8 Kasım 2026
9.4 C
İstanbul

Hamaney: Siyasal İslam İran’dır

İran’da dün kutlanan Me’bes Bayramı nedeniyle canlı yayında konuşan ruhani lider Ayetullah Ali Hamaney, siyasal İslam’ın ‘İran devletine ve halkına dini kimliğini verdiğini’ söyledi. Siyasal İslam’ın ’emperyalizmin saldırısına uğradığını’ söyleyen Hamaney, ABD’nin ‘İran’ın bölgedeki varlığından son derece rahatsızlık duyduğunu’ dile getirdi.

Hicri takvime göre Recep ayının 27’nci gecesi, Sünniler tarafından İslam peygamberi Hz. Muhammed’in göğe yükseldiğine inanılan Miraç Gecesi olarak kutlanırken, aynı gece Şiiler arasında da Meb’es Bayramı olarak kutlanıyor. Şiiler, İslam peygamberi Hz. Muhammed’in bu gecede peygamber olarak seçildiğine inanıyor. Bu yüzden İran’da dün kutlanan Me’bes Bayramı nedeniyle ruhani lider Ayetullah Ali Hamaney, canlı yayında halka seslendi. Konuşmasında ‘siyasal İslam’ konusuna değinen Hamaney, “Siyasal İslam İran’ın siyasi düzeninde uygunlamasını bulmuştur” ifadesini kullandı.

Ülkenin resmi haber ajansı IRNA’da yer alan habere göre, dini lider Hamaney, dün kutlanan Meb’es Bayramı için canlı televizyon yayını aracılığıyla yaptığı konuşmada ‘İslami yönetim biçimi olarak siyasal İslam’a’ değindi. Hamaney, bütün peygamberlerin büyük ilahi amaçları gerçekleştirmek için gönderildiğini ve bunun için de siyasi bir güç ve yönetim arzuladıklarını belirtti.

 ‘SİYASAL İSLAMIN KURUCUSU HUMEYNİ’DİR”

Ayetullah Ali Hamaney ‘siyasal İslam’ ifadesinin emperyalizm tarafından İslami düzeni nitelendirmek için kullanıldığını belirterek, siyasal İslam’ın, İran’ın siyasi düzeninde uygulandığını ve bunun da İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayetullah Humeyni tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Ayrıca siyasal İslam’ın, ‘ilahi kanunları uygulayan’ bir hükümet kurarak askeri, siyasi, sosyal ve ekonomik sistemler oluşturan ve ‘İran devletine ve halkına dini ve İslami kimliğini veren bir İslam olduğunu’ dile getiren İran’ın dini lideri, siyasal İslam’ın bu yüzden ’emperyalizmin saldırısına uğradığını’ iddia etti.

‘İRAN, IRAK VE SURİYE’NİN İSTEĞİ ÜZERİNE ORADA BULUNUYOR’

Hamaney’in bölgedeki gelişmelere ve İran’ın bu konudaki tutumuna da değindi. Özellikle ABD’yi hedef alan Ayetullah Ali Hamaney, bu ülkenin, ‘İran’ın bölgedeki varlığından son derece rahatsızlık duyduğunu’ dile getirdi. İran’ın Irak ve Suriye gibi bölge devletlerinde, bu devletlerin isteği ve rızası doğrultusunda bulunduğunu söyleyen Hamaney, ABD’nin en kısa sürede kesin bir şekilde bu ülkeleri terk etmesi gerektiğini belirtti. İran’ın dini lideri ayrıca, ‘IŞİD’in bizzat ABD’nin eliyle kurulduğunu ve örgüte Amerika tarafından medya ve finans desteği sağlandığını’ iddia etti.

Yemen’deki savaş konusunda da ABD’yi ve müttefiki Suudi Arabistan’ı sert bir dille eleştiren Ayetullah Ali Hamaney, “Mazlum Yemen halkı Amerika’nın yeşil ışık yakmasıyla birlikte altı yıldır acımasız ve zalim Suud devletinin bombardımanı ve ekonomik, gıda ve ilaç ambargosu altındadır. Hiçbir uluslararası örgüt ve Batı devletinden de buna yönelik bir itiraz sesi yükselmedi. Fakat Yemen halkı ürettikleri ya da tedarik ettikleri bazı savunma araçları ile düşman saldırılarına cevap vermektedir” ifadelerini kullandı.

AYETULLAH ALİ HAMANEY KİMDİR?

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, 1939 yılında İran’ın Meşhed kentinde doğdu. Eğitimini Meşhed dışında Şiilik inancının iki başat merkezi olan Necef ve Kum medreselerinde gördü. 1963 yılında Ayetullah Humeyni liderliğindeki İslami Hareket’e katıldı. 1979 İran İslam Devrimi’nde önde gelen isimlerden oldu ve devlet yönetiminde birçok önemli göreve atandı. 3 Haziran 1989 tarihinde Ayetullah Humeyni’nin ölmesi üzerine, 4 Haziran 1989’da Hamaney dini lider oldu. Azeri ve 82 yaşında olan Ali Hamaney, hâlâ İran’ın siyasi ve dini en üst mercii olan Yüksek Rehberlik Makamı’nda oturmaktadır. 

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...