8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

HDP: Heyetimiz Hatay’da incelemelerde bulunuyor, bu yangınları çıkaranların peşini bırakmayacağız

HDP heyeti, Hatay’da orman yangınının gerçekleştiği alanda inceleme yaptı. Partinin açıklamasında “Bu yangınları çıkaranların peşini bırakmayacağız” ifadesine yer verildi.

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, Ekoloji Komisyonu Eş Sözcüsü Naci Sönmez, HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Hatay il yöneticilerinden oluşan heyet yangın bölgesinde incelemelerde bulundu.

Hatimoğulları, “Genel Merkezimizin oluşturduğu heyetle buradayız. Yapılan açıklamalara da çıkan haberlere de yansıdı, yüzlerce hektarlık alanın bu bölgede yandığına, onlarca evin, iş yerinin, fabrikanın zarar gördüğüne burada yaptığımız incelemelerde de tanıklık ettik. Yine hatırlatayacaksınız Amanos Dağları eteklerinde çok büyük ve günlerce devam eden bir yangın vardı” dedi.

Hatimoğulları, şunları kaydetti:

  • “Bu sorunları Meclis’e taşımıştık ve özellikle bu yangınların çıkarılma sebeplerinin ciddi bir biçimde araştırılması gerektiğini ifade etmiştik. Türkiye’nin dört bir tarafında ormanları sabote ederek yakanlar şunu bilmeli ki, bu topraklar bu ormanlar ağaçlar, kuşlar, toprak, su… Onlara zarar vererek maden şirketlerine yer açmaya çalışanlar bizim ciğerlerimizi yakıyor. İnsanlığın, doğanın, canlıların ciğerlerini yakıyor.
  • Zaten Arsuz’da ve az önce bahsettiğim bölgelerde maden şirketlerinin ruhsat almaya çalışmasının arifesinde bu işlerin yapılması da tesadüf değildir. Bu yangınların çıkması tesadüf değildir. Dün Höyük’te ÇED raporu için bir toplantı olacaktı ancak aslında halkın ve buradaki demokrasi güçlerinin tepkisi nedeniyle ama sözüm ona pandemi gerekçesiyle iptal edildi. Oysa bu ÇED toplantısı için karar alındığında pandeminin olduğundan herkesin haberi vardı.

Sönmez: Maden şirketleri ve inşaat firmaları için alan açıyorlar

Sönmez, “Tülay vekilin de söylediği gibi biz bugün Genel Merkez heyeti olarak buradayız. Bugün Hatay’daki dün Cudi’deki, Dersim’deki yurdun değişik yerlerindeki bu orman yangınlarının sıradan yangınlar olmadığını düşünüyoruz. Kapitalist şirketler, maden şirketleri, doğayı tahrip eden şirket ve onlara hizmet eden hükümetler bizim ülkemizde de ne yazık ki dereleri, havayı yok ettikleri gibi bütün ekosistemi yok ettikleri gibi bu yangınlarla da yeni rant alanları açmayı hedefliyorlar. Maden şirketleri için, inşaat şirketleri için alan açıyorlar” düşüncesini dile getirdi. 

‘Bu yangınları çıkaranlar, engel olmayanlar bu katliamın sorumlularıdır’

Sönmez, “Bunu büyük bir manipülasyon olarak da yapıyorlar. Sanki burada başka bir müdahale varmış gibi bir algı yaratarak, ‘bir terör eylemi’ algısı yaratarak Türkiye kamuoyunun dikkatini başka yere çekmeye çalışıyorlar. Evet, bu ormanların yok edilmesine göz yumanlar bir terör eylemi gerçekleştiriyorlar. Doğaya karşı gerçekleşen de bir terör eylemidir. Burayı koruyamayan, gerekli önlemleri almayan, özellikle de bu imarlaşma olayına engel olmayanlar bugün doğan sonucun, bu katliamın sorumlularıdır” görüşünü savundu. 

Sönmez sözlerini şöyle sürdürdü: 

Havaalanından buraya gelene kadar gördüm o ormanlık alanın içerisinde yerleşim yerlerine, konutlara müsaade edilmiş, dev dev inşaatlar, apartmanlar dikilmiş. Bunun sonucu belli. En ufak bir kıvılcımda şu gördüğünüz ev gibi bir sürü evin yanıp kül olması kaçınılmazdır. HDP olarak bu olayın peşinde olacağız. Gerek sokak ayağında gerekse Meclis ayağında işin takipçisi olacağız. Yaşamımıza sahip çıkacağız, yüreği yanan insanların yoksullukla pençeleşirken bir de böyle bir yok oluşla karşı karşıya kalmalarına seyirci kalmayacağız. Dayanışma duygularımızı paylaştığımız gibi desteklerimizi de sunacağız. Buradan bütün Türkiye’ye, HDP olarak bu doğa katliamlarının sorumlularından hesap soracağımızı ilan ediyoruz.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...