8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Suriye’nin yeni ordusunda ilk terfiler açıklandı: 7’si Suriyeli olmayan yabancı cihatçılardan

Şam’da yeni kurulan geçiş hükümetine bağlı Savunma Bakanlığına geçen Pazar günü Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) komutanlarından Murhaf Ebu Kasra atanmıştı. Murhaf Ebu Kasra’ya tuğgenerallik rütbesi verildi.

Ardından ordu bünyesindeki ilk terfi ve atamalar gerçekleştirildi. Başkomutan sıfatıyla Ahmed eş-Şera, diğer adıyla Ebu Muhammed el-Colani imzasıyla yeni bir kararname yayınlanarak 49 kişilik bir atama listesi yayınlandı. Karar, Mart ayına kadar geçerliliğini koruyacak.

Buna göre yeni ordunun komuta kademesinde Suriyeli olmayan yedi yabancı cihatçı da yer alıyor. Bunlar HTŞ bünyesindeki silahlı gruplardan Arnavut, Türkmenistanlı, Doğu Türkistan, Ürdün, Fas ve Mısırlı isimler.

Yeni komuta kademesinde yer alan ve terfii yapan diğer yabancı isimler ise şöyle:

Filistin asıllı Ürdünlü isim general oldu

Kararnameye göre, Abdulrahman Hüseyin Hatib, tuğgeneral olarak atandı.

Ebu Hüseyin Ürdüni adıyla bilinen Abdulrahman Hüseyin Hatib, Ürdün vatandaşlığına sahip bir Filistinli. 2013 yılından bu yana Suriye’de bulunan Hatib, Ürdün Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur.

Ebu Hüseyin, selefi cihatçı bir isim olarak öne çıkıyor. Kendisi HTŞ lideri Ebu Muhammed Colani’ye yakın bir isim.

Hatib, silahlı gruplar arasındaki çelişkileri denetlemekle görevli. Kendisi şu an HTŞ’nin askerî konseyinde yer alıyor.

Abdulaziz Davut Hudaberdi (Ebu Muhammed Türkistani): Türkistanlı, tuğgeneral olarak atandı.

Ömer Muhammed Çifetçi (Muhtar Turkî): Doğu Türksitan-Çin vatandaşı ve tuğgeneral olarak atandı.

Abdul Semriz Bişari: Arnavut vatandaşı, albay olarak atandı.

Mevlan Tirsun Abdulsamet: Tacik vatandaşı, albay olarak atandı.

Ala Muhammed Abdulbaki: Mısırlı, albay olarak atandı.

İbniyan Ahmed Hariri: Ürdün vatandaşı, albay oldu.

Kararname, “Suriye ordusunun ve silahlı güçlerin yeniden yapılandırılması ve modernizasyonu süreci” kapsamında çıkarılan 8 numaralı kararla duyuruldu.

Kararnamede, bu terfilerin “din ve vatana hizmet için adanmışlık ruhunu sürdürmek” amacıyla yapıldığı belirtiliyor.

Ahmed Şera’in genel komutan sıfatıyla imzaladığı kararname

Yeni Savunma Bakanı tuğgeneral rütbesi aldı

Bu kararname çerçevesinde, Murhaf Ahmed Ebu Kasra ve Ali Nureddin Nasan tuğgeneral rütbesine yükseltilirken 42’den fazla subayın rütbeleri albay seviyesine çıkarıldı.

Ebu Kasra, daha önce Suriye silahlı muhalefetinin önemli liderlerinden biri olarak Heyet Tahrir el-Şam grubunun genel askerî kanat komutanlığını yürütmüştü.

Aynı zamanda, “Düşmanı Caydırma Operasyonu” adlı harekatta, Suriye rejimine karşı liderlik yapan öne çıkan askerî yöneticilerden biri olmuştu.

Eğitimini tarım mühendisliği alanında tamamlayan Ebu Kasra, Şam Üniversitesi’nden lisans derecesi aldı.

Yeni Genelkurmay Başkanı beli oldu

Kararnameye göre, Ali Nuraddin Nasan’ın askerî rütbesi tuğgeneral seviyesine yükseltildi. Nasan, Suriye rejiminin çöküşünden sonra kurulan yeni ordu çatısı altında Genelkurmay Başkanlığı görevini üstlenecek.

Ali Nuraddin Nasan, Hama yakınlarındaki Tayyib el-İmam şehrinden bir isim ve HTŞ’nin önde gelen askerî liderlerinden biri olarak biliniyor.

Bu rütbe terfisi ve görevlendirme, HTŞ ve müttefik grupların liderlik ettiği yeni ordunun yapısında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Aynı zamanda, Beşar Esad rejimin döneminde ordudan firar etmiş isim de yeni orduda görev bekliyor.

Esad ordusundan ayrılan subaylardan öne çıkan isimler

Teğmen Muhammed Hac Ali, 1977 yılında askeri okuldan mezun oldu ve Şam’daki askeri akademiye katıldı.

2005-2008 yılları arasında makinize tugayına geçti ve daha sonra Milli Savunma Koleji’nde müdürlük yaptı.

2 Ağustos 2012 tarihinde, Usame İbni Zeyid’in grubu ile birlikte, Yermuk bölgesinin komutanı olarak Dera’da Esad rejiminin ordusundan ayrıldığını duyurdu. Ürdün ve Türkiye’ye geçtikten sonra, Ulusal Koalisyon ’un üyesi oldu.

Hac Ali, ordudan ayrılan bazı diğer subaylarla birlikte, Dera ilinde birkaç grubun birleşmesiyle 5 Aralık 2013’te Cisir Hawrani Tugayı’nı kurdu ve bu grubun komutanı oldu. Ayrıca, 4 Haziran 2016’da karşı taarruz birliklerini kurdu.

General Muhammed Hac Ali, birkaç kez “özgür orduyu” yani Esad ordusundan ayrılan subayları birleştirmek için girişimlerde bulundu.

 İlk olarak, 22 Ağustos 2017’de Suriye’de “birleşik ordu” adlı oluşumu duyurdu, ardından 19 Ocak 2017’de ayrılan subaylar için bir milli toplantı çağrısı yaptı. Ayrıca, 21 Ağustos 2021’deki Suriye Ulusal Kongresi’nin düzenleyicilerinden biri oldu.

Tuğgeneral Muhammed, Facebook sayfasında, önümüzdeki Çarşamba günü Şam’a döneceğini duyurdu.

Albay Riyad Esad da, eski Suriye Hava Kuvvetleri komutanı ve Özgür Suriye Ordusu’nun kurucusudur. Teğmen Faris Beyoş, Albay Cemil Salih ve diğer birçok kişi de yer alıyor.

Suriye’de silahlı grupların lağvedilmesi

22 Aralık 2024 tarihinde, Ahmed Şera, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yaptığı görüşmenin ardından, Şam’da düzenlenen basın toplantısında, “Hiçbir şekilde dışarıdan silahlı bir grubun devletin otoritesinin dışında faaliyet göstermesine izin verilmeyecektir.

Bunlar ister devrimci gruplar ve isterse de Demokratik Suriye Güçleri’nin kontrolü altındaki bölgelerde bulunan gruplar olsun” açıklamasını yaptı.

Şera, operasyon başlatılmadan önce tüm gruplarla anlaştıklarını ve operasyon tamamlandıktan sonra tüm güçlerin Savunma Bakanlığı çatısı altında ve tek bir genel komutanın emrinde toplanması gerektiğini belirtti.

Aynı gün, Suriye resmi ajansı, Ahmed Şera’nın silahlı grupların liderleri ile görüştüğü ve bu grupların lağvedilmesi konusunda anlaşma sağlandığını” açıkladı.

Suriye resmi medyası, Ahmed Şera ile görüşen tüm bu grupların Suriye hükümetinin güvenlik güçleriyle birlikte çalışacaklarını ve Suriye Savunma Bakanlığı’nın denetiminde olacaklarını bildirdi.

SDG ve HTŞ dışında, Suriye’deki diğer gruplar arasında Suriye Milli Ordusu, Suriye Özgür Ordusu, Ehrar Şam, Ulusal Devrim Koalisyonu ve diğer bazı gruplar yer alıyor.

8 Aralık’ta HTŞ liderliğindeki gruplar 14 gün süren saldırıların ardından Şam’ı kontrol ederek, Esad ailesinin 53 yıllık iktidarını devirdi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...