8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Temelli’den veda konuşması: Bu halkın hizmetinde olmaya devam edeceğim

Görevi Mithat Sancar’a devredecek olan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “ İki yıl önce başladığımız bu yolda ben Sezai Temelli idim, sizler sayesinde Heval Sezai oldum. bu onurlu halkın hizmetinde olmaya devam edeceğim” dedi.Halkların Demokratik Partisi’nin Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, 4’üncü Büyük Kongresi’nde veda konuşması yaptı. Temelli, kongrenin ardından görevini Mithat Sancar’a devredecek. Temelli, “Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından barış ve özgürlük umudunu büyütmek için gelen değerli dostlar merhaba. İbo’nun, Deniz’in, Mazlum’un, Laz Kemal’in yoldaşları, merhaba. 40 yıllık mücadelenin kararlığını ve yükünü omuzlarında taşıyan analarımız merhaba. Umudu ve enerjisiyle partimizi ayakta tutan, mücadelemizi büyüten gençlere selam olsun. Demokrasi mücadelesini faşizm zindanlarında sürdüren tüm tutsak yoldaşlarıma selam olsun. Evde, işte, fabrikada, sokakta direnerek, onuruna ve onurumuza sahip çıkan kadınlar, işçiler ve ezilen yoldaşlarımız merhaba. Her türlü baskıya ve engellemeye karşı salonumuzu dolduranlara selam olsun” diye seslendi.  

SESİNİZ İMRALI’YA ULAŞTI 

Temelli, şöyle devam etti: “Bu coşku bu heyecan ulaşması gereken her yere çoktan ulaşmıştır. İnanın ki sizin bu coşkunuz İmralı’ya ulaşmıştır, Öcalan’a ulaşmıştır. Yoldaşlarım arkadaşlarım, adaletsizlik eşitsizlik ve sömürü düzeni olan kapitalizm büyük bir kriz içinde. Otoriter liderler her yerde krizi aşmak için savaşı dayatıyorlar. Bu zalimler insanlığın beşiğinde insanlığı boğmak istiyorlar. Üçüncü dünya savaşını halklara ölüm acı ve yoksulluk olarak dayatıyorlar. Ama zulmün büyüğü her yerde direniş de büyüyor. Bu saldırılar akarşı dünyanın her yerinde halklar direniyor. Bu direnişlerin en ön saflarında işçiler yoksullar köylüler ve kadınlar var. Rojava Kadın Devrimi var. AKP’nin yaratmak istediği tekçi asimilasyoncu politikalara karşı Türkiye’de elbette HDP var, siz varsınız. Değerli kadın yoldaşların savaşın yoksulluğun krizin yükünü ise en çok sizler hissediyorsunuz. Yani kadının özgürlüğü var olma hakkı ortadan kaldırılmak isteniyor. HDP olarak kadınların haklı taleplerini bastırmaya çalışan AKP’ye kadın yoldaşlar öncülüğünde cevap vereceğiz.

Buldan: Ülkeyi yönetmeye geliyoruz

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin 4’üncü Olağan Kongresi’nde AKP ve MHP dışında tüm siyasi partilere demokrasi ittifakı çağrısında bulunarak, “Sadece kentleri değil, bizler, artık bu  ülkeyi yöneteceğiz ve yönetmeye geliyoruz” dedi.Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin 4’üncü Olağan Kongresi’nde konuştu. Uzun süre alkışlanan Buldan, salonu dolduran on binleri Kürtçe ve Türkçe selamladı. Tutuklu siyasetçileri selamlayarak devam eden Buldan, “Bedenleri zindanlarda olsa da, yüreğiyle bilinciyle burada bizlerle olan Selahattin Demirtaş’a, Figen Yüksekdağ’a, Sebahat Tuncel’e Abdullah Zeydan’a, Selma Irmak’a, İdris Baluken’e, Aysel Tuğluk’a, Gülser Yıldırım’a, Çağlar Demirel’e, Gültan Kışanak’a, Nurhayat Altun’a, Selçuk Mızraklı’ya, Bekir Kaya’ya ve isimlerini burada sayamadığım bütün yoldaşlarımıza yürek dolusu selam ve sevgilerimi gönderiyorum. HDP fikriyatının büyük emektarı Sayın Abdullah Öcalan’a buradan selam ve saygılarımızı gönderiyorum. Demokrasi mücadelesinde kaybettiğimiz tüm değerlerimizi huzurlarınızda saygıyla, minnetle anıyor ve anıları önünde saygıyla eğiliyorum” ifadelerini kullandı.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...