8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Kiracıları ilgilendiriyor: Ev sahibi ısrarla arıyorsa hapse girebilir

Kira anlaşmazlıkları ev sahibi ve kiracıları karşı karşıya getiriyor. Kira bedelinin artırılması için ev sahibinin kiracıyı, ısrarlı bir şekilde araması 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabiliyor.
Son yıllarda yaşanan fahiş kira artışlarını yüzde 25 sınırlaması dahi durduramıyor. Kira anlaşmazlıkları ev sahibi ve kiracıları karşı karşıya getirirken, bazı ev sahipleri, kiracılarını sürekli telefonla arayıp veya kapılarına dayanarak baskı altına alabiliyor.
Milliyet’in haberine göre, ev sahibinin kira anlaşmazlığı nedeniyle kiracıyı ısrarlı bir şekilde aramasının “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçunu teşkil ettiğine dikkat çeken Avukat Levent Karakoç, ev sahibinin ısrarlı takiple sürekli kiracının kapısına dayanmasının da tutuklama nedeni olabileceğini kaydetti.

3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası

Karakoç, ev sahibi ve kiracı anlaşmazlıklarında karşılaşılan örneklerde hukuki açıdan başvurulacak yolları şöyle anlattı:
“Bir kira ilişkisi kapsamında kiralayanın yahut onun adına hareket edenlerin (emlakçı, aracı vs. gibi) kira bedelinin arttırılması hususunda kiracıyı ısrarlı bir şekilde araması, konutuna veya iş yerine gelmesi ya da kiracının ikamet ettiği konutun ev sahibi tarafından, kiracıya göz dağı verme maksatlı olarak konuta zarar verilmesi ve benzeri davranışlarda bulunması gibi eylemler temel haliyle “Kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçunu teşkil eder. Bu suçun takibi mağdurun şikayetine bağlı olup, şikâyet üzerine fail 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Eve giren suç işler

Ayrıca her ne sebeple olursa olsun kiracının konutuna, bahçe, depo, balkon vs. gibi eklentilerinin içine kiracının rızası dışında girilmesi veya buradan çıkılmaması halinde, failler hakkında ‘konut dokunulmazlığın ihlal’ suçu ile işlem başlatılabilir ve fail bu suçtan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılabilir.
Ev sahibinin sürekli kapıya gelip kiracıyı rahatsız etmesi halinde kiracı polisi ararsa polisin hemen olay yerine intikal etmesi beklenir. Bu sesler apartmanda gürültüye yol açarsa komşular da polise haber verebilirler. Kiracılar, gerekirse kapıyı açmasınlar hemen polisi çağırsınlar. Polis gelip tutanak tutar. Kiracılar bu tutanak sonrası, ‘Kişilerin huzur ve sükununu bozmak’ ve ‘konut dokunulmazlığını ihlal’ suçlarından suç duyurusunda bulunabilir.

‘Tutuklama nedeni’

Bazı mahkemeler ısrarlı takip dolayısıyla ender de olsa uzaklaştırma kararı verebiliyor. Kiracı kadın da olsa erkek de olsa ısrarlı bir takip söz konusuysa uzaklaştırma talep edilebilir. Aynı zamanda CMK’da tutuklama nedenidir. Benzer suçları işliyorsa birden fazla kez bu eylemlere karışıyorsa, hakkında tahkikat varsa, şahız adli kontrol altına alınabilir, kapısına gitmeme kararı alınabilir. Böyle kararlar veren hakimlerimiz var.

Zorla taahhütname

Kiralayanın yahut onun adına hareket edenlerin cebir ve tehdit ile kiracıya yüksek artış oranı, yeni bir kira sözleşmesi, taahhütname gibi evraklar imzalatmaya veya mevcut kira sözleşmesini yok etmeye ya da kiralanan taşınmazın anahtarlarını teslim etmeye veya anahtarların alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakmaları halinde bu noktada artık halk arasında ‘gasp’ olarak bilinen ‘yağma’ suçunun oluşacağı kanaatini taşıyoruz. Yağma suçunun cezası yasada 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası olarak düzenlenmiştir.
Kira ilişkisi kapsamında yapılan görüşmelerde, kiracıya yönelik kullanılan ifadelerin hakaret sayılan ifadelerden olması halinde ise fail ayrıca ‘hakaret’ suçundan ceza alabilir. Bu suçun takibi mağdurunun şikayetine bağlıdır. Suçun temel hali 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile değerlendirilir. Yine benzer sebeplerle kiracının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilmesi halinde ceza alt sınırı 6 olarak düzenlenmiştir.”

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...