8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Türkiye, İdlib’deki gözlem noktalarını güçlendiriyor

Türkiye, son aylarda en büyük askeri takviyesini Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetindeki Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde konuşlandırılan gözlem noktalarını güçlendirmek için gönderirken, topçu birlikleri ülkenin kuzeydoğusundaki Rakka kırsalının Ayn İsa bölgesinde konuşlanan Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) ait bölgelere yoğun bombardımana devam etti. 

Türk güçlerini ve askeri teçhizat, zırhlı araç, silah, mühimmat ve lojistik malzeme taşıyan 60 araçtan oluşan 3 askeri konvoy dün (Pazar) İdlib’in kuzeyi ile Hatay arasındaki Kefer Lusin Sınır Kapısı’ndan geçerek Türk kuvvetlerinin İdlib’deki konuşlu olduğu bölgelerine doğru ilerledi. Takviyelerin bir bölümü İdlib’in güneyindeki Suriye rejim güçleri ile temas noktasının yakınında bulunan Cebel ez-Zaviye bölgesinde konuşlandırılan Türk üslerine, bir kısmı da İdlib’in doğusundaki Binniş şehri yakınlarındaki Türk askeri noktasına gitti.

Türkiye ile Rusya arasında 5 Mart’ta İdlib’de imzalanan ateşkes anlaşmasına tabi olan bölgeye Türkiye 65’e yakın askeri nokta kurarak 13 bin civarında asker ve 9 bin civarında askeri araç konuşlandırdı.

Ayrıca, Afrin kırsalındaki Bülbül köyünde bir askeri karargaha düzenlenen silahlı saldırıda Türkiye yanlısı gruplardan 3 kişi öldü, bir çoğu ise yaralandı.

Türkiye tarafından takviye kuvvetlerinin gönderilmesi, rejim güçlerinin İdlib’in güney kırsalındaki bölgelere devam eden füze saldırılarıyla aynı zamana denk geldi. Ayrıca keşif uçakları dün bölgenin hava sahası üzerinde uçtu.

Öte yandan Türk ordusu, Rakka’nın kuzey kırsalında Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki bölgelere füze saldırılarını sürdürdü. Ayrıca, dün Türk topçu birlikleri Rakka’nın kuzeyindeki Ayn İsa ilçesini hedef aldı ve kontrol noktasına açılan ateş sonucu İç Güvenlik Kuvvetleri’nin (Asayiş) iki üyesi yaralandı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) az sayıda askeri üs, çok sayıda askeri nokta olarak tanımladığı durumu Türk kuvvetleri birkaç gün önce, SDG ve rejim güçlerinin kontrolünde olan Ayn İsa’dan yaklaşık 2 km uzaklıktaki Tamamih köyünde kurmaya başladı. Bu amaçla bölgeye lojistik ve inşaat ekipmanı getirildi.

Türk kuvvetleri ve kendilerine bağlı Suriyeli gruplar, Cumartesi günü Rakka’nın kuzey kırsalında SDG güçlerinin kontrolünde bulunan Ayn İsa kampı ve çevresine tekrar yoğun bombardımana başladı. Bombalama sırasında Rus devriyesi bölgeden geçerek Ayn İsa’daki üslerine döndü. Bölge halkı Türk ordusunun tekrarlanan operasyonlarına karşı Rusya’nın sessizliğinden dolayı rahatsız oldu. Operasyon, Tel Abyad’ın komşu kırsalına kadar uzandı ve çatışmalar uluslararası karayoluna (M4) ulaştı. Yerel kaynaklar ve askeri yetkililer, Türk topçu birliklerinin operasyonları sonucu SDG saflarında önde gelen bir komutanın öldüğünü bildirdi.

Söz konusu olaylar yaşanırken ABD Ordusu Haseke kırsalındaki mevzilerini güçlendirdi. Irak’ın komşu Kürdistan bölgesindeki koalisyon üslerinden silah, mühimmat, teçhizat, ileri teknik teçhizat ve ağır makinelerle dolu yaklaşık 35 tır, Tel Tamir kasabasının yaklaşık 20 kilometre doğusundaki Kasruk köyündeki üssüne ulaştı.

ABD güçleri, geçen yıl Ekim ayından bu yana kontrolü bölünmüş olan Tel Tamir kasabası çevresinde devriyelerini yoğunlaştırdı. SDG güçlerine ait bir askeri araç eşliğinde dün 6 askeri araçtan oluşan düzenli bir devriye gezdi. Kasaba girişinde birkaç saat durduktan sonra geri çekildi ve  üsse geri döndü. Bu durum, Rus askeri polisinin ve Suriye rejimine bağlı güçlerin bulunduğu bölgelerde ABD’nin bu ay gerçekleştirdiği üçüncü devriye gezisi oldu.

Bununla birlikte, Tel Tamir’e komşu Ebu Rasin ilçesinin Zarkan bölgesinin sakinleri, Türk ordusu ve silahlı grupların kontrolleri altındaki temas noktalarına bitişik köylere silah ve takviye getirdiklerini belirtti. Ayrıca, Anik el-Heva, Tel Muhammed, Babul Hayr ve Umm Aşebe köylerinde Türk ordusunun ve araçlarının yoğun hareketlerine tanık olduklarını, buna Türk güçlerine ait SİHA’ların her gün bölgede uçuşlarının eşlik ettiğini bildirdi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...