8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Hatimoğulları: Öcalan’ın açıklamasından sonra, 81 ilde çalışma için hazırlıklarımıza başlayacağız

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İmrali Cezaevi’nde tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan’dan gelmesi beklenen çağrıdan sonra ikinci sayfaya geçeceklerini söyledi.

Hatimoğulları, “81 ilin tamamında toplantılarla barışı ve Sayın Öcalan’ın açıklamasını anlatan bir çalışma içinde olacağız” diye konuştu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, Medya Haber TV’ye beklenen Öcalan çağrısı ve DEM Parti’nin tutumuna dair açıklamalarda bulundu.

MA’nın aktardığına göre Hatimoğulları, “Süreç karışık, devletin, iktidarın ne adım atacağına dair veri elimizde yok. Kürt sorunu bu kadar tartışılabildiği zaman hak ve adalet isteyen her kesime düşen en önemli görev barışın nasıl olacağını mücadele ede ede örmek” ifadesini kullandı.

“Bizdeki bilgi de videolu bir çağrı”

Türkiye Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un mevzuata yer almadığı için Öcalan’ın videolu çağrı yapamayacağına dair açıklaması hakkında değerlendirme yapan Hatimoğulları, “Umut ediyoruz ki devlet aklı ve yürütücü akıl bakan gibi düşünmüyordur. Bizdeki bilgi de videolu bir çağrı. Bunun tartışıldığı yerde sağlıklı diyalogdan söz etmek mümkün değil. Bu tecridin devam ettiği anlamına gelir. Bu görüşmeler tam olarak tecridin kırıldığı anlamına gelmiyor. Bugün Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanmazsa nasıl yol alacağız? Dolayısıyla yapılan açıklama çok talihsiz bir açıklama. Sayın Abdullah Öcalan kendisi de ifade etti. ‘Koşullarımın düzeltilmesi gerekmektedir’ derken çalışma koşullarının özgürleştirilmesi gerektiğini diyor. Bu zaten 26 yıldır bizim de talebimiz” dedi.

Açıklama ne zaman yapılacak?

Öcalan’dan beklenen açıklamaya dair, “Birkaç gün içinde de olabilir. Önümüzdeki aya da sarkabilir. Onu tam gerçekten bilmiyoruz” diyen Hatimoğulları, “Bu görüşmelerin Sayın Öcalan’a aktarılması, kendisinin bunu değerlendirmesi gereken bir süreç içindeyiz. Bu sürecin ne kadar hızlandırılabileceğini bilmiyoruz” diye konuştu.

Abdullah Öcalan’dan çağrının gelmesi sonrası ikinci sayfaya geçeceklerini belirten Tülay Hatimoğulları özetle şöyle konuştu:

“Bu çağrının gelmesi durumunda biz ikinci sayfayı açmış olacağız. Bize göre de henüz adı konmuş bir süreç değil. İlk sayfasında bahsini ettiğim halk buluşmaları, kurum bilgilendirmeleri, görüş alışverişinde bulunmak ve barışın ortak paydasını konuşmuş olduk. 1 Ekim’den bu yana çalışmalar bu şekilde. Açıklamadan sonra biz ikinci sayfayı açacağız. Mevcut hazırlıklarımıza son biçimi vereceğiz. Biz toplumsal dinamiklerle buluşmaya devam edeceğiz. Barışın, ortak yaşamın Türkiye coğrafyasında tesis edilmesi için her kesimle görüşmelerimizi planlı, programlı biçimde yürüteceğiz. Bu konuda mesele hukuki zemin nasıl olacak? Bunun için demokratik zeminde mücadele eden hukukçuların bizimle çalışması önemli. Partimizin hukuk komisyonu neredeyse çalışmalarını tamamladı. Siyaset zemininde barışı ne şekilde tesis edeceğiz. Bir komisyonun kurulması, alt komisyonların kurulması, akademisyeninden siyasetçisine kadar alanında uzman olanların görüş ve önerileri ile bunu alt komisyonda büyütmek. Bütün bunları yaparken asla aksatmayacağımız bir nokta var ki değerli halklarımızla barış buluşmalarını, halk toplantılarını, DEM Parti dışında kalan, içe dönük değil dışa dönük buluşmalar yapacağız. Şunu bilmenizi isterim 81 ilin tamamında toplantılar, barışı anlatan, Sayın Öcalan’ın açıklamasını anlatan bir çalışma içinde olacağız. İl bazlı bu çalışmalarda o kentin bütün siyasal ve toplumsal dinamikleriyle buluşarak bunları harıl harıl anlatacağız. 1 Ekim’den bu yana yoğunlaşmış bir emek sergilendi bundan sonra bunu biraz daha geliştireceğiz.”

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...