8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Maltepe’de İmamoğlu’nun çağrısıyla ‘İstanbul’a Yeni Bir Başlangıç Buluşması’ başladı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 16 milyon İstanbulluyla Maltepe’de bir araya gelme çağrısı yaptığı ‘İstanbul’a Yeni Bir Başlangıç Buluşması’ başladı.

Parti flamalarının kullanılmadığı miting için İBB araçları da tahsis edilmedi.

İmamoğlu alana varmadan önce Anadolu Ateşi ve Mehteran takımı sahne aldı. İmamoğlu’nun alana girişinden sonra da önce 1 dakikalık saygı duruşu düzenlendi, ardından İstiklal Marşı söylendi.

İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Rakibinize oy veren milyonlara hakaret etmek siyasi matematik hesaplarına göre size seçimi kazandırabilir. Ama öyle kazanılmış bir seçimi yalnız siz kazanmış olursuz. O seçimden asla millet kazançlı çıkmaz.

Siyaset her koşulda sevgi, saygı, centilmenlik içerisinde yapılmalıdır. Bu centilmenlikten asla vazgeçmeyeceğiz.

Siyasetin temel amacı insanların mutluluğudur. Özellikle de şu güzel çocuklarımızın mutluluğudur. Siyaseti öncelikle bu sorumlulukla ele almalıyız.

Herkesin dünya görüşü, değerleri, inançları farklı olabilir. Bunları çatıştırmanın adı siyaset değildir. Siyaset her şeyden çok çözüm üretme işidir.

31 Mart, yeni siyaset anlayışının halkta nasıl bir karşılığı olduğunu gösteriyor. Ben bu anlayıştan ayrılmadan siyaset yapmaya devam edeceğim.

Biz milletçe bir demokrasi sınavından hep birlikte geçtiğimizi düşünüyorum. Milletimiz bu demokrasi sınavını sükunetle, hassasiyetle, başarıyla geçmiştir.

Dini ve milli bayramlarımızın tümünde ulaşım ücretsiz olacak. buradan da bu müjdeyi ilk defa veriyorum.

31 Mart seçimlerinden itibaren yaşanmış ve hâlâ da gelişmekte olan bir sürü olay var. Ama milletimiz bu seçimden başarıyla çıkmıştır.

İmamoğlu, yaptıkları ‘Yeni başlangıçla’ birlikte İstanbul’a şu beş anlayışın hakim olacağını söyledi:

Yeni nesil siyaset

Yeni nesil belediyecilik

Yeni nesil yerel demokrasi

Yeni nesil toplumsal birlik

Yeni nesil yurttaşlık.”

Kimse unutmasın. Bu ülkede millet ne derse o olur. Millet ne derse o olur. Bizim aldığımız terbiye budur. Bu vesileyle Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun. Ne demiş Atamız ‘Egemenlik kayıtsız kartsız milletindir.’

Kendisi için iyi olan bir anlayışı millete dayatan biri asla olmayacağım. Hak, hukuk, adalet olmazsa bir insan yaşayamaz. Bu şehirde ben yaptım bitti anlayışı bitti. Bu şehirde yeniden akıl, mantık, bilim, sanat yükselecek. Bu şehirde eğitim, ekonomi ve teknoloji yükselecek. Büyük bütçeli gayri insani projelere değil insanların refahına odaklanacağım.  Bu şehirde uymak zorunda kurallara hep birlikte karar vereceğiz, kimseyi dışlamadan. Yeşili yok eden, insan sağlığını hiçe sayan uygulamalara son vereceğiz.

Milletin tek bir kuruşunu bile israf etmeden, hesapsızca harcamadan, yandaşa peşkeş çekmeden hassasiyetle harcayacağız. Kimsesizlerin kimsesi olacağım. Söz veriyorum.

Bu şehirde asla veren el alan eli bilmeyecek. Hassas olacağız.

Bu şehirde herkes birinci sınıf vatandaş olacak. Etnik ayrımcılık olmayacak. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkes’i, Yahudi’si, Ermeni’si. Bu şehirde herkes İstanbullu. Cami bizim, cemevi bizim. Sinagog, havra bir. Azınlık yok.

Bu şehrin her yeri eşit olacak. Çocuklarımızın eşit ve adil fırsatlarla hayata başlamasına fırsat tanıyacağız. Artık kaymak tabakası yok.

İstanbul’da güçlü bir toplumsal birlik beraberlik duygusu hakim olacak. Gelir farklılıklarının yarattığı büyük uçurumlar kamu iradesiyle kapanacak göreceksiniz. Kimse İstanbul’un güzelliklerinden, nimetlerinden yoksun bırakıldığı duygusuna kapılmayacak.

Eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin hep birlikte tadına varacağız.

Bana, kişilere, partilere, derneklere, cemaatlere hizmet, öyle şey yok. Yok kardeşim. Buna izin vermeyeceğiz. Hizmet edecekleri 16 milyon İstanbulludur.

Geçiş süreçleri zaman alır. Bana ve ekibime süre tanıyın. Hep birlikte başaracağız.”

İMAMOĞLU’DAN KILIÇDAROĞLU MESAJI

Kemal Kılıçdaroğlu’nun uğradığı saldırıya değinen İmamoğlu, “Kendisi çok iyi. Güler yüzlü bir şekilde sizleri sevgiyle, saygıyla selamladı. Orada bu hareketi yapanlar, vatandaşlarımız değil talimat almış kişilerdir. Benim vatandaşım böyle bir şey yapmaz. Görüşü ne olursa olsun yapmaz. Göreceksiniz bu sefer sevgi kazanacak, saygı kazanacak. Hep birlikte olursak, sırt sırta verirsek çok iddialıyız. Yurtta sulh, cihanda sulh prensibiyle çok iddialıyız. İstanbul’da barış iddiası, yakın coğrafyamıza, Avrupa’ya en etkili mesajdır.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...