8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Sudani arabuluculuğunda, Erdoğan ile Esad’ı bir araya getiremediği gerekçeyi anlattı

Irak Başbakanı Sudani, daha önce Suriye ve Türkiye’yi yakınlaştırmak için üç defa girişimde bulunduğunu, Ankara’nın bu konuda istekli olduğunu ancak Beşar Esad’ın bazı şartlar sunduğunu ve “terörle mücadele” konusunda anlaşmazlık yaşandığını söyledi.

Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, Irakiye Haber Kanalı’na verdiği özel röportajda Suriye’de yaşanan gelişmeler ve Irak’ın bu konudaki tutumu hakkında açıklamalarda bulundu.

Beşar Esad’ın devrilmesi ile sonuçlanan gelişmelerden önce Türkiye ve Suriye liderlerine ilişkilerin yeniden kurulması talebinde bulunduğunu anlatan Sudani, bunu engelleyen sebeplerin detaylarını açıkladı.

“Erdoğan olumlu yaklaştı, Esad şart koştu”

Sudani, “Geçtiğimiz Nisan ayında Bağdat’a yaptığı ziyarette Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Suriye ile ilişkilerin yeniden kurulmasının önemini ilettim ve kendisi buna olumlu yaklaştı. Esad’a ise Bağdat’ta Irak, Türkiye ve Suriye dışişleri bakanları düzeyinde bir toplantı gerçekleştirmeyi teklif ettim. Başlangıçta olumlu yaklaştı ancak bazı şartları vardı” dedi.

Başbakan Sudani, söz konusu şartları ise şöyle açıkladı:

“Esad ile Bağdat’ta dışişleri bakanları düzeyinde bir toplantı düzenlenmesi için üç kez girişimde bulundum. Türk tarafı bu konuda olumlu yaklaştı. Türkiye, ülkesindeki Suriyeli göçmenlerin geri dönmesini ve terörle ortak mücadele edilmesini şart koştu.

Suriye tarafı ise, Türkiye’nin şartları arasında yer alan mültecilerin geri dönüşü konusunda hemfikir olduğunu belirtti. Ancak terörle mücadelenin genel olarak ele alınması gerektiğini, sadece PKK ile değil, diğer silahlı gruplarla da mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu da anlaşmazlık noktası oldu.”

“Bu üç girişimden sonra Ankara ile Şam’ın aynı masada oturması mümkün olmadı” diyen Sudani, Bağdat’ın taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını gidermek için önemli çaba sarf ettiğini belirtti.

“Yaşananlar sürpriz olmadı”

Sudani, “Suriye’nin içinde bulunduğu durum göz önüne alındığında yaşananlar sürpriz olmadı” dedi.

Mevcut durumda Suriye’nin iç işlerine karışmama gibi net bir tutuma sahip olduklarını vurgulayan Sudani, “Karar, kendi tercihlerini belirleyecek olan Suriye halkına bırakılmalıdır” dedi.

Başbakan Sudani sözlerine şunları ekledi:

“Suriye’deki gelişmelerden silahlı grupların ve IŞİD terör örgütü unsurlarının varlığı nedeniyle endişeliyiz. IŞİD’in hareketlerini takip ediyoruz. Ürdün ve uluslararası koalisyonla ortak operasyonlara başladık. Suriye topraklarının birliği ve bütünlüğü ile Suriye halkının iradesine saygı gösterilmesine önem veriyoruz. Müdahale etmeksizin Suriye’de kapsamlı bir siyasi süreci desteklemeye hazırız.”

“Türkiye’nin Suriye topraklarında bulunması kabul edilemez”

Sudani, Ürdün’deki toplantıda Suriye’nin istikrarı ve siyasi sürecin başlatılması için temel ilkeleri içeren belge sunduklarını söyledi.

Suriye’nin uluslararası koalisyon ile ilişkilerini düzenlenmesinin ülkenin istikrarı ve silahın devlet tarafından kontrol altına alınması şartına bağlı olduğunu kaydeden Sudani, “Türkiye’nin Suriye’nin iç işlerine müdahale etmesi veya topraklarında bulunması kabul edilemez” şeklinde konuştu.

Başbakan Sudani, “Irak ve Arap ülkelerinin temel hedefi, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve güvenliğidir” dedi.

Sudani, Heyet Tahrir eş-Şam lideri EbuMuhammed Colani ile temas kurduğu iddialarını reddederek, “Suriye’deki durum 2003 sonrası Irak’ın durumuna benziyor. Bu yüzden aynı hatalara düşmemek için tecrübelerimizi paylaşmaya hazırız ve Suriye’ye karşı dostane ülkelerle ortak bir tutum benimsemeliyiz” dedi.

Sudani, “Diplomatik misyonumuz Şam’da görevine başladı” bilgisini paylaştı.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...