8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Davutoğlu, İsrail Kürtleri tahrik ediyor ve milliyetçi Türklere seslendi

Karar TV’ye konuşan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu MHP lideri Devlet Bahçeli’nin başlattığı çözüm söylemlerini “olumlu” bulduğunu söyledi.

Davutoğlu, “Bahçeli’nin bir Türk Milliyetçisi olarak bu tabloyu çizmesi beni çok umutlandırdı. Bahçeli’nin aklında bir plan da var. Çünkü söylemlerinde sembolik analizler yapmadı. Geçmişte eleştirdiği bütün fikirleri bugün dile getirdiğini görüyoruz. Söylemle eylem arasında nisbi bir tutarlılık var” diye konuştu.

“Erdoğan, Bahçeli’nin fikrine genel bir destek verdi”

İktidarın, Kürt meselesine yönelik açıklamaları yorumlayan Davutoğlu, üç ayrı senaryo üzerinde durdu ve şu sözleri sarf etti:

“Ben üç ihtimal gözlemliyorum. Birincisi, Bahçeli’nin açıklamalarına Erdoğan’ın desteği özde bir destek değil. Genel bir destek. Bahçeli’ye destek veriyor, fikre destek verdiğini henüz açıklamadı. Aylardır İmralı’yla görüşüldüğünü biliyoruz. En üst düzeyde görüşmeler yapılıyor. Böyle bir süreç yürürken Bahçeli’nin açıklamaları Erdoğan ile Bahçeli arasında bir diyalogla yapılmış olma ihtimali olsaydı çok ümitvar olabilirdik.

İkinci ihtimal ise kafa karışıklığı. Yani Dünya’daki değişiklikler sebebiyle bir şeyler yapmak istiyorlar ama kafaları net değil. Bu da çok tehlikeli bir şey devlet için. Bahçeli, adım adım gitmeyip direk ‘Öcalan’ın meclise gelmesi’ çağrısında bulundu. Bahçeli’nin çıtayı çok yükseltmesi en yakın arkadaşları tarafından bile anlaşılmakta zorluk çekti. AK Parti içerisinde bir kafa karışıklığı olduğu aşikâr. Özellikle Kürt kökenli birçok kişi Bahçeli’nin sözlerine sahip çıktı. Birçok farklı kişi de şüphe beyan etti.

Üçüncü ihtimal ise Kayyum atamaları sonrasında ortaya çıktı. Erdoğan ile Bahçeli arasında bir bilek güreşi olması söz konusu. Bu durum çok tehlikeli. İkisi arasında bir satranç oynanmaya başladı. Çünkü hiçbir siyasetçi Abdullah Öcalan’ı TBMM’ye getirme, konuşturma cesareti göstermedi. Ama beni esas ilgilendiren gerçekten MHP’nin içinde bir başka akıl. Ama bunların MHP’nin normal kadroları olmadığı aşikâr.”

“Mesrur Barzani tarafından davet edildim”

Davutoğlu, 20-21 Kasım günlerinde Kürdistan Bölgesi’ni ziyaret edeceği bilgisini verdi.

Duhok’ta önemli isimlerin katılacağı bir sempozyumda yer alacağını belirten Davutoğlu, “Mesrur Barzani tarafından davet edildim. Orada yapacağım konuşmada bu konulara değineceğim. Bölgede akıllı ve hikmet dolu bir yaklaşımın belirlenmesi lazım. Vizyon sahibi Kürtlerin, Türklerin, Acemlerin, Arapların bir araya gelmesi lazım. Trump, Kürtlerin, Türklerin, Acemlerin, Arapların böyle bir birlikteliğini görürse belki ona göre de adım atar” diye konuştu.

“Her Kürdün yüreğinde bir Selahaddin-i Eyyübi yatar”

İsrail’in yeni Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın, “Kürtler büyük bir millettir, siyasi bağımsızlığa sahip olmayan milletlerden biridir. Onlar bizim doğal müttefikimizdir” şeklindeki sözlerinin sorulması üzerine Davutoğlu, “Benim analizim doğru. İsrail’in yapmak istediği Kürtleri Türklerle, İranlılarla ve Araplarla çatıştırmak” değerlendirmesinde bulundu.

“Burada Irak Kürt bölgesinden göç eden Yahudileri de kullanıyorlar” diyen Davutoğlu, “İsrail’in şimdi yapmaya çalıştığı, Körfezi Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden kontrol etmek. Sisi yönetimi zaten ABD’nin dediğinin dışına çıkmaz. İran’ı o yüzden hedef gösteriyor. Türkiye’yi hedef gösteriyor. Peki, Türkiye ile İran’ın komşu ülkeler olarak en fazla uğraştığı mesele nedir, Kürt sorunu. İsrail, burada Kürtleri tahrik ederek bir yere gelmek istiyor. Buradaki gerçek Türk Milliyetçilerine sesleniyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekasını düşünüyorlarsa kim Türklerle Kürtleri, bölge halklarını kavga ettirmek istiyorsa o Türkiye’nin düşmanıdır” diye konuştu.

Davutoğlu, Ortadoğu’nun kaderini belirleyen Sykes-Picot Anlaşmasına değinerek, “Şimdi de bu haritayı değiştirmek istiyorlar. Ama bu sefer değiştirilecek harita onlarca yıllık bir savaşı tetiklemek amacıyla çizilecek. Bu da Kürtler üzerinde oynanan bir oyun. Yoksa İsrail Dışişleri Bakanı Kürt aşığımı mı? Asla. Onlar bilirler ki her bir Kürdün yüreğinde bir Selahaddin-i Eyyübi yatar” ifadelerini kullandı.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...