9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

MHP’den AKP’ye Çakıcı eleştirisi

MHP lideri Bahçeli’nin, Alaattin Çakıcı’ya sahte rapor verdikleri iddiasıyla bazı doktorlar hakkında açılan soruşturmaya tepki gösteren açıklamasına Sağlık Bakanlığı’nın verdiği yanıt, MHP’nin tepkisini çekti. Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Bakanlığın üslubu rahatsız edici” dedi.

MHP’li Yalçın, Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına yazılı yanıt verdi.

Açıklamada, “Bunu çok sayıda tutuklama takip etmiş, arkasından da Sağlık Bakanlığının Sayın Genel Başkanımızın beyanlarına yönelik acul ve acemi bir üslupla hazırlanmış cevabı gelmiştir. Bakanlık açıklamasında, mesele mecrasından saptırılarak isim verilmeden Sayın Devlet Bahçeli eleştirilmekte ve değerlendirmelerinin de “gelişmelerle ilgili yeterli bilgiye ulaşılamamış olmasından kaynaklandığı” öne sürülmüştür. Sayın Devlet Bahçeli’nin bahse konu açıklamasına durup düşünmeden, iyice araştırılmadan Sağlık Bakanlığınca alelacele verilen bu cevaptaki sorunlu ve seviyesiz üslup; fevkalade rahatsız edici bulunmuştur. Sayın Genel Başkanımızın bir süredir ısrarla kamuoyuna aksettirdiği uyarıcı mahiyetteki görüşlerinin seçkin devlet geleneklerimiz yok sayılarak Sağlık Bakanlığı tarafından alelade birinin açıklamasıymışçasına saygı ve ölçülerine dikkat edilmeden mütalaa edilmesi, kabul edilemez.” dedi.

Sağlık Bakanlığı’ndan tutuklu bulunan Alaattin Çakıcı’nın sağlık raporuna ilişkin ne demişti.

Açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:

“Alaattin Çakıcı’ya Sınırsız Ziyaret İzni” başlığı ile muhtelif medya organlarında çıkan haberler hakkında ilk olarak Bakanlığımızca 02.07.2018 tarihinde inceleme başlatılmış ve iki müfettiş görevlendirilmiştir.

Söz konusu haberlerde yer alan “Bakanlığımızın düzenlenen bir sağlık raporuyla ilgili kuşkuları gidermediği” yönündeki ifadeler ise gelişmelerle ilgili yeterli bilgiye ulaşılamamış olmasından kaynaklandığını düşündürmektedir. Oysa yapılan inceleme sonucunda Kırıkkale İl Sağlık Müdürü ve Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimi görevden alınmış, metni tıbbi terminolojiye uygun dil ve üslupla düzenlenmediği belirlenen sözde raporla ilgili yönetici ve hekimlere uyarı cezası verilmiştir.

Daha sonra Bakanlığımıza ulaşan iddialar üzerine 07.09.2018 tarihinde yeni bir inceleme başlatılmış, inceleme devam etmekte iken 23 sağlık personelinin gözaltına alınması üzerine de 13.09.2018 tarihinde iki müfettiş daha görevlendirilerek kapsam genişletilmiştir. Ayrıca bu esnada Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekim Vekili, Başhekim Yardımcısı ile İdari ve Mali İşler Müdürü görevlerinden alınmıştır. Bakanlığımız konuyu hassasiyetle takip etmekte olup sorumluluğunun bilincinde olarak gerekli iş ve işlemleri kuşkuya mahal bırakmayacak şekilde tesis etmiştir. Bundan sonra da üzerine düşeni eksiksiz yerine getirecektir.”

Kırıkkale’nin Keskin ilçesindeki T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nde tedavi gören Alaattin Çakıcı’nın ‘süresiz sağlık kurulu’ raporunda Çakıcı’nın değişik türde 16 hastalığının bulunduğu, bu hastalıklardan 6’sının ölümcül düzeyde olduğu belirtilmişti.

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen ‘süresiz sağlık kurulu’ raporunda “Çakıcı’nın hastalıklarından dolayı hayatını kaybetme olasılığı yüksektir. Bu nedenle akrabaları ve yakın arkadaşları ile haftanın 7 günü saat 09.00 ile 20.00 arasında hem sağlığı hem morali açısından aynı zamanda helalleşme açısından sürekli bu zaman dilimleri arasında kendi istediği isimlerle kişi ve sayı adeti koymadan kendisi için bu ziyaretler hastalıkların kontrol edilebilmesi ve morali açısından hastayı yeniden hayata bağlayabilir” denilmişti.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...