8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Sedat Peker’den Ümitcan Uygun paylaşımı: Neden tutuklanmadığını anlatacağım

Sedat Peker, sosyal medya hesabından dikkat çeken paylaşımlarda bulundu. Aleyna Çakır’ın ölümünün baş şüphelisi Ümitcan Uygun’un neden tutuklanamadığına değineceğini aktaran Peker, “Esra Hankulu isimli bir kızımızın daha ölümüne nasıl sebep olabildiğini öğreneceksiniz” ifadelerini kullandı.

Organize suç örgütü liderliğinden hüküm giyen Sedat Peker, cumartesi günü ses kayıtlı ve WhatsApp yazışmalarının olduğu bir paylaşım yapacağını duyurdu.

ÜMİTCAN UYGUN KONUSUNA DEĞİNECEK

Paylaşımlarında Aleyna Çakır’ın ölümünün baş şüphelisi Ümitcan Uygun’un neden tutuklanamadığını açıklayacağını ifade eden Peker, “Esra Hankulu isimli bir kızımızın daha ölümüne nasıl sebep olabildiğini öğreneceksiniz” dedi.

AKŞAM EVE GİTTİ, SABAH AYRILDI

Türkiye’nin Aleyna Çakır cinayetiyle tanıdığı ve ardından yaşanan olaylarla sık sık gündeme gelen Ümitcan Uygun, bu sefer de kız arkadaşı olduğu iddia edilen Esra Hankulu’nun evinde ölü bulunması olayıyla ilgili gözaltına alındı. Ümitcan Uygun’un akşam saatlerinde evine gittiği sabah da evinden ayrıldığı iddia edilen Esra Hankulu, kendi odasında ağzından kan gelmiş halde ölü bulundu.

GÖZALTINA ALINIP SERBEST BIRAKILMIŞTI

Kamuoyunda Aleyna Çakır olarak bilinen Sema Esen’in geçen yıl 3 Haziran’da Keçiören’deki evinde ölü bulunmasıyla ilgili soruşturmada, sevgilisi olduğu belirtilen Ümitcan Uygun gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı.

TALİHSİZ KIZA ŞİDDET UYGULADIĞI GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI

Çakır’a şiddet uyguladığı anlara ait görüntülerin sosyal medyada yer alması ardından ifadesi alınıp serbest bırakılan Ümitcan Uygun, iki kadınla birlikte uyuşturucu madde kullandığına ilişkin görüntülerin sosyal medyada paylaşılması üzerine 10 Ocak’ta yeniden gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Uygun, ‘uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak ve kullanılmasını alenen özendirmek’ suçundan tutuklandı.

17 TEMMUZ’DA TAHLİYE EDİLDİ

Ölümünden önce Aleyna Çakır’a uyguladığı şiddet anı görüntülerine ilişkin hakkında açılan dava devam eden Ümitcan Uygun, tutuklu bulunduğu uyuşturucu dosyasında avukatının itirazı üzerine 17 Temmuz’da tahliye edildi.

EN SON UYGUN İLE GÖRÜŞTÜĞÜ BELİRLENDİ

Ankara polisi, önceki gece Mamak ilçesi Akdere Mahallesi’nde ihbar üzerine girdiği evde bir kadın cesediyle karşılaştı. İnceleme sonucunda ölen kişinin Esra Hankulu olduğu belirlendi. Soruşturmayı derinleştiren polis, tanık ifadelerinden Hankulu’nun en son Ümitcan Uygun ile görüştüğünü belirledi.

GECEYİ ARKADAŞLARIYLA BİRLİKTE GEÇİRDİ

Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, Hankulu’nun ölümünün ilk belirlemelere göre uyuşturucu kullanımından kaynaklandığı tespit edildi. Ancak ölümü şüpheli görülen Hankulu’nun aynı gece arkadaşlarını arayarak psikolojisinin iyi olmadığını ve babasının mezarına gitmek istediğini söylediği belirtildi. Arkadaşlarının o gece Hankulu’nun yanına giderek geceyi birlikte geçirdikleri öğrenildi.

ARKADAŞLARININ İFADESİ, EVDE OLDUĞUNU DOĞRULADI

Poliste ifade veren arkadaşlarının, aynı gece Ümitcan Uygun’un da evde bulunduğunu, Uygun’un sabah kendileri uyanmadan Hankulu’nun odasından ayrıldığını iddia ettiler. Ayrıca Hankulu’nun yanında cep telefonunun bulunamadığı öğrenildi.

ANNESİNİN İNTİHAR OLAYI DA ÇOK TARTIŞILDI

Ümitcan Uygun’un çocuk esirgeme yurtlarında öğretmen olarak çalışan annesi Gülay Uygun, 17 Eylül 2020’de Ankara’nın Keçiören ilçesinde kafasından silahla vurulmuş şekilde ölü olarak bulunmuştu. Eşinin ölümünden sonra açıklama yapan Ümitcan Uygun’un babası, eşinin ölmeden önce “Ölümümden Müge Anlı suçludur” yazılı bir not bıraktığını ileri sürmüştü.

ÜMİTCAN UYGUN’A TEPKİLER DİNMİYOR

Bir kadının daha öldürülmesi olayına karışan Ümitcan Uygun’a tepki dinmiyor. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, Aleyna Çakır ve Esra Hankulu’nun vefat etmesi olayına isimi karışan Uygun’un serbest bırakılmamasına yönelik ifadeler kullandı. Hayatını kaybeden Aleyna Çakır olarak bilinen Sema Esen’in babası Mehmet Esen de Uygun’un serbest bırakılmaması ve hak ettiği cezayı alması gerektiğini söyledi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...