9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

“MİT Tırları Tutanakları’nı Tezcan’dan aldım”

Toplumsal Adalet ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Muhammed Gömük, CHP Milletvekili Eren Erdem hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na başvurarak ‘yakalama’ talep etti. Yurt dışına kaçma şüphesi olduğu gerekçesiyle Eren Erdem hakkında yakalama kararı verilmesini isteyen Gömük dilekçesinde, Erdem’in Gülen Cemaati okullarında eğitim gördüğünü,Karşı Gazetesi’nde Genel Yayın Yönetmenliği yaptığı dönemdeki 17/25 Aralık haberleriyle Gülen Cemaati’ne destek verdiğini iddia ediyor.

CHP Milletvekili Erdem, hakkındaki yakalama talebini  katıldığı bir televizyon programında değerlendirdi. Yakalama kararı iddiasını “Ben evimdeyim. İsteyen gelip alabilir. Hatta çayımı da içebilir” sözleriyle yanıtlayan Erdem, “Bana tebliğ edilmiş bir karar yok. Hakkımda açılan dava nedeniyle eşim ve çocuklarımla yurt dışına giderken çıkış yasağım olduğu gerekçesiyle engellendim” dedi.

“ZAMAN GAZETESİNE GENEL BAŞKAN’IN TALİMATIYLA GİTTİM”

Eren Erdem CHP Medya Komisyonu Üyesi olduğunu hatırlatarak Zaman Gazetesi’ne niçin gittiğini şu sözlerle açıkladı:

“Ben Cumhuriyet Halk Partisi Medya Komisyonu Üyesiyim. Herhangi bir gazeteye gittiğim zaman kendi kafama göre gitmem. Benim gideceğim her gazetede mutlaka bir talimat vardır, partimin bir iradesi vardır. Zaman Gazetesi’ne de Sayın Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’nun, o gün Enis Bey cezaevinde değildi, Medya Komisyonu Başkanı’ydı. Ona vermiş olduğu talimatla biz oraya gitmiş olduk.”

“LİSTELERDE OLMADIĞIM ANLAŞILDIĞINDA ÇIKIŞ YASAĞI VERDİLER”

Artı Gerçek’te yer alan haberde, Erdem, hakkındaki dava açılmasına konu olan iddialarla ilgili bilgiler de verdi:

“Bir diğeri de MİT Tırları Tutanakları’nda yaşanan hadise. Tabi biz yarın bunu savcılara da söyleyeceğiz. Bize soran olduğunda duruşmalarda söyleyeceğiz. Bu tutanakları biz Sayın Genel Başkan Yardımcımız Bülent Tezcan’dan temin ederek aldım.MİT Tırları Tutanakları’na okudum ve maalesef IŞİD’e silah sevkiyatı yapıldığını o tutanaklardan gördüm. Daha sonra o tutanaklardaki bilgilerden yola çıkarak konuyla ilgili kanaatlerimi bir twitle paylaştım. Bu nedenle hakkımda dava açıldı. Bana bu tutanakları FETÖ’nün verdiği iddia ediliyor. Ben bu tutanakları kimden aldığımı da açıkladım. Bana Bülent Tezcan, tutanakları basına açıkladıktan sonra verdi. Ben ondan aldım ve okuduktan sonra dava konusu olan twiti attım. Kimden aldığım açık. Kaynağı belli, aldığım yer belli. Bu twitim gerekçe edilerek hakkımda dava açıldı. Milletvekilliği listelerinde olmadığım anlaşıldığı andan itibaren de yurt dışına çıkış yasağı koydular. Aynı gece tüm hava limanlarını arayıp çıkışımı tebliğ ettiler.”

“SIFIR BORÇLUYDUM, ŞİMDİ 1 MİLYON TL BORCUM VAR”

“Milletvekili olduğumda mal beyanı verdim. Malım, mülküm, evim yoktu ancak sıfır borçluydum. Şimdi 1 milyon TL borcum var. Seçim çalışmaları için iki bankadan kredi çektim. Bugün yine malım yok. Arabam yok. Hiçbir yakınımın malı yok. Kirada oturuyorum. İhale takip etmedim. Ama fark şu; Milletvekilliğini bankalardan aldığım kredi borcuyla bitiriyorum.”

“PARTİM SAHİP ÇIKMASA DA MÜCADELEME DEVAM EDECEĞİM”

“Milletvekili listelerine konulmadığımda her kesimden insanlar beni aradı. Desteklerini verdiler. Partimden de üst düzeyden alt düzeye birçok insan aradı. Ancak hakkımdaki iddialarla ilgili bir sessizlik var. Parti kongrelerindeki tutum nedeniyle benim vekil adayı olmamı engelleyenler, bunlar yaşanmamış gibi davranıyorlar. Benim FETÖ’cü olmadığımı, tam aksine FETÖ mağduru olduğumu en iyi partim bilir, partimde bu yaşananları görmezden gelenler bilir. Yaptığım tüm etkinlikler de partimin ilkeleri doğrultusunda yaptığım etkinliklerdir. Açıklamalarım da partimin ilkeleri çerçevesindedir. Ancak harkes bilsin. Bugün partim bana sahip çıkmasa da, yanımda olmasa da mücadele edeceğim, mücadeleden vazgeçmeyeceğim.”

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...