8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Neçirvan Barzani: Bağdat, Erbil ile ilişkilerinde federal bir devlet gibi davranmıyor

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Bağdat’ın Erbil ile ilişkilerinde federal bir devlet gibi davranmadığını söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un resmi davetlisi olarak Paris’e giden Neçirvan Barzani, basın toplantısı düzenledi.

Barzani, “Başkan Macron Irak’ta 2017 yılındaki siyasi süreçte Erbil ile Bağdar arasındaki sorunların çözümünde önemli bir rol oynadı. Onun desteği olmasaydı sorunların üstesinden gelmemiz zorlaşırdı” dedi.

Fransa’nın terör ile mücadelede Kürdistan Bölgesi ve Irak’a yardım etmeye devam edeceğini belirten Barzani, Macron’un Irak’ta siyasi, iktisadi ve güvenlik anlamında istikrarın sağlanması için ciddi bir duruşa sahip olduğunu ifade etti.

Barzani, “Irak’ta Kürt, Türkmen, Hristiyanlar ve tüm bileşenlerin geleceğini güvende görmesi için müzakere masasında ciddi bir şekilde konuşulmalı. Fransa, tüm Iraklılar için daha güzel bir gelecek hedefleyerek, Irak’taki sorunları çözmek için ‘açık fikirli müzakerelerin’ ciddi bir destekçisi olabilir” diye konuştu.

Macron’un resmi davetlisi olarak önceki gün Paris’e giden Başkan Barzani, dün Cumhurbaşkanı Macron ve Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ile bir görüşme gerçekleştirdi.

Kürdistan Bölgesi ile Fransa arasında tarihi dostluk ilişkileri bulunuyor.

“Kürtlerin annesi” olarak da bilinen Fransa’nın Eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand’ın eşi Danielle Mitterrand, 1988 yılında Enfal Soykırımının yaşandığı günlerde Kürdistan halkının yardımına koştu.

1991 yılında Kürdistan halkı Irak’taki Baas rejimi tarafından büyük göçe zorlandığında Fransa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) bölgede “uçuşa yasak bölge” kararını çıkarmasında önemli rol oynadı.

Yine Danielle Mitterrand o dönemde kampları ziyaret ederek bir grup Kürt mültecinin Fransa’ya götürülmesini sağladı.

Fransa hükumeti, 1992’de Kürdistan Parlamentosu ve Kürdistan Bölgesi hükumetinin kurulmasını da destekledi.

Yine Danielle Mitterrand, Kürdistan Parlamentosu’nun ilk oturumunda hazır bulunmuş, Başkan Barzani, KYB eski Genel Sekreteri Celal Talabani, Goran Hareketi lideri Noşirwan Mustafa ve diğer Kürt liderlerle sürekli görüşme halinde oldu.

Kardeş çatışmalarının yaşandığı karanlık yıllarda, iç barışın sağlanmasının adresi yine Paris oldu. Danielle Mitterrand Kürdistan Parlamentosu’nun birleştiği oturuma katıldı.

Fransa 2008 yılında Kürdistan’da konsolosluğunu açtı. 2010 yılında dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Nikola Sarkozy, Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesud Barzani ve beraberindeki üst düzey heyeti Elysee Sarayı’nda kabul etti.

Kürdistan halkının diplomasi tarihinde ilk defa 15 Haziran 2010 yılında Kürdistan Bölgesi hükümeti Fransa ile uluslararası bir anlaşma imzaladı.

2013 yılında bu kez başkan seçilen François Hollande, Başkan Mesud Barzani ve beraberindeki heyeti Fransa’da ağırladı.

Ağustos 2014’teki IŞİD savaşı sırasında Kürdistan siyasi liderliğini arayarak Peşmergeye desteğini bildiren ilk devlet başkanı François Hollande oldu.  Ağustos 2014’te sonra Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Hollande aynı tarihte Elysee Köşkü’nde Peşmerge heyetini misafir etti.

Eylül 2016’da François Hollande bir kez daha Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Eylül 2017’de Bağımsızlık Referandumunun ardından Kürdistan’a uygulanan diplomatik ambargoyu kırmak için Başbakan Neçirvan Barzani ve yardımcısı Kubad Talabani’yi Paris’e davet etti.

10 Temmuz 2019’de Başkan Neçirvan Barzani, Elysee Köşkü’nde Macron ile bir araya geldi.

2 Eylül 2020’de Irak’ın başkenti Bağdat’a gelen Emmanule Macron, Başkan Neçirvan Barzani ile de bir görüşme gerçekleştirdi.

Rudaw, iznews

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...