9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Gergerlioğlu: Hedefe konuldum, bir sürü tehdit alıyorum

Gara’da ölen askerlerden birinin videosunu paylaşarak “Ölümle çözüm olmaz” mesajı verdiği için hakkında soruşturma açılan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu hedefe konulduğunu ve milletvekilliği yapmasının engellendiğini söyledi. Gergerlioğlu “Can güvenliğim açısından da bir sürü tehdit alıyorum” dedi.

Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, sosyal medya hesabından Gara’da ölen askerlerden Semih Özbey’in videosunu alıntılayarak “Allah rahmet eylesin. Üzgünüm, keşke bu topraklarda çözüm, barış çabamıza bir karşılık görebilseydik. Esir askerlerden birisi 2.5 sene önce bunları diyordu. Mesele kim olursa olsun insanı yaşatmak olmalıydı, ölümle çözüm olmaz, insanlarımızı yaşatmalıyız” paylaşımı yaptı. Gergerlioğlu hakkında soruşturma açıldı.

Yıllardır alıkonulanlarla ilgili başvurular aldığını ve konuyu yakından takip ettiğini belirten Gergerlioğlu, “Bu işin barışla, hayatla sonuçlanması için gayret eden bir insan olarak, böyle sonuçlanmasına çok üzüldüm. O yüzden de ilk paylaşımı ben yaptım, sonra da gerçekleri söylediğim için yaylım ateşine tutuldum” dedi.

‘ÇATIŞMACI BİR ANLAYIŞ HAKİM’

Gergerlioğlu şöyle devam etti: “Daha önce bu durumlar yaşanmıştı ve bir sonuç alınabilmişti. Aileler uzun süredir bir bekleme halindeydiler. Ailelerin beyanları açık zaten ve 6 yıldır perişan durumdaydılar. Her yere gidiyorlardı. Cumhurbaşkanı ile 2 kere görüşmüşler bir şey çıkmamış. ‘Bekleyin’ demişler hep. Her partiye de gittiler ama bir açık kapı bulamadılar. Bir şekilde canlı olarak alınabilirdi ama şu andaki devletin, iktidarın konseptine demek uymadı ki böyle bir şey gerçekleşti. Çatışmacı bir anlayış hakim ve sonuçta da böyle bir üzüntülü sonuç yaşandı.”

‘İNSANİ BİR MESAJ VERDİM’

“Bu sorunun çözümü nasıl olur diye sürekli sorguladım, araştırdım, peşine düştüm ve ölüm olayını duyunca da iktidara bir sitemim oldu. Ama bu sitemi yaparken iki tane tweet attım, hiçbir şekilde kimseye hakaret etmedim. Hakaret etmeden durumu açıkladım ve bu insanların canı kurtulabilirdi, insani bir mesaj verdim. Ama buradan bir kıyamet koparıldı, hakkımda linç kampanyası yapıldı, tehdit ve hakaret tweetleri aldım. Gereken hukuki işlemleri yapıyoruz ama bizi hedefe oturtan bir durum var karşımızda.  Hakkımızda sanki bir suç işlemişiz gibi soruşturma başlattılar. Tweetin neresinde suç var? Tamamen insani ve vicdani bir açıdan olaya yaklaşmışım ve eleştiri yapmışım. Ama hedefe konulduk, milletvekilliği yapmam engelleniyor. Can güvenliğim açısından da bir sürü tehdit alıyorum. Böyle bir ortamda insan hakları savunuculuğu yapıyoruz. Kim olursa olsun, insanların hakkını savunmaya çalışıyoruz.”

AVRUPALI PARLAMENTERLER VE İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI DESTEK VERMİŞTİ

HDP’li Gergerlioğlu, çıplak arama uygulamasını gündeme getirdiğinde de hedef konulmuş ve tehdit edilmişti. Aralarında Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, uluslararası insan hakları örgütü temsilcileri, hukukçular, yazarlar ve akademisyenler olduğu birçok isim Gergerlioğlu ile dayanışma metni yayımlamıştı. Gergerlioğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “FETÖ’cü ve “terörist” suçlamasıyla karşılaşmıştı. 

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...