8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

İsrail, Filistinli tutukluların serbest bırakılmasını askıya aldı

İsrail, Hamas ile esir takasının yedinci turunda dün salıverilmesi gereken Filistinli tutukluların serbest bırakılmasını askıya aldığını açıkladı.

İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Filistinli esirlerin serbest bırakılmasının ertelendiği bildirildi.

Açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki diğer İsrailli esirlerin teslim edilmesi ve teslimlerin törensiz yapılması garanti altına alınana kadar Filistinli esirlerin serbest bırakılmayacağı duyuruldu.

Kararın Hamas’ın “İsrailli esirleri küçük düşüren törenler ve onları propaganda amacıyla kullanması” sebebiyle alındığı iddia edilerek Hamas’ın anlaşmayı ihlal ettiği öne sürüldü.

Serbest bırakılması beklenen esir sayısı ise 602 olarak telaffuz edildi.

Hamas’a bağlı Esirler Medya Ofisinden yapılan açıklamada da, İsrail’in 151’i müebbet ve ağır hapis cezasına çarptırılmış 620 Filistinli esiri serbest bırakacağı duyurulmuştu.

Filistin’den tepki

Öte yandan Filistinli Esirler Cemiyeti, İsrail’in esir takasının yedinci turunda Filistinli esirleri kararlaştırılan zamanda serbest bırakmayarak geciktirmesinin “organize terörizm ve esirlere yönelik kötü muamele” olduğunu belirtti.

Filistinli Esirler Cemiyetinden yapılan açıklamada, “İsrail’in yedinci turda Filistinli esirlerin serbest bırakılmasını geciktirme kararının, İsrail’in özellikle dondurucu soğuklar nedeniyle serbest bırakılan esirlere ve ailelerine karşı uyguladığı organize terörizm ve kötü muamelenin bir biçimi” olduğu kaydedildi.

İsrail’in esirlere ve ailelerine karşı her türlü aşağılama, kötü muamele ve işkence aracını kullandığı ifade edilen açıklamada, “İsrail cezaevi sisteminin esirlere işkence etmeye devam ettiği ve tüm işgal teşkilatlarının esirleri ve ailelerini tehdit etmeyi sürdürdüğü ve son dönemde de bunun artışa geçtiği” aktarıldı.

Açıklamada ayrıca, “İsrail’in esirlere karşı işlediği suçlarla sınırlı kalmadığı, tutuklama ve öldürme düzeyine varan tehditlerle, evlere baskınlarla sabotaj ve yıkım eylemleriyle esirlerin ailelerine karşı da organize terörizm uyguladığına” işaret edildi.

İsrail devlet televizyonu KAN’ın İsrailli kaynaklara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Gazze’de ateşkes ve esir takası anlaşması kapsamında bugün serbest bırakması gereken 620 Filistinli esirin teslimini, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun bu akşam düzenleyeceği “güvenlik toplantısının” bitimine kadar geciktireceği belirtilmişti.

İsrail, Filistinli esirlerin serbest bırakılmasını geciktirmişti

Esir takasının yedinci turu kapsamında Gazze Şeridi’ndeki 6 İsrailli esiri serbest bırakan Hamas, İsrailli esirlerin Gazze Şeridi’nden salıverilmesine rağmen İsrail’in Filistinli esirlerin serbest bırakılmasını geciktirdiğini ve ihlalde bulunduğunu duyurmuştu.

Hamas’a bağlı Esirler Medya Ofisi yetkililerinden Nahid el-Fahuri yaptığı açıklamada, Filistinli esirlerin serbest bırakılmadan önce İsrail güçlerince darbedildiğini ve İsrail’in serbest bırakılacak esirlerin isimlerini manipüle etmeye çalıştığını kaydetmişti.

İsrail basını ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bir “güvenlik toplantısı” yapma kararı aldığı ve toplantı bitene kadar Filistinli esirlerin serbest bırakılmayacağını aktarmıştı.

Filistinli esirlerin serbest bırakılması kararının Netanyahu’nun “güvenlik toplantısından” çıkacak sonuca göre verileceği ve toplantıda ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının devamında atılacak adımlar ve teslim edilecek 4 İsrailli esirin cenazesinin durumunun ele alınacağı belirtilmişti

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...