9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Erdoğan: İdeolojik belediyecilik tekrar hortladı

Belediye çalışanlarının siyasi tercih ve kılık-kıyafetlerine göre ayrımcılığa uğradığını söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İdeolojik belediyecilik tekrar hortladı. Bilhassa AK Parti’den CHP’ye geçen belediyelerde bazı yöneticilerin adeta bir öç alma, intikam alma hevesiyle hareket ettiğini görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Ankara Congresium’da düzenlenen AK Parti Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu.

Toplantılarının partileri ve Türkiye için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı’na toplantıyı düzenledikleri için teşekkür etti.

Geçen hafta AK Parti’nin 19. kuruluş yıl dönümünü Ankara Mamak’ta düzenledikleri mütevazı bir programla kutladıklarını anımsatan Erdoğan, 19 yıllık hizmetlerin özetinin özeti denilebilecek dökümünü ve Türkiye’nin geleceğine dair hedefleri kamuoyuyla paylaştıklarını vurguladı. 

‘AK Parti, Türkiye’nin en büyük partisi’

Erdoğan, 19 yıl önce dualarla, halis niyetlerle diktikleri AK Parti fidanının bugün 83 milyonun tamamını kuşatan ulu bir çınara dönüştüğünü belirterek, AK Parti’nin 10.5 milyonu aşan üye sayısıyla Türkiye’nin en büyük siyasi partisi olduğunu ifade etti.

Girdikleri tüm seçimlerde açık ara milletin teveccühüne mahzar olmuş bir hareket olduklarını dile getiren  Erdoğan, milletin tüm fertlerini, bütün renklerini bünyesinde barındıran güçlü bir kadro olduklarının altını çizdi.

Erdoğan, 19 yıl gibi kısa bir sürede Türkiye’yi başarıdan başarıya taşımış, siyaset tarihine altın harflerle nakşolmuş bir parti olduklarına dikkati çekerek, “Bizlere böyle bir imkanı, böyle bir onuru nasip ettiği için Rabbimize ne kadar hamd etsek azdır” dedi.

‘Elde ettiğimiz bütün başarılar milletimizin eseridir’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Ağustos 2020 itibariyle 19 yılı, hizmetlerle, eserlerle, Türkiye’ye, aziz millete, demokrasiye yaptıkları tarihi nitelikteki katkılarla, ‘alınlarının akıyla’ geride bıraktıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Önce millet, önce memleket prensibiyle çalışarak siyasette, diplomaside, enerjide, savunmada uzun yıllar fetret dönemi yaşayan ülkemizi Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımları ile tanıştırdık. Her vesileyle söylüyorum, burada bir kere daha altını çizmek istiyorum, elde ettiğimiz bütün başarılar milletimizin eseridir. 19 yıllık başarı hikayesinin müellifi milletimizin bizatihi kendisidir. Başardığımız her şeyi önce Allah’ın yardımına, sonra davamıza olan sadakatimize ve elbette bu kutlu yolda yaptığımız fedakarlıklara borçluyuz. Hem ülkenin yöneticileri olarak bizler hem de en büyük güç ve moral kaynağımız olan milletimiz son 19 yılda gerçekten büyük bedeller ödedi. Vesayet odaklarının direnişinden darbe teşebbüslerine, terör saldırılarından ihanetlere kadar pek çok badireyle yüzleştik ama yılmadık, tehditler karşısında silmedik, şantajlara prim vermedik. İnanıyorsanız üstünsünüz müjdesine ram olarak hep daha çok çalıştık, daha çok gayret gösterdik.”

‘Yolumuz demokrasi yoludur, hukuk yoludur’

Yola koltuk hırsıyla, makam, mansıp sevdasıyla değil, millete hizmet aşkıyla çıktılarını dile getiren Erdoğan, “Bizim yolumuz Şeyh Edebali’lerin, Hacı Bektaş’ların, Yunus’ların, Fatih’lerin, Yavuz’ların yoludur. Bizim yolumuz ‘Gel, ne olursan ol yine gel’ buyuran Hazreti Mevlana’nın muhabbet yoludur” diyerek, şunları söyledi:

Erdoğan: Demokrasi ve ekonomide kat ettiğimiz büyük mesafe, geleceğimize güvenle bakmamızda güç ve moral kaynağımızdır”Bizim yolumuz, ‘Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda’ diyen fedakarlık abidesi şehitlerimizin yoludur. Bizim yolumuz, 15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle tankları durduran, göğsünü kurşunlara siper eden kahramanların yoludur. Bizim yolumuz, demokrasi yoludur, hukuk yoludur, tevazu, muhabbet, şefkat yoludur. 14 Ağustos 2001’de ‘Bismillah’ diyerek çıktığımız bu uzun, ince ve meşakkatli yolculukta pek çok imtihanla karşılaştık. 19 yıl boyunca defalarca sınandık, tehdit edildik, ihanete uğradık, içeriden ve dışarıdan sayısız saldırıya maruz kaldık ancak milletin emanetini sırtlanlara yedirmedik. Manşetlerle çarpışa çarpışa ülkemize, partimize kurulan tuzakları boza boza bugünlere ulaştık.” 

AK Parti’nin 19 yıllık uzun yolculuğunda sabırla yürüyenler olduğu gibi nefesi yetmeyenler, nefesi kesilenler ve yolunu şaşıranların da olduğunu dile getiren Erdoğan, bu yolculuklarında ‘böbürlenenler, kibre yenik düşenler, zaferi ve başarıyı kendinden menkul görenler’ olduğuna dikkati çekerek, “Bunların hiçbirisine ‘eyvallah’ etmedik. Yolda kalanlara, bizimle yollarını ayıranlara aldırmadan, Hakk’ın ve halkın rızası için kutlu mücadelemize devam ettik” diye konuştu. 

‘Maskeli, gizli ajandalı, kapalı kapılar ardından bir siyaset yolu izlemedik’

Ne için siyaset yaptıklarını ve bu dünyadaki varlık sebeplerinin ne olduğunu hafızalarından bir an olsun çıkarmadıklarını ve çıkarmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: 

“Bugüne kadar maskeli, gizli ajandalı, kapalı kapılar ardından bir siyaset yolu izlemedik. Bundan sonra da bu tür yanlış yollara tenezzül etmeyeceğiz. Başkaları ne yaparsa yapsın biz, vefayı, sadakati, yol ve silah arkadaşlığını gözetecek bu ilkeleri kendimize rehber kılmaya devam edeceğiz. Kimseye ayrımcılık yapmayacağız, kimseyi kayırmayacağız, adaletten zerre kadar sapmayacağız. Sadece oy aldığımız muhitlere değil, bize oy versin, vermesin yönettiğimiz şehrin tüm sakinlerine hizmet götürmeyi kendimize prensip edineceğiz. Şov yapmak, medyada gündem olmak yerine eserlerimize projelerimize, milletimizin gönlünü kazanmanın peşinde koşacağız. Şehirlerimiz, ilçelerimiz için gayret gösterirken, hizmetin yanına tevazuyu, tebessümü, muhabbeti, şeffaflığı, nezaketi de eklemeyi unutmayacağız. AK Parti’nin alametifarikası, millete verdiği sözlerin takipçisi olmasıdır. Biz, şartlar ne olursa olsun, taahhütlerinin arkasında duran, ahdine, kavline sadık, sözünün eri olan bir kadroyuz.” 

‘Haliç’i bugün ne hale getirdiğini sizler de görüyorsunuz değil mi?’

Erdoğan, bugüne kadar hep hizmetler, eserler ve yatırımlarla konuştuklarını anlatarak, “Milletimiz bizi sandıkta hesaba çekmeden önce biz, kendi gönül terazimizi kurduk, o nisanda nefsimizi hesaba çektik. İnsanımızın huzuruna uçuk vaatlerle değil üzerinde çalışılmış, emek verilmiş, artısı eksisi iyi düşünülmüş, uygulanabilir programlarla çıktık. Seçim döneminde atıp tutanların düne kadar yunusların gezdiği Haliç’i bugün ne hale getirdiğini sizler de görüyorsunuz değil mi? Onu o hale getiren elhamdülillah bizdik ama şimdi bakın ne hale geldi” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin pek çok yerinde benzer tablolara şahitlik ettiklerine dikkati çeken Erdoğan, “Çöp dağlarıyla İstanbul’u teslim aldık, evet şimdi tekrar İstanbul, çöp dağlarıyla adeta bir rezillik” dedi.

‘İş bilenin kılıç kuşananın’ diyen Erdoğan, daha bir buçuk yıl öncesine kadar belediyecilik hizmetlerinde hiçbir sıkıntının yaşanmadığı şehirlerin toplanmayan çöpler, akmayan sular, bir türlü durağa gelmeyen otobüslerle şu anda gündem olduğunu belirtti. Birçok şehirde insanlara sunulan hizmetlerin hem kalitesinde hem de sayısında ciddi düşüşler olduğunu vurgulayan Erdoğan, ‘çöp, çamur, çukur’ sözlerini hatırlatıp, bazı şehirlerde bunların yeniden insanların kabusu olduğunu dile getirdi.

‘AK Parti’den CHP’ye geçen belediyelerde bazı yöneticilerin öç alma hevesiyle hareket ettiğini görüyoruz’

Erdoğan, kendilerinin de ‘çöp çamur ve çukur’ ile aldıklarını ama ‘tertemiz’ hale getirdiklerini belirterek, şunları söyledi:

“İdeolojik belediyecilik tekrar hortladı. Bilhassa belediye çalışanlarımız kılık kıyafetine göre, dış görünüşüne, siyasi tercihlerine göre ayrımcılığa uğramaya başladı. Bilhassa AK Parti’den CHP’ye geçen belediyelerde bazı yöneticilerin adeta bir öç alma, intikam alma hevesiyle hareket ettiğini görüyoruz. Seçimlerde ‘kimsenin ekmeğiyle oynamayacağız’ diyenler, göreve geldikten sonra binlerce insanımızı işinden, aşından etti. Bay Kemal bu sözleri vermemiş miydi? Verdi bu sözleri, veren Bay Kemal, o garip insanları işinden, aşından, ekmeğinden etmedi mi? Biz ne yarım asırlık mahalli idareler geçmişimizde ne de 18 yıllık iktidarımız döneminde böyle sahnelerin yaşanmasına asla müsaade etmedik. Seçim döneminde söylediklerimizi, sandıklar kapandıktan sonra unutanlardan da olmadık.”

Erdoğan, 31 Mart seçimleri öncesinde büyükşehir, il, ilçe bazında mahalli idarelerle ilgili vizyonlarını ilan ettiklerini, manifesto da nasıl bir belediye başkanı olacaklarını, şehrin, ilçenin hangi sorunlarına öncelikle çözüm arayacaklarını kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatarak, “Her birinizin son bir buçuk yıldır yürüttüğü çalışmalarda manifestomuzda ilan ettiğimiz prensip ve ilkeleri rehber edindiğiniz de inanıyorum” dedi.

‘Mahalle ve komşuluk kültürünü ihya eden örnek yerleşim alanları kurulacak’

Gönül belediyeciliğinin bayraktarlığını yapan belediye başkanlarına 11 başlığı tekrar hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şehir planları uzun vadeli ve hakkaniyete uygun şekilde hazırlanacak. Altyapı ve ulaşım sorunları tüm şehirlerimizde tamamen çözülecek. Kentsel dönüşüm çalışmaları bölgelerin özelliklerine ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına göre yürütülecek. ‘Benzersiz şehirler’ anlayışıyla şehirlerimiz kendi hikayelerine uygun şekilde geliştirilecek. Akıllı şehirler uygulamalarıyla teknolojinin tüm imkanları, insanımızın ve şehirlerimizin emrine sunulacak. Çevreye saygılı şehirler ile belediye hizmetlerinde tabiattaki canlı veya cansız tüm varlıklarla uyum gözetilecek. Sosyal belediyecilik çalışmalarına önem verilerek, doğrudan insana dokunan hizmetler ve projeler yaygınlaştırılacak. Yatay şehirleşme ile tabiatta bütünleşen, aile, mahalle ve komşuluk kültürünü ihya eden örnek yerleşim alanları kurulacak.”

Erdoğan, bu hafta sonu Rize’de Ayder yaylasını dolaştığını, buradaki alt ve üst yapı çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Bu manifestonun gereğini Ayder yaylasında inşallah hayata geçireceğiz ve ardından Uzungöl, aynı şekilde orayı da ele alıp hayata geçireceğiz. Çünkü belediyecilik AK Parti’nin işidir. Bunu biz yapacağız” diye konuştu. 

‘Yerelde başarılı olmayan, devlet idaresinde varlık gösteremez’

Halkla birlikte yönetim ilkesi ile şehirle ilgili tüm önemli kararların orada yaşayanlarla birlikte alınacağını da aktaran Erdoğan, “Tasarruf ve şeffaflık hassasiyetiyle belediyelerin kaynakları hem doğru hem de açık şekilde kullanılacak. Değer üreten şehirler ile kültür ve ekonomi başta olmak üzere her alanda hayat kalitesini yükseltecek yaklaşımlar geliştirilecek. AK Partili belediyelerimizin tamamında işte bu 11 başlıkta özetlediğimiz ilkeler ve hassasiyetler çerçevesinde hizmet sunmaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu. 

Erdoğan, her zaman dile getirdiği ‘yerelde başarılı olmayan devlet idaresinde varlık gösteremez’ sözünü anımsatarak, “Biz önce yerel yönetimlerde millete rüştünü ispat etmiş, ondan sonra ülke yönetimine talip olmuş bir hareketiz” ifadesini kullandı.

‘Dar kapsamlı bir yolculuk gerçekleştireceğiz Ahlat’a’

25 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi dolasıyla Ahlat’a gideceklerini belirten Erdoğan, “Dar kapsamlı bir yolculuk gerçekleştireceğiz Ahlat’a. Ahlat’ta güzel bir Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve öğrencilerimizle ilgili de 2 yurt gerçekleştirmiş durumdayız. Derdimiz Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’yle tarihi ayağa kaldırmak. Zira Sultan Alparslan Ahlat’ta geceleyip oradan Malazgirt’e yola çıkmıştır. Biz de şimdi tarihi burada analım istiyoruz. Geceyi Ahlat’ta geçirip 26’sının sabahı da Malazgirt’e hareket edelim diyoruz” diye konuştu.

Programının içeriğine ilişkin bilgi veren Erdoğan, “Çok anlamlı bir Malazgirt, inşallah yine analım istiyoruz. Ahlat’ta kabristan ziyaretleri ve onun dışında orada bir toplantı ve ertesi sabah da yola revan olalım” ifadesini kullandı.

‘Yerelde yaşanacak en küçük sıkıntının bedelini ülke çapında öderiz’

Erdoğan, “İstanbul olmak üzere ülkemizin birçok şehrinde hizmet ve samimiyet sınavını alnımızın akıyla verdiğimiz için daha 1.5 yaşında bir partiyken milletimiz bize Türkiye’nin yönetimini emanet etti. Mahalli idarelerdeki başarı çıtamızı ne kadar yukarıda tutarsak, ekonomiden tarıma, ticaretten eğitim, sağlık, turizme kadar her alanda milletimizin teveccühüne o derece mazhar oluruz. Yerelde yaşanacak en küçük sıkıntının, en küçük bir memnuniyetsizliğin bedelini de ülke çapında öderiz. Bunun için çalışmalarınızı yürütürken ufkunuzu sadece şehrinizin sınırlarına hapsetmemelisiniz. Attığınız her doğru ve yanlış adımın, diğer 80 vilayetimizde de menfi veya müspet yansımaları olduğunu bilmelisiniz. AK Partili bir belediye başkanı olarak sizler, şehrinizle beraber 83 milyonun her bir ferdinin de mesuliyetini omuzlarınızda hissetmelisiniz. İnşallah her birinizin bu bilinçle, bu hassasiyetle çalışmalarınızı devam ettireceğinize inanıyorum” dedi.

Belediye başkanlarına görevlerini hakkıyla yapması için destek vereceklerini belirten Erdoğan, “Genel Merkezimizde çalışmaları yapılan yerel yönetimler reformunu, önümüzdeki yasama yılında gündeme getirmeyi planlıyoruz. Böylece mahalli idarelerimizin pek çok kronik sorununu hal yoluna koymayı ümit ediyoruz” diye konuştu.

‘Gençleri hep el üstünde tuttuk’

Yaptıkları istişare toplantısının temasının ‘gençler’ olduğunu dile getiren Erdoğan, AK Parti’nin 18 yıllık iktidarında gençleri hep el üstünde tuttuğunu, gençlere daima öncelik verdiğini söyledi. Gençleri Türkiye’nin aydınlık yarınlarının teminatı olarak gördüğünü ve politikalarını buna göre belirlediklerini belirten Erdoğan, siyaseti gençleştiren gençleri, Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi yapanın AK Parti olduğunu vurguladı.

Erdoğan, “Biz de biliyorsunuz gençlerle ilgili yaş 30’dur. 30’a gelen genç bir üst sınıfa terfi eder. Bizim şu anda 1 milyona yakın genç üyemiz var. Aynı şekilde kadınlarda da yaklaşık 5 milyon üyemiz var. Kadınlar da ana kademinin en önemli unsurlarıdır. İkisini yan yana koyduğumuz zaman buyurun, 6 milyon. 5 milyon da diğerleri, işte 11 milyon. Diğer partilerin böyle bir üye kaydı söz konusu değil. AK Parti sadece üye kaydında bu noktada. Şimdi bir hedefimiz var: Seçime kadar yılda 1 milyon olmak üzere 4 milyon üye kaydını gerçekleştirmek. Yılda 1 milyon, bunu yapacağız. Seçimlere çok daha güçlü çok daha farklı bir şekilde gireceğiz” değerlendirmesini yaptı.

Eğitimden spora, istihdamdan seçimlere kadar hayal dahi edilemeyen pek çok reformu gençler için gerçeğe dönüştürenin de yine AK Parti olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Gençlerin nüfus içindeki yüksek oranını bildiğimiz için, hizmetlerimizde, planlama ve projelerimizde gençleri her zaman dikkate alıyor, projeksiyonlarımızı genç nüfusa göre yapıyoruz” dedi.

‘Gençlik Faaliyetleri Modellemesi, ortak aklın ürünü’

Yerel Yönetimler Başkanlığının hazırladığı Belediye Gençlik Faaliyetleri Modellemesi’ne ilişkin bilgi veren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“300 belediyemizin gençlik merkezlerinde yürüttüğü çalışmalar incelendi. Akademik uzmanların da içinde bulunduğu bir ekip, gençlikle ilgili çalışma yapan kurum ve kuruluşların faaliyetlerini değerlendirdi. 3 yıllık yoğun ve titiz bir çalışmanın neticesinde ortaya gerçekten kapsamlı, Belediye Gençlik Faaliyetleri Modellemesi çıktı. Ortak aklın ürünü olan bu proje ile gençlerimizin kişilik ve karakter gelişimlerinin desteklenmesi, milli ve manevi değerler ile bezenmesi, spor faaliyetleri ile fiziki gelişimlerine katkı sunulması, alanında uzman eğitimcilerin destekleriyle mesleki ve akademik beceri elde etmeleri, kariyer planlamalarında kabiliyetlerini keşfedip isabetli adımlar atmaları, teknolojiyi ve çağımızın getirdiği her türlü imkanı, ülkemiz ve insanlık için faydalı bir biçimde kullanmaları hedefleniyor. Belediye Gençlik Faaliyetleri Modellemesi’yle gençlerimizin ihtiyaçlarına, taleplerine ve beklentilerine uygun çözümler üretme imkanına kavuşacağız. Bu çalışma ile aynı zamanda belediyelerimizin birbirleri arasında tecrübe paylaşımına da vesile olacağız.” 

AK Parti Genel Merkezi’nde kurulan birimde bu konuyla ilgili çalışmaların koordineli şekilde yürütüleceğini aktaran Erdoğan, kendilerinin de belli aralıklarla çalışmayı takip edeceklerini, sürece dair ilgililerden bilgi alacaklarını ifade etti. Erdoğan, belediye başkanlarından 2023’e giden yolda önemli bir adım olarak gördüğü bu projeye sahip çıkmalarını istedi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...