9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Ekrem İmamoğlu: AK Parti randevu vermedi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, FSM Köprüsü’ndeki onarım çalışmasından dolayı köprü geçişlerinde yaşanan yoğun trafikle ilgili konuştu. İmamoğlu, FSM’deki çalışma için çözümü olarak “Yoğun bir trafik yarattı FSM’nin bakımı. Özellikle 3 buçuk saat trafikte kalan insanlar. Üzücü. Görevimin ilk mesai gününde toplantı yaptık. Çalışmaları yapmışlar, basına duyurdular. 3. köprüde indirimli geçiş sağlanırsa insanlar orayı tercih edebilir. Yoğunluk azaltılabilir. FSM’de özellikle ek şerit uygulamasına geçilecek. Yoğunluk ek şerit uygulamasıyla yoğunluk olan saatlerde bir nebze azaltılacak” dedi. İmamoğlu, seçim sonrası İBB Meclisİ’nde temsil edilen partilerin il başkanlıklarından randevu istediğini MHP’nin henüz dönüş yapmadığını AKP’nin ise randevu vermediğini açıkladı.

23 Haziran İBB seçimlerinde rakibine fark atarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, Haber Global ekranlarında Erdoğan Aktaş’ın sorularını yanıtlıyor.

Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

“İstanbul’un her noktasında İBB’ye ait noktalar var. Kullanıma uygun olan yerler, amacının dışında yerler var. Hızlıca bunlara yönelik tasarruflarımız olacak İstanbul lehine. Burası malum 18 günlük süreçte kapalı bir çalışma ortamı yaratalım istediğimizde Saraçhane’deki binadan buraya geldik. Tarihi yarımadanın Güneydoğusu’nda, etkili bir nokta. Kapalı cephe.

Tunus’a göç eden önemli bir devlet insanının. 18. YY’da büyük bir yangında kullanılamaz hale geliyor. Uzun zaman kötü bir koşulda duruyor. Sayın Kadir Topbaş döneminde tadilat süresi var. Bunun gibi yapıları tanıtmak aslında. İnsanlar bu tip tarihi eserleri görüyor. Turizmin, bir takım sivil hayatın etkin olarak kullanacağı alanlar olarak gündeme gelmesi mümkün olacak.”

Ulaşım Çözümü

“Ulaştırma Bakanlığı’ndan henüz dönüş yok. Seçimden sonra ertelenen tamirat süresi olduğu belirtildi. Yoğun bir trafik yarattı FSM’nin bakımı. Özellikle 3 buçuk saat trafikte kalan insanlar. Üzücü. Görevimin ilk mesai gününde toplantı yaptık. Çalışmaları yapmışlar, basına duyurdular.

Yapacağımız hususlar var. Zincirlikuyu-Söğütlüçeşme metrobüs hattını kış tarifesinin üzerine çıkarttık. Deniz yolunu artırdık. İlave vapur temini ile sayının artırılması konusunda gerekli girişimler olsun dedik.

3. köprüde indirimli geçiş sağlanırsa insanlar orayı tercih edebilir. Yoğunluk azaltılabilir. FSM’de özellikle ek şerit uygulamasına geçilecek. Yoğunluk ek şerit uygulamasıyla yoğunluk olan saatlerde bir nebze azaltılacak.

Karayolları’ndan olan beklentimizi de arkadaşlarım paylaştılar. Geri dönüş olursa vatandaşımıza fayda sağlar diyoruz.

Paralel deniz ulaşımı konusunda bazı ulaşımcıların, geçmiş dönemdeki yetkililerin negatif bakışları olduğunu biliyorum. Kendileriyle görüşmüştüm. Bu ulaşımın nefes aldıracak olduğunu ifade etmiştim. Paralele sıcak bakmıyorlar. Doğu-batı aksında bu erişimin faydalı olacağına inanıyorum.

Kritik nokta deniz ulaşımın başladığı yere insanların kolay inebilmesi. Erişimi sağlayamıyorsanız deniz ulaşımı anlamlı olmayabilir.

Entegre ulaşım sisteminde denize erişimi kolaylaştırıcı hatlarımız olacağını açıklamıştık.

“AK Parti randevu vermedi”

“23 Haziran’daki sandık sonucu Sayın Erdoğan’ı bile rahatlatmıştır.

Japonya’daki toplantılara baktığımızda Cumhurbaşkanı’nın rahatladığını gördük ben öyle düşünüyorum.

Mazbatamızı perşembe günü aldık. Güzel anlarımız oldu. Toplama hitap ettik. Sayın Valimizle devir işlemi yaptık. Bu esnada devletimizin gelenekleri var. Valimizle buluştuk. Yarın garnizon komutanımızla buluşacağım. Yarın il başkanlıklarıyla da görüşme trafiğini devam ettireceğim.

Bütün meydanlarda partizanlığı bu binalardan söküp atacağım demiştim. Bu bir realite. Bunun bitmesi lazım. A partisi yaptı B partisi de yapıyor… Biz yeni bir başlangıç yapıyoruz.

Arkadaşlarıma dedim arayın bütün partileri randevu isteyin dedim. İYİ Parti, Saadet Partisi, HDP ile randevu alındı. MHP’den henüz geri dönüş alamadık. AK Parti randevu vermedi.

Arkadaşlarıma söyleyeceğim yarın randevu almakta ısrar edin diye. Bu millete öyle söz verdim. Randevu vermeseler de görüşeceğim. Ulaşımla ilgili mini bir dokunuş yaptık. Bütün bunları çözmek hizmet yarışı. Siyasi partilere her yönüyle bağlılık yanlış. Siyasi partiler hizmet için araç. Toplumsal menfaati gözetmek zorundayız. Gözetiyoruz.”

Genel Sekreter ataması

Ekrem İmamoğlu Genel Sekreter’in kim olacağını yönelik sorulan, “Genel Sekreter olarak tanınmış bir CEO’yu atayacağınız söyleniyor ne dersiniz?” sorusuna, “Gayet tabi” yanıtını verdi.

İmamoğlu Yavuz Erkut için şunları ifade etti;

“Ben ne dedim eş, dost akraba yok. Bu şehrin çok kıymetli insanları var. Kendini ispat etmiş. Bir çalışma prensibimiz var. Herkesi kucaklayacağız.

Takım çalışmasına uygun, kişiye değil 16 milyon insanı mutlu edecek insanlarla geçmişten bugüne tanışıyoruz. Bu süreç içerisinde tanıştığımız insanlar bile var.

Örneğin genel sekreter olarak düşündüğümüz Yavuz Erkut bey, kamu tecrübesi en üst seviyede. Türkiye’nin en kıymetli kurumlarından birini yönetmiş.

Hem orada hem diğer görevde başarılı bir CEO’luk yapmış böyle bir beyfendi hizmet yapacak. Bakanlık onayı ve diğer işlemler var.”

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...