8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Cumhuriyetçiler’den Trump’a tepki

Mevcut ABD Başkanı Donald Trump’ın, Demokrat aday Joe Biden ve “eyaletlerin yozlaşmış oylama aygıtlarını” kullanan Demokrat valilerin seçim sahtekarlığı yaptığına dair iddialarına hem muhaliflerinden hem de destekçilerden itiraz ve eleştiri geldi.

Eski Cumhuriyetçi Senatör muhafazakar siyaset yorumcusu Rick Santorum, CNN televizyonundaki açıklamasında Trump’ın sözlerinden rahatsız olduğunu söyledi. Trump’ın seçim hilesiyle ilgili iddialarını “tehlikeli ve yanlış” olarak nitelendiren Santorum, “postayla kullanılan oyları saymanın sahtekarlık olmadığını” söyledi.

Trump’ı eleştirenlerden biri de eski Cumhuriyetçi başkan adayı Utah Senatörü Mitt Romney oldu ve Trump’ın oy sayma sürecini tanımamasına tepki gösterdi. Romney Perşembe günü paylaştığı bir Twitter mesajında, “Demokrasinin özünde her oyu saymak vardır. İddia edilen usulsüzlükler varsa, bunlar soruşturulacak ve nihayet mahkemelerde çözülecektir. Demokrasiye, anayasamıza ve Amerikan halkına inanın” ifadelerini kullandı.

Romney: Başkan’ın iddiası özgürlük davasına zarar veriyor″

Romney, Trump’ın “seçimin hileli, yozlaşmış ve çalınmış olduğunu söylemesi’’nin yanlış olduğunu söyledi ve “Başkan’ın iddiası ülkede ve dünyanın dört bir yanında özgürlük davasına zarar veriyor, pervasızca yıkıcı ve tehlikeli tutkuları alevlendiriyor″ dedi.

Çekişmeli eyaletlerden Pennsylvania’nın Cumhuriyetçi Senatörü Pat Toomey de Trump’ın seçimlerde hile yapıldığı iddiasını “çok rahatsız edici” olarak nitelendirdi.

CBS kanalının sabah programına katılan Toomey, “Kimse, bana yaygın bir usulsüzlük veya sahtekarlık olduğuna dair bir kanıt göstermedi” dedi.

Toomey, “Başkanın Perşembe akşamki konuşması beni çok rahatsız etti çünkü destekleyici hiçbir kanıt olmadan çok, çok ciddi iddialarda bulundu” diye konuştu.

Trump’a oy verdiğini de kaydeden Toomey, bir sonraki başkanın Seçiciler Kurulu delegelerini meşru bir şekilde kazanan kişi olmasını istediğini ve kim olursa olsun kabul edeceğini kaydetti.

Postayla gönderilen oy pusulaları hakkında haftalardır şikayette bulunan Trump, Perşembe günü geç saatlerde Beyaz Saray’da sandık sayma sürecinin adil olmadığını ve yozlaşmış olduğunu söyledi. Trump iddialarını herhangi bir ayrıntı veya kanıtla desteklemedi. Eyalet yetkilileri ve federal yetkililer de herhangi bir yaygın sahtekarlık vakası bildirmedi.

Yine de Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell daha tarafsız bir tavır takındı. Bazı üst düzey Cumhuriyetçiler ise Trump’ı Demokrat Joe Biden’ı yenmek için mücadeleye çağırdı.

McConnell Cuma günü erken saatlerde “Her yasal oy sayılmalıdır. Tüm taraflar süreci riayet etmeli” dedi.

McConnell daha sonra Kentucky’de bir basın toplantısı sırasında defalarca daha fazlasını söylemesi istendiğinde sinirlendi. McConnell, “Bunun ötesinde söyleyecek hiçbir şeyim yok. Kaç kez sorduğunuz hiç fark etmez, zaten cevabımı verdim” tepkisini gösterdi.

Cumhuriyetçi Missouri Senatörü Roy Blunt da, Trump’ın kampanyasının tutarsız tartışmalara yol açtığını söyledi. Kongre binasında konuşan Blunt, “Bir eyalette sayımı durduramaz ve sayımın başka bir eyalette devam etmesini isteyemezsiniz. Sistemin istediğiniz gibi çalıştığını görmek isteyebilirsiniz, ancak sistem böyle işlemiyor” dedi.

Alaska’dan Senatör Lisa Murkowski, sonuçlar gelirken “herkesi sabırlı olmaya” çağırdı. Murkowski yazılı açıklamasında, “Seçim görevlilerine işlerini tamamlamaları için zaman vermemiz ve yasal olarak kullanılan tüm oy pusulalarına zaman ayrılıp sayılmasını sağlamamız çok önemlidir” dedi.

Yeniden seçim yarışına girmeyen Teksaslı Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Will Hurd de Trump’ın seçim hilesi yapıldığı yolundaki yorumlarını “tehlikeli” ve “yanlış” olarak nitelendirdi. Hurd, Trump’ın açıklamalarının, Amerikan ulusunun üzerine inşa edildiği temelleri ve siyasi süreci baltaladığını söyledi.

Başkan’ı sık sık eleştiren ve 2024’te başkan aday adayları arasında olması beklenen Cumhuriyetçi Maryland Valisi Larry Hogan da “Başkan’ın Demokratik sürecimizi baltalayan yorumları için hiçbir savunma yok. Amerika, oyları sayıyor ve sonuçlara her zamanki gibi saygı duymalıyız’’ dedi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...