8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Otobüs yolculuğunda koronavirüs önlemleri belirlendi

Şehirlerarası seyahat yasağının kaldırılacak olmasının ardından otobüs şirketleri de hijyen kurallarını belirledi. Personel siperlik kullanacak. Otobüsler yüzde 50 dolulukla çalışacak. Yolcular iniş ve binişlerde sadece arka kapıyı kullanacak.

Sabah’tan Betül Alakent’in haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şehirlerarası seyahat yasağının 1 Haziran’dan itibaren kaldırılacağını açıklamasının ardından ulaştırma sektörü de yeni normal için hazırlıklarını tamamladı.

Virüsle mücadele için İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları, Ulaştırma Bakanlığı ve Türkiye Otobüsçüler Federasyonu’nun (TOF) görüşünü alarak hijyen genelgesi hazırladı. Buna göre, otogarlarda açılıştan önce tüm alanların ve yüzeylerin temizlik ve dezenfekte işlemleri yapılmış olacak. 24 saat hizmet veren yerlerde bu işlem günde üç kere yapılacak. Tuvaletlerde sabun, dezenfektan ve kağıt mendil bulundurulacak, el kurutma makineleri kullanılmayacak. Mola yerlerinde masalar her seferinde dezenfekte edilecek, yemek malzemeleri kaşık çatal bıçak kapalı paketler içinde servis edilecek. Masalarda tuzluk ve biberlik bulundurulmayacak

Personel kişisel hijyen işlemlerini tamamlayarak maskeyle işbaşı yapacak, ayrıca yüz siperliği kullanacak. Yolcu salonlarında, restoranlarda, girişlerde, çıkışlarda, oturma düzeninde sosyal yaklaşma mesafesi şartları uygulanacak.

Maskesiz yolcuya bilet satılmayacak

Acentelerde, otogarlarda ve mola yerlerinde yeterli sayıda ateş ölçer bulundurulacak personel ve yolcuları ateş ölçümleri yapılacak. Acente girişinde yolcuların kolayca erişebileceği dezenfektan malzemesi bulundurulacak ve kullanılması için yolcular ikaz edilecek.

Yolcular maske kullanma konusunda uyarılacak, maskesiz yolculara bilet satışı yapılmayacak, hizmet verilmeyecek. Sosyal yaklaşma mesafesi, maske, dezenfektan ve salgınla ilgili uyarılar için afiş ve panolar yer alacak. Ara duraklardan binen yolcular için aynı işlemler yapılacak.

Muavin için eldiven zorunluluğu

Otobüsteki raflara alınan bagajlar dezenfekte edilerek alınacak, büyük hacimli bagajlar otobüs içine alınmayacak. Toplam koltuk kapasitesinin yarısından fazla yolcu olmayacak. Araçlarda tavan havalandırma kapakları yol boyunca açık tutulacak.

Yolcular iniş ve binişlerde yalnız arka kapıyı kullanacak. Bagaj hizmetlerinde her seferinde değiştirilmek üzere eldiven kullanılacak. Otobüslerde ambalajlı içecekler dışında ikram yapılmayacak, ikramlarla birlikte her yolcuya dezenfektan mendil verilecek.

Ateşi olanın seyahati engellenecek

Sorumlu yöneticiler, personel ve yolcular için ateş ölçer bulunduracak, personel işbaşı yapmadan önce ateş ölçümü yapılacak. Yolcuların bilet satış noktalarında, servis araçlarına ve otobüslere binmeden önce temassız ateş ölçümleri yapılacak. Ateşi yüksek çıkan yolcular ve personel şüpheli durumlarda yöneticilere bilgi verilerek çalışmaları veya seyahatleri engellenecek ve yasal prosedürler işletilecek.

‘Günlük 500 bin kişi seyahat edecek’

TOF Başkanı Mustafa Yıldırım, Erdoğan’ın açıklamasının ardından belirsizliklerin kalktığını belirterek, “Açıklama sonrasında hayat eve sığmadı, dün gece internet bilet satışlarında talep patlaması oldu. Bütün firmalar seferlerini açmaya başladı. Haziran ayının ilk gününden itibaren tatil yöreleri başta olmak üzere Türkiye’nin her yerine beklenenin üzerinde talep olmaya başladık. Bu günden itibaren Türkiye yerinden oynayacak” dedi.

İkinci dalga olmazsa yoğun bir yaz sezonu beklediklerini anlatan Yıldırım, haziran, temmuz, ağustos aylarında günde ortalama 500 bin kişinin otobüsle seyahat edeceğine dikkat çekti. Yüzde 50 kısıtlama olduğuna dikkat çeken Yıldırım, yoğun talebi karşılamak için ek seferler düzenleyeceklerini aktardı.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...