9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

BM Genel Sekreteri: Şiddeti Durdurun

Haber Merkezi | Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suriye’de yürütülen askeri operasyonlar ve artan şiddetin bir an önce durması çağrısında bulundu.Guterres,7 yıldır zulüm ve şiddet gören masum halkın artık güvenlik kaygısı yaşamadan hayatlarını sürdürmesi gerektiğini vurguladı. Guterres,Amerika’nın Sesi’ne konuştu ve Birleşmiş Milletler’in karşılaştığı sorunlara değindi:

Suriye’de yaşanan krize,son olarak Türkiye de Afrin operasyonuyla müdahil oldu. Zaten karışık olan siyasi ve sivil durum böylece daha da karmaşık bir hâl aldı. Siz Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olarak Suriye’de artan askeri gerilimin siyasi müzakere ve anlaşmalara ne kadar engel olacağını düşünüyorsunuz?

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Çatışmalardan yeterince kaygı duyduğumu belirtmek isterim. Astana’da alınan tedbirlerin Suriye’de yaşanan vahşeti durduracağını umut ediyorduk. Ancak kısa zaman önce şiddetin özellikle Doğu Guta ve İdlib’de tekrar arttığına tanık olduk. Afrin’de yürütülen operasyonun da şiddeti arttırdığını görüyoruz. İsrail ve İran’ın desteklediği farklı milis güçler arasında devam eden çatışmalarda da aynı tür sorunlarla karşılaşıyoruz. Yani maalesef ortaya çıkan yeni gelişmeler bizim endişelerimizi ortadan kaldıracak yönde değil. Ancak Soçi Konferansı herkesin beklentisi dışında gayet olumlu geçti;zira birçoğumuz Soçi’den,Cenevre Görüşmelerine zarar veren ya da Suriye’de rahatsız edici yeni girişimlerin başlatılmasına ön ayak olacak kararların çıkmasını bekliyorduk. Soçi’den, Cenevre’de kurulması öngörülen ve benim gözetimimde yürütülecek meşru bir komisyonun kurulması kararı çıktı. Cenevre siyasi süreci bağlamında Güvenlik Konseyi’nin ortak kararıyla zaten yönetim, seçim ve anayasa konularında bir komisyon kurulması öngörülüyordu. Yani diğer bir deyişle zaten ileriye doğru adım atılması için ön şartlar teorik olarak da olsa hazırlanmıştı. Ancak maalesef giderek artan şiddet bu siyasi gelişmelerin önünde ciddi bir engel teşkil ediyor. Ve buna bağlı olarak da Cenevre’de şiddetin tamamıyla bitmesi için aldığımız kararların yürürlüğe giremeyeceği kaygısı bende giderek artıyor.” diyor.

İsrail geçtiğimiz günlerde Suriye’de bir hava saldırısı düzenledi. Bununla birlikte Türkiye de Afrin’e doğru operasyonlar sürdürüyor. Böylelikle Suriye’ye doğrudan müdahil olan ülke sayısı arttığı gibi siyasi çözüm de iyice karışıyor.Siz kişisel olarak bu ülkelerle temasta bulundunuz mu? Attığınız adımlar neler oldu?

Guterres, “Kendi kişisel temaslarımın yanı sıra farklı yollar aracılığıyla temaslarda bulunduk. Bu temaslarımızın önceliği tabii ki artan şiddeti durdurmaya yönelikti. Bazı sorunları, kurduğumuz diyalog kanalları sayesinde önleyebilsek de halen bizi kaygılandıran ve şiddetin kaynağını oluşturduğunu düşündüğümüz sorunlar devam ediyor. Maalesef şiddet mağduru Suriye halkı genellikle sorunlarını dile getirmiyor. Yani askeri operasyonlar, çatışmalara katılan taraflar, çatışmaların siyasi boyutu gibi. Konuştuğumuz konular çoğu zaman bu yönde. Bir de orada yaşayan bir halk var. Onların çektikleri var. Hastanelerin, okulların bombalanması var. Çocuklarının ve kendilerinin devamlı surette yaşadığı bir ölüm korkusu var. Yani iç savaşın başlamasından itibaren bu tür koşullarda yaşadıklarını görmek bizi gerçekten ürkütüyor. Geçmişte Birleşmiş Milletler Mülteci Dairesinin de başındaydım. Yani çatışmalarda rol oynayan tüm tarafların, Suriye halkının bu şekilde yaşamasına neden olan her adımını bir an önce durdurması gerektiğini görmesi lazım. Bu yaşananlar saçmalıktan başka bir şey değil.” şeklinde konuştu.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dünyada farklı birçok bölgede insani trajedilerin yaşandığını;ancak çözülmesi gereken konuların başında Suriye’de yaşanan iç savaşın geldiğini belirtti. Guterres 7’nci yılında halen şiddetin üst düzeylerde seyrettiği Suriye iç savaşının, dünya savaşlarından da uzun sürdüğünü ve bunun en büyük mağdurlarının yaşamları ve gelecekleri tükenen Suriye halkı olduğunun altını çizdi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...