9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Senato Biden’in ekibini onaylamaya başladı

ABD Başkanı Joe Biden’ın Savunma Bakanı adayı emekli General Lloyd Austin için nihai onay oylaması, ABD Senatosu’nda Cuma sabahı yapılacak.

ABD Kongresi’nin her iki kanadı Perşembe günü General Austin’in Savunma Bakanı olabilmesi için gereken yasal muafiyeti onayladı. ABD güçlerinin Ortadoğu ve Güney Asya’daki eski komutanı olan General Austin’in ordudan emekli olmasının üzerinden yedi yıldan uzun süre geçmediği için bakanlık koltuğuna oturmadan önce bu muafiyetin onaylanması gerekiyordu.

Austin, Senato’dan onay alması durumunda ABD Savunma Bakanlığı’nın başına getirilen ilk siyah olacak.

Senato’nun yeni Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, Perşembe günü senatörlere hitaben yaptığı konuşmada, “İktidar bir yönetimden diğerine geçerken ülkemizin güvenliğini sağlama görevine ara verilemez ya da bu görevde aksamalar yaşanamaz” dedi. Schumer, İç Güvenlik, Dışişleri ve Maliye Bakanlıkları’nın başına getirilecek adayların hızla onaylanması çağrısında bulundu.

Schumer, “Yabancı düşmanlar bu geçiş sürecini suistimal etmeye çalışacaktır. Amerika’nın askeri politikalarının, istihbarat ve ulusal güvenlik önceliklerinin bu tür personel gecikmeleriyle sekteye uğramasına izin veremeyiz” şeklinde konuştu.

ABD Senatosu’nun eski Büyükelçi William Burns’ün CIA başkanlığı gibi diğer kilit adayların onay sürecinin tamamlanması için de hızla harekete geçmesi bekleniyor.

Haines onaylandı

Biden’ın ulusal güvenlik ekibinin kilit isimlerinden Avril Haines ise Senato olayını aldı.

Ulusal İstihbarat Direktörü Avril Haines, Biden’ın önemli makamlara aday gösterdiği isimler arasında onay alan ilk yetkili oldu. ABD’nin ilk kadın Ulusal İstihbarat Direktörü olan Haines, Senato’da 10 oya karşı 84 oyla onay almasının üzerinden 24 saatten az süre geçtikten sonra yemin ederek görevine başladı.

Haines, yemin ettikten kısa süre sonra Başkan’ın günlük istihbarat brifingine katıldı ve yaptığı açıklamayla ABD’nin istihbarat dairelerine seslenerek, yaptıkları işin “ülkenin güvenlik ve refahı için daha önce hiç olmadığı kadar hayati önem taşıdığını” belirtti.

Haines’in hızla onaylanması, “Amerika’nın boşa harcayacak zamanı olmadığını” vurgulayan Cumhuriyetçi ve Demokrat Partili Kongre üyelerinin övgüsünü kazandı.

Senato İstihbarat Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Partili üyesi Florida Senatörü Marco Rubio, nihai oylamanın sonucu açıklanmadan önce, “Senato’daki meslektaşlarımın Ulusal İstihbarat Direktörü Haines’ın hızla onay alması için bana katılmaları nedeniyle memnunum. Düşmanlarımız yeni yönetimin kritik makamlara getirilmesini bir kenara çekilip beklemeyecek” dedi.

Senato İstihbarat Komisyonu’nun Demokrat Partili kıdemli üyesi Virginia Senatörü Mark Warner da Haines’in onay sürecinin partilerüstü uzlaşma ile ilerletilmesini övdü ve Haines’in Amerika’nın bir numaralı istihbarat yetkilisi olarak oynayacağı rolün “kritik önem taşıdığını” kaydetti.

Warner, “İstihbarat örgütleri, dört yıl boyunca kasten verilen zarardan sonra Senato onayı almış, güçlü bir lider tarafından yönetilmeyi ve yeniden canlandırılmayı hak ediyor” dedi.

Başkan Biden’ın ulusal güvenlik ekibi, Corona virüsü pandemisi ve Amerika’nın hasmı olan ülkelerin oluşturduğu tehditler nedeniyle şimdiden bazı zorluklarla karşı karşıya.

Biden yönetimi, Perşembe günü, Rusya ve Amerika arasındaki son silah anlaşmalarından biri olan Yeni Stratejik Nükleer Silahların İndirimi Antlaşması’nın (New START) beş yıl süreyle uzatılmasını planladığını açıkladı.
Amerika ve Rusya’nın sahip olabileceği nükleer başlık sayısını 1.550 ile sınırlandıran ve füze fırlatma sistemlerine kısıtlama getiren anlaşmanın süresi Şubat ayında doluyor.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki, Perşembe günü, Biden’ın, istihbarat örgütlerinden Rusya’nın şüpheli eylemlerini değerlendirmeye almaları için talimat verdiğini söyledi. Sözkonusu eylemler arasında SolarWinds siber saldırısı, Kasım seçimlerine müdahale, Rus muhalif lider Alexei Navalny’ye karşı kimyasal silah kullanılması ve Afganistan’daki Amerikan askerlerinin başına ödül konması iddiası yer alıyor.

CIA eski Başkan Vekili ve Beyaz Saray eski danışmanlarından Avril Haines, Salı günkü onay oturumunda Senato üyelerine özellikle Rusya’nın yürüttüğü etki operasyonlarının kaygı kaynağı olduğunu söyledi.

Haines, “Rusya’nın çeşitli kampanyalarda aktif olarak kullandığı yöntemlerin ülkemizdeki bölünmeleri arttırdığına ve aşırıcılığı körüklediğine kesinlikle tanık oldum” dedi.

Austin’in öncelikleri

Emekli General Lloyd Austin de Salı günkü onay oturumunda yaptığı konuşmada Kremlin’e karşı dikkatli olunması gerektiği mesajı verdi ve Rusya’nın “gerilemekte olan” bir güç olmasına rağmen siber alanda “çok büyük hasara yol açabileceğini” vurguladı.

Hem Haines hem de Austin, istihbarat örgütleri ve orduya yeniden güven ve inanç kazandırmak amacıyla bu kurumların iç işleyişlerine odaklanacaklarını kaydetti.

Haines, “Ulusal İstihbarat Direktörü, etkili olmak için gerçekleri konuşmaktan asla kaçınmamalıdır. Asla. Özellikle de gerçekleri söylemenin rahatsızlık verici ya da zor olduğu zamanlarda” dedi.

Austin ise ordu içinde aşırıcılık yanlılığını ve yasadışı davranışları sona erdirmeyi bir öncelik haline getireceğini belirtti.

Austin, “Savunma Bakanlığı’nın görevi Amerika’yı düşmanlarından korumaktır, ama bunu bu düşmanların bazıları kendi içimizde yer aldığı sürece yapamayız” dedi.

“Aşırıcılığın ABD ordusunda yeri yoktur” şeklinde konuşan Austin, “Ordu içinde cinsel saldırıların, ırkçıların ve aşırılık yanlılarının kökünü kazımak, nitelikli ve istekli olan herkesin ülkeye hizmet etme fırsatı yakalayacağı bir ortam oluşturmak için mücadele edeceğim” dedi.

VOA, iznews

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...