8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Taliban’dan kaçarak Meksika’ya giden kadın robot bilimcileri konuştu

13-18 yaş arası 20 gençten oluşan “Afgan Hayalperestler” lakaplı kadın robot bilimciler, bilime pek önem vermeyen, kadınlara ise daha da az önem veren Afganistan’daki kadınlar için bir umut ışığıydı.

Fakat 15 Ağustos’ta Taliban’ın hızla iktidarı ele geçirmesi bütün başarılarını tehlikeye attı.

Afganistan’daki binlerce kişi gibi Afgan Hayalperestler’in bir kısmı da, Taliban’ın şiddetinden korktukları için zor bir karar alarak ülkelerini terk etti.

Ekibin kurucusu olan altı kadın, Fatma Karderyan, Lida Azizi, Kevser Ruşen, Meryem Ruşen ve Saghar Salihi bir dünya bürokratik işlemin ardından altı ayrı ülkeden geçip Meksika’dan geçici sığınma izni aldı.

Önümüzdeki günlerde Meksika ve diğer Latin Amerika ülkelerine çok sayıda Afgan sığınmacı ulaşmış olacak.

Ekibin ülkeye gelişinin ardından bir açıklama yapan Meksika Dışişleri Bakanı Marcelo Ebrard, “Onlar Afganistan’daki robot ekibinin bir parçası ve bir hayalleri var: Toplumsal cinsiyet eşitliğinin olduğu bir dünya. Hoş geldiniz” dedi.

Meksika hükümeti ekibe insani vize verdi. Bu vize türüyle ülkede altı ay bulunabilecekler. Vizenin uzatılma ihtimali de var.

Bu süreçte çeşitli kuruluşların yardımları sayesinde kendilerine barınmaları için ev ve beslenmeleri için gıda da verilecek.

Ülkedeki insan hakları örgütleri bir yandan bu gelişmeyi mutlulukla karşılarken diğer yandan Meksika-ABD sınırındaki göçmenlere yapılan muameleyle farkına dikkat çekti.

O bölgedeki göçmenlerin bir kısmı kötü muamele, istismar ve şiddete maruz bırakıldıklarını söylerken bir kısmı da ülkelerine geri gönderiliyor.

Afgan Hayalperestler nasıl kuruldu?

Bu ekip dört yıl önce Digital Citizen Fund adlı sivil toplum örgütünü yöneten teknoloji girişimcisi Rüya Mahbub tarafından kuruldu.

ABD merkezli bu sivil toplum örgütü gelişmekte olan ülkelerdeki kadınların teknolojiye erişimini kolaylaştırmayı ve onlara bilim, mühendislik, robot bilimi ve matematik öğretmeyi hedefliyor.

Genç kadınlar 2017'de Uluslararası Robot Şampiyonası'na katılan ilk Afgan takımını oluşturdu
Fotoğraf altı yazısı,Genç kadınlar 2017’de Uluslararası Robot Şampiyonası’na katılan ilk Afgan takımı oldu

Afganistan’daki projenin merkezi ülkenin batısındaki Herat kentiydi. Projeyle birlikte bir zamanlar kadınların rolünün yalnızca evle sınırlandırıldığı ülkede kadınların toplumdaki gücünü artırmak ve bilime yönelik ilgiyi artırmak da amaçlanıyordu.

Takım kurulduktan kısa bir süre sonra, 2017’de ABD’de Uluslararası Robot Şampiyonası Özel Ödülü’nü kazanınca gençler uluslararası toplumun da ilgisini çekmeye başladı.

Bu ödül pek çok kişi için sürpriz olmuştu. Bunun nedeni yalnızca kadınların temel haklardan mahrum bırakıldığı bir ülkeden geliyor olmaları değildi. ABD’ye ulaşmak için gösterdikleri çaba da ABD’deki insanların onların azmine hayranlık duymasını sağlamıştı.

Turnuvaya Afganistan’dan kabul edilen ilk grup olma başarısını gösterdikten sonra vize işlemleri için evlerinden 800 kilometre ötedeki Kabil’de bulunan ABD Büyükelçiliği’ne gittiler.

Takım ABD'den ödülle döndü
Fotoğraf altı yazısı,Takım ABD’den ödülle döndü

Vize başvuruları reddedildi.

Tekrar başvurdular.

O da reddedildi.

Seyahatleri yalnızca dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın özel davetiyle mümkün oldu.

Ama vize almak aşmaları gereken zorlukların yalnıza bir kısmıydı.

Washington DC’ye uçuşlarından kısa bir süre önce Afgan hükümeti, yarışmada kullanmayı planladıkları malzemelere el koydu.

Washington’a ulaştıklarında, daha ödül kazanmadan bile, aştıkları bu zorluklar nedeniyle ülke basının ilgisini çekmişlerdi.

Covid-19’la mücadele

ABD’nin yanı sıra Afganistan’da da popülerlikleri arttı.

Geçen yıl Covid-19 pandemisi başladığında bir grup doktor, mühendis ve akademisyen ile bir araya gelerek ne yapabilecekleri üzerine kafa yordular.

Afgan Hayalperestler'in yaptığı solunum cihazı
Fotoğraf altı yazısı,Afgan Hayalperestler’in yaptığı solunum cihazı

Herat kentinde solunum cihazı eksikliği yaşanıyordu.

Ekip, Massachusetts Institute of Technology (MIT) mühendislerinin bir solunum cihazı tasarımını, otomobil yedek parçaları kullanarak hayata geçirmeye karar verdi.

ABD’li uzmanlardan prototiplerini kullanmak için izin aldıktan sonra kollarını sıvadılar.

Ekibin büyük bir kısmı Ramazan ayı boyunca oruç tutarken çalışmaya devam etti.

Sosyal mesafe kuralları nedeniyle birbirlerinden ayrı bir şekilde çalışmaları gerekiyordu.

Bazıları yalnızca her birinin geliştirdiği parçanın bir araya getirileceği zaman birbirlerini gördü.

Bazıları da Covid-19’a yakalandı.

Kaçış

Hem ülkelerinde hem de uluslararası alanda tanınırlığı artan ekip üyelerinin çoğu, 2001’de ABD’nin Afganistan’a müdahalesinden sonra doğmuştu.

Meksika'ya varan genç kadınlar "Yalnızca hayatlarımızı değil aynı zamanda hayallerimizi de kurtardınız" dedi
Fotoğraf altı yazısı,Meksika’ya varan genç kadınlar “Yalnızca hayatlarımızı değil aynı zamanda hayallerimizi de kurtardınız” dedi

Taliban’ın tekrar iktidarı ele geçirmesiyle hedef haline gelmekten korktular.

Ülkeyi terk etmek için yaptıkları birkaç başarısız girişimin ardından ekibin dokuz üyesi Digital Citizen Fund’ın yardımıyla Katar’a uçtu.

BBC’ye konuşan Digital Citizen Fund Yönetim Kurulu Üyesi Elizabeth Schaeffer, “Kabil’in düşeceğini duyduğumuzda Katar Dışişleri Bakanlığı ile iletişime geçerek onları derhal ülke dışına çıkarmak için vize işlemlerini başlattık” dedi.

Gençler Katar’a ulaştıklarında Meksika’nın sığınma taleplerini kabul ettiklerini öğrendi.

Başkent Meksiko’ya uçtuktan sonra bir basın toplantısı düzenleyen gençler “Yalnızca hayatlarımızı değil, aynı zamanda gerçekleştirmeye çalıştığımız hayallerimizi de kurtardınız” ifadelerini kullandı.

‘Hikayemiz kötü bitmeyecek’

Taliban’ın dönüşüyle ülkelerindeki durumun aleyhlerine döndüğünü, Taliban’ın şeriat yorumuyla yönetilen ülkede bilim üzerine çalışma yapmalarının çok zor olacağını belirten gençler “O rejimde kızlar büyük zorluklar yaşayacak, bu yüzden burada olduğumuz için minnettarız” dedi ve ekledi:

“Hikayemiz Taliban nedeniyle kötü bir sonla bitmeyecek.”

Uluslararası basında çıkan haberlere göre Afgan Hayalperestler şimdiden ABD’de bulunan birden fazla üniversiteden burs teklifi almış durumda.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...