8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

DSM Başkanı İlham Ahmed’den genişletilmiş konferans çağrısı!

Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed, Özerk Yönetim bünyesinde bulunmayan tarafların katılacağı genişletişmiş bir konferans düzenleme çağrısında bulundu.

Ahmed, Deyrizor kırsalının doğusundaki El-Ömer Petrol sahasında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Kobani ile bir araya geldi.

SDG’ye bağlı Medya Merkezi’nin aktardığına göre, Ahmed, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim’in dışındaki siyasi grupların, Arap aşiretlerin, bağımsız şahsiyetlerin ve kanaat önderlerinin katılım sağlayacağı genişletilmiş bir konferans düzenleme çağrısında bulundu.

Ahmed, “Özerk Yönetim’in rolünü güçlendirmek için bölgenin evlatları ve bileşenlerin katılımıyla içerde diyalog başlatılması acil ve zaruri bir durum haline geldi” dedi.

Konferansa, Özerk Yönetim, SDM ve SDG bünyesinde yer almayan siyasi grupları çağıracaklarını söyleyen Ahmed, “Özerk Yönetim içinde temsil edilmeyen gruplar, bir kısım aşiretler, teknokrat şahsiyetler ve siyasi gruplar bulunuyor. Bunlardan bazıları Suriye rejimine yakın, bazıları Suriye muhalefeti Müzakere Yüksek Kurulu’na yakın bazıları da herhangi bir siyasi grupla bağlantısı olmayan bağımsızlardan oluşuyor. Bu çevrelerle Özerk Yönetim konusunda diyalog kurulacak. Özerk Yönetim’in siyasi, güvenlik ve hizmet alanındaki artıları ve eksileri ele alınacak. İstikrarın güçlendirilmesi hedefiyle herkesin kendisini bir parçası olarak görebileceği örnek bir yönetim modeline ulaşmak için tüm eleştiriler, tavsiye ve öneriler dikkate alınacak” ifadesini kullandı.

Ahmed, söz konusu konferansta DSM olarak, bölgedeki güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi hedefiyle ulusal sözleşme veya uzlaşı belgesi hazırlayacaklarını belirterek, konferansta dile getirilecek tavsiyelerin ve alınacak kararların uygulanıp uygulanmadığını takip edecek bir komitenin kurulacağını belirtti.

Konferansta dile getirilecek tavsiyelerin özelde Suriye’nin kuzeydoğu bölgelerini genelde ise Suriye’yi ilgilendireceğine dikkat çeken Ahmed, “İster toprak bütünlüğü meselesi ister siyasi çözüme yönelik vizyonumuz olsun, bu tavsiyeler temelde ve genel olarak tüm Suriye’nin geleceğini ilgilendirecek. Krizi çözmek için bir projemiz var ve bu projeyi ortaya koymak için muhalif ortaklarımızla birlikte çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

SDG Genel Komutanı Mazlum Kobani, çarşamba ve perşembe günleri El-Ömer Petrol sahasında Deyrizor Askeri Meclis ve sivil meclis yetkililerinin yanı sıra Arap aşiret liderleri ve şeyhleriyle görüştü. Abdi, geçtiğimiz haftalarda silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden 3 Arap aşiret şeyhi için taziyelerini iletti.

SDG’ye bağlı Medya Merkezi’nin açıklamasına göre, Abdi, Deyrizor’da Arap aşiret şeylerini hedef alan suikastlerin “Bölgedeki istikrara zarar vermeyi, bölgede yaşayan bileşenler arasında kanlı bir fitne çıkarmayı ve birlik ve beraberliği zedelemeyi” amaçladığını söyledi.

Kobani, “Suriye’nin kuzey ve doğu bölgeleri, yıllarca süren krizin son bulması için BMGK’nin 2254 sayılı kararı uyarınca Suriyelilerin beklentileriyle uyumlu siyasi bir çözüme ulaşmak için yeni bir sürece doğru gidiyor” dedi.

Medya Merkezi’nin açıklamasında, SDG Genel Komutanlığı’nın söz konusu toplantılarda Deyrizor kenti ve sakinlerini ilgilendiren tüm meseleleri ele aldığını, Deyrizor Askeri Meclis ve sivil meclise bölge evlatlarına güvenlik ve korumanın sağlanması ve en hızlı şekilde hizmetlerin sunulması çağrısında bulunduğu bildirildi.

SDG Genel Komutanlığı ayrıca, bölge halkına yeni iş olanakları oluşturulmasını ele alırken, IŞİD tehlikesine karşı uyardı. Komutanlık, yerel ve bölgesel aktörleri IŞİD’i harekete geçirmekle suçladı.

SDG Komutanı Mazlum Kobani ise uluslararası koalisyona bölgeyi destekleme sorumluluğunu yerine getirme çağrısında bulunarak, “Tüm Suriyeli bileşenlerin beklentileriyle uyumlu olarak siyasi bir çözüme ulaşmak için bütün taraflara baskı yapılmalıdır” dedi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...