılında yüzde 25,6 olacağı öngörüldü. Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2013 yılında yaşlı nüfusun yüzde 60,3’ü 65-74 yaş grubunda, yüzde 32,2’si 75-84 yaş grubunda ve yüzde 7,5’i 85 ve daha yukarı yaş grubunda iken, 2017 yılında yüzde 61,6’sı 65-74 yaş grubunda, yüzde 29,7’si 75-84 yaş grubunda ve yüzde 8,6’sı 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.

Dünya nüfusunun 2017 yılında yüzde 8,9’unu yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla yüzde 32,2 ile Monako, yüzde 27,9 ile Japonya ve yüzde 22,1 ile Almanya oldu. Türkiye bu sıralamada 167 ülke arasında 66. sırada yer aldı.

TÜRKİYE NÜFUSUNUN ORTANCA YAŞI YÜKSELDİ

Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2013 yılında 30,4 iken 2017 yılında 31,7 oldu. Ortanca yaş 2017 yılında erkeklerde 31,1, kadınlarda 32,4 olarak gerçekleşti. Nüfus projeksiyonlarına göre, ortanca yaşın 2023 yılında 33,5, 2030 yılında 35,6, 2040 yılında 38,5, 2060 yılında 42,3 ve 2080 yılında 45 olacağı öngörüldü. Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ömür ortalama 17,8 yıl oldu

Hayat Tabloları, 2014-2016 sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78 yıl, erkekler için 75,3 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıl oldu. Ülkemizde 65 yaşına ulaşan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 17,8 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,1 yıl, kadınlar için 19,3 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,2 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 10,8 yıl iken 85 yaşında 6 yıl oldu.

YAŞLI BAĞIMLILIK ORANI 2017 YILINDA YÜZDE 12,6 OLDU

Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2013 yılında yüzde 11,3 iken bu oran 2017 yılında yüzde 12,6’ya yükseldi. Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı bağımlılık oranının 2023 yılında yüzde 15,2, 2030 yılında yüzde 19,6, 2040 yılında yüzde 25,3, 2060 yılında yüzde 37,5 ve 2080 yılında yüzde 43,6 olacağı öngörüldü.

YAŞLI NÜFUS ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL SİNOP OLDU

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2017 yılında yüzde 18,2 ile Sinop oldu. Bu ili yüzde 16,8 ile Kastamonu, yüzde 15,4 ile Artvin ve Çankırı izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3,2 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 3,3 ile Hakkari ve yüzde 3,7 ile Van izledi.

TÜRKİYE’DE 100 YAŞ VE ÜZERİNDE 5 BİN 416 YAŞLI OLDUĞU GÖRÜLDÜ

Yaşlı nüfusun yüzde 0,1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2017 yılında 5 bin 416 oldu. Türkiye’de 100 yaşın üzerinde en fazla yaşlıya sahip ilk üç il sırasıyla 691 kişi ile İstanbul, 262 kişi ile Şanlıurfa ve 251 kişi ile Mardin iken en az yaşlıya sahip ilk üç il sırasıyla 3 kişi ile Ardahan, 5 kişi ile Bayburt ve Bartın oldu.

EĞİTİMLİ YAŞLI NÜFUS ORANI ARTTI

Okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı, 2012 yılında yüzde 25,4 iken 2016 yılında yüzde 20,8’e düştü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranının, yaşlı erkeklerin oranından 4 kat fazla olduğu görüldü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı, 2016 yılında yüzde 31,1 iken yaşlı erkeklerin oranı yüzde 7,5 oldu.

Eğitim durumuna göre yaşlı nüfus incelendiğinde, 2012 yılında yaşlı nüfusun yüzde 40,4’ü ilkokul mezunu, yüzde 4,4’ü ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, yüzde 4,7’si lise veya dengi okul mezunu, yüzde 4,4’ü yükseköğretim mezunu iken 2016 yılında ilkokul mezunu olanların oranı yüzde 43,7’ye, ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu olanların oranı yüzde 5,6’ya, lise veya dengi okul mezunu olanların oranı yüzde 5,9’a, yükseköğretim mezunu olanların oranı ise yüzde 5,8’e yükseldi. Yaşlı nüfusun eğitim durumu cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu gözlendi. Tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.

EŞİ ÖLMÜŞ YAŞLI ERKEKLERİN ORANI YÜZDE 12,5 İKEN YAŞLI KADINLARIN ORANI YÜZDE 49,8 OLDU

Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2017 yılında yüzde 1,2’sinin hiç evlenmemiş, yüzde 83,4’ünün resmi nikahla evli, yüzde 3’ünün boşanmış, yüzde 12,5’inin eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun yüzde 2,5’inin hiç evlenmemiş, yüzde 44,3’ünün resmi nikahla evli, yüzde 3,4’ünün boşanmış, yüzde 49,8’inin ise eşi ölmüş olduğu görüldü.

YAŞLI NÜFUSUN YOKSULLUK ORANI YÜZDE 16 OLDU

Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre hesaplanan yoksulluk oranı, 2012 yılında Türkiye geneli için yüzde 22,6 iken 2016 yılında yüzde 21,2 oldu. Bu oran, yaşlı nüfus için 2012 yılında yüzde 18,7 iken 2016 yılında yüzde 16 oldu. Yaşlı nüfusun yoksulluğu cinsiyete göre incelendiğinde, yoksul yaşlı erkek nüfus oranı 2012 yılında yüzde 17,7 iken 2016 yılında yüzde 14,7 oldu. Yoksul yaşlı kadın nüfus oranı ise 2012 yılında yüzde 19,4 iken 2016 yılında yüzde 17 oldu.

YAŞLI NÜFUSUN İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI YÜZDE 11,8 OLDU

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, 2016 yılında 15-64 yaş grubunda işgücüne katılma oranı yüzde 57 iken yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı yüzde 11,8 olarak gerçekleşti. Yaşlı erkek nüfusta bu oran yüzde 19,9 iken yaşlı kadın nüfusta yüzde 5,5 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının ise yüzde 2,6 olduğu görüldü.

ÇALIŞAN YAŞLI NÜFUSUN YÜZDE 70,2’Sİ TARIM SEKTÖRÜNDE YER ALDI

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2016 yılında yaşlı nüfusun yüzde 70,2’sinin tarım sektöründe, yüzde 22,8’inin ise hizmetler sektöründe yer aldığı görüldü.

YAŞLILAR EN FAZLA DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARINDAN HAYATINI KAYBETTİ

Ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2016 yılında ölen yaşlıların yüzde 45,6’sı dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada yüzde 16,3 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, üçüncü sırada ise yüzde 13,9 ile solunum sistemi hastalıkları takip etti. Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en önemli farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yaşlı kadınların oranının yaklaşık iki katı oldu. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yüzde 21,4 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 11,3 oldu.

ALZHEİMER HASTALIĞINDAN ÖLEN YAŞLILARIN ORANI ARTTI

Ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2012 yılında 7 bin 524 iken 2016 yılında 12 bin 900’e yükseldi. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2012 yılında yüzde 3,4 iken bu oran 2016 yılında yüzde 4,5’e yükseldi. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, her iki cinsiyette de artış olduğu görüldü. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2012 yılında erkeklerde yüzde 2,7, kadınlarda yüzde 4,2 iken bu oranlar 2016 yılında erkeklerde yüzde 3,5’e, kadınlarda ise yüzde 5,4’e yükseldi.

MUTLU OLDUĞUNU BEYAN EDEN YAŞLI BİREYLERİN ORANI ARTTI

Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden yaşlı bireylerin oranı 2016 yılında yüzde 64,5 iken bu oran 2017 yılında yüzde 66,1’e yükseldi. Genel mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde, 2017 yılında yaşlı erkeklerin yüzde 66,3’ü, yaşlı kadınların ise yüzde 65,9’u mutlu olduğunu beyan etti.

YAŞLILIK DÖNEMİNDE BİREYLERİN MUTLULUK KAYNAĞI YÜZDE 65,8 İLE AİLELERİ OLDU

Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, yaşlı bireylerin 2017 yılında en önemli mutluluk kaynağı yüzde 65,8 ile aileleri oldu. İkinci sırada gelen mutluluk kaynağı ise yüzde 16,5 ile çocukları oldu.

İNTERNET KULLANAN YAŞLI BİREYLERİN ORANI 2,7 KAT ARTTI

Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki yaşlı bireylerin oranı 2013 yılı Nisan ayında yüzde 4,2 iken bu oran 2017 yılının aynı ayında yüzde 11,3’e yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2017 yılında yüzde 15,6 iken yaşlı kadınların oranı yüzde 7,5 oldu.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...