8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Fitch: Türkiye ekonomisi 2019’da daralacak

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, bu yıl sonuna ilişkin küresel ekonomik büyüme tahmininin 0.3 puan düşüşle yüzde 2.8’e, gelecek yıl sonuna ilişkin büyüme tahmininin ise 0.1 puan düşüşle yüzde 2.8’e revize edildiğini açıkladı.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncelledi. 2019 ve 2020 yıl sonuna ilişkin küresel ekonomik büyüme tahminleri düşürülen raporda bu yıl sonuna ilişkin büyüme beklentisi yüzde 3.1’den yüzde 2.8’e, gelecek yıl sonuna ilişkin büyüme beklentisi ise yüzde 2.9’dan yüzde 2.8’e revize edildi.

‘2012 YILINDAN BERİ KÜRESEL EKONOMİDEKİ EN SERT AZALIŞ’

Raporda, 2019 yıl sonunda küresel ekonomik büyümenin son tahminlere göre gerçekleşmesi durumunda, bunun yıllık bazda 2012 yılından beri küresel ekonomideki en sert azalış olacağının altı çizildi.

Küresel ekonomik büyüme görünümünde geçen yılın aralık ayından bu yana sert bir bozulmanın görüldüğü belirtilen raporda, ancak ilerleyen dönemde küresel resesyonun beklenmediği vurgulandı.

Euro Bölgesi’nde ekonomik büyümenin zayıfladığı, Çin ekonomisindeki yavaşlamanın da gelişen piyasalardaki etkilerinin görüldüğü kaydedilen raporda, “ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşları ticaret akışını bastırmış ya da bozmuş olabilir. Fakat esas olarak gelişen piyasalardaki düşük talep, ticaretteki yavaşlamanın temel unsuru oldu” ifadeleri kullanıldı.

‘ŞOKUN KAYNAĞINI BELİRLEMEK KOLAY DEĞİL’

Raporda değerlendirmelerine yer verilen Fitch Ratings Başekonomisti Brian Coulton, “Verilerde bu denli geniş çaplı bozulmanın ardından şokun tam olarak kaynağını belirlemek kolay değil. Fakat gelişen piyasalarda azalan talebin küresel endüstriyel üretim ve ticaretteki gerileme döneminin kilit unsuru olduğuna inanıyoruz. Çin ve gelişen piyasalar gelecek 18 ay içerisinde küresel ticaret ve ekonomik görünüm açısından son derece önemli rol oynayacak” değerlendirmesinde bulundu.

‘TÜRKİYE’DE ENFLASYON ÇİFT HANELERDE OLMAYA DEVAM EDECEK’

Fitch raporunda, Türkiye ekonomisine ilişkin olarak, geçen yılın son çeyreğindeki ekonomik büyümenin beklentinin altında olduğu, fakat bir önceki çeyreğe kıyasla bu yılın ilk çeyreğinde yeniden büyümenin gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi.

Raporda, “Kredi büyümesinin pozitif alana doğru ilerlemesi, ocak ve şubat aylarında satın alım yöneticileri endeksinin (PMI) son altı ayın en yüksek seviyesine yükselmesi, endüstriyel üretimin artmasıyla, yüksek frekanslı göstergeler ekonomide dengelenmenin olduğunu gösteriyor” ifadesine yer verildi.

‘BÜYÜME, POTANSİYELİNİN ALTINDA KALACAK’

Raporda, “Türkiye’nin ekonomik performansının 2020 yılında iyileşerek yüzde 3,0 seviyesinin üzerine çıkması bekleniyor. Buna rağmen, büyüme potansiyelin altında kalmaya, enflasyon çift hanelerde olmaya devam edecek. Türkiye’nin geniş cari açığını finanse etme gereksinimi, olgunlaşmamış politika gevşemesi durumunda, gelecekte kur oynaklığının risk olabileceği anlamına geliyor” ifadeleri kullanıldı.

‘TÜRKİYE EKONOMİSİ 2019’DA DARALACAK’

Fitch Ratings’in raporunda Türkiye ekonomisinin bu yılın sonunda yüzde 1,1 daralmasının, 2020 yılının sonunda ise ekonominin yüzde 3,1 büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü belirtildi.

Raporda ayrıca Türkiye’de, 2019 ve 2020 yıl sonları itibarıyla sırasıyla enflasyonun yüzde 15 ve yüzde 10, politika faiz oranın yüzde 20 ve yüzde 15, dolar/TL kurunun ise 5,70 ve 5,90 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi.

 

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...