9 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Silahlı gruplara operasyon

Afrika ülkeleri Fas ve Etiyopya ülkelerinde bulunan silahlı gruplarla çatışmalara girdi. Fas’ta Kerkerat Sınır Kapısı’nın kontrolünü elinde tutan Polisario Cephesi’ne karşı operasyon yürütülürken Etiyopya’da ise hükümeti meşru görmeyen Tigray Halk Kurtuluş Cephesi hedef alındı, çatışmadan etkilenen binlerce sivil Sudan’a kaçtı.

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Kuzey Afrika ülkesi Fas ve Doğu Afrika ülkesi Etiyopya’da hükümet güçleriyle silahlı gruplar arasında çatışmalar yaşanıyor. Fas hükümeti, Kerkerat Sınır Kapısı’ndan geçişleri engellediği gerekçesiyle ateşkesi bozarak Polisario Cephesi’ne karşı operasyon başlattı, silahlı grup “savaş durumu” ilan etti. Etiyopya’da ise federal ordu birlikleri ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi arasında hafta başından bu yana çatışmalar devam ederken binlerce sivil Sudan’a göç ediyor.

SINIR KAPISI KRİZİ

Fas’ta önceki gün ordu yetkilileri, Fas haber ajansı (MAP) aracılığıyla Polisario Cephesi’nin kontrolünde bulunan Kerkerat Sınır Kapısı’na operasyon başlattığını duyurdu. İki taraf arasında 30 yıldır devam eden ateşkesi ihlal ederek silahlı grupla çatışmaya giren hükümet güçleri, söz konusu sınır kapısını ele geçirdiğini duyurdu.

‘SAVAŞ BAŞLADI’

Moritanya’ya açılan sınır kapısında 21 ekimden bu yana geçişlere izin vermeyen Polisario Cephesi ise ordu birliklerinin bu açıklamasını yalanlayarak “Savaş başladı” açıklamasında bulundu. Silahlı grubun sözcüsü Hamade ed-Daf, “Özgürlük, onur ve egemenlik yolundaki meşru hakkını savunan halkımıza karşı savaş patlak verdi. Fas yönetimi, bölgeyi kontrol altına almak için sonunda ateşkesi dinamitledi” tepkisi verdi.

‘BM’YLE DİYALOG İÇİNDEYİZ’

Fas Başbakanı Sadeddin el Osmani ise “Fas’ın, ayrılıkçı Polisario Cephesi’nin Kerkerat Sınır Kapısı’ndan çekilmesi için tüm barışçıl yöntemleri kullanmasının ardından ordunun müdahalesi gerçekleşti” diyerek operasyonu savundu. El Osmani, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM Güvenlik Konseyi üyeleriyle konuya ilişkin diyalog içinde bulunduklarını aktardı.

ETİYOPYA’DA AĞIR ÇATIŞMA

Etiyopya’nın doğusunda ise bölgede faaliyet gösteren Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile hükümet güçleri arasında çatışmalar yaşanıyor. Komşusu Eritre ile yaptığı barış anlaşması sonrası geçen yıl Nobel Barış Ödülü alan Başbakan Abiy Ahmed hükümeti ise uluslararası örgütler tarafından “diyalog çağrılarına kulak asmamak” ile eleştiriliyor.

Seçimleri ertelediği için hükümetin gayrimeşru olduğunu ileri süren TPLF ise eylülde yerel yönetim seçimlerini yapmış ve kazanmıştı. Seçimlerin ardından ulusal meclis, yerel idareyle tüm bağların koparıldığını duyurmuştu. Hükümet ise bu hamle karşılığında TPLF ile şiddetli çatışmalara girmeye karar verdi.

SİVİLLER KAÇIYOR

Ancak ülkenin doğusundaki çatışmalardan sivil halk ciddi derecede etkilendi. Hafta başından bu yana yaklaşık 3 bin kişinin Sudan’a sığındığı belirlenirken hükümete de “savaş suçu” uyarısı yapıldı. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, önceki gün “Çatışmaların tamamen kontrolden çıkarak ağır kayıplara ve yıkımlara yol açması ve ayrıca Etiyopya içinde ve sınırlarının ötesinde kitlesel yer değiştirmelerle sonuçlanması riski var” açıklaması yapmıştı.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...