8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Belçika’da ‘ikinci koronavirüs dalgası başladı’

Salgın nedeniyle nüfusa oranla en fazla ölümün yaşandığı ülkelerin başında gelen Belçika’da, koronavirüs salgının ikinci aşamasının başladığı belirtiliyor.

Avrupa Hasatlık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), Belçika’nın büyük bölümünü kapsayan Flaman kesimini, “turuncu bölge” ilan etti. Ulusal Güvenlik Konseyi bugünden itibaren önlemlerin sıkılaştırılmasını kararlaştırdı.

Koronavirüs nedeniyle Mart ayı başında kilitlenmeye giden ve sıkı kurallar uygulayan Belçika’da, son 10 gündür vaka sayılarında ve hastaneye kabullerde ciddi artış yaşanıyor. Hafta başında günlük korona enfeksiyon sayısı 416’ya ulaştı.

Günlük ortalama vaka sayısı 220 civarında. Belçikalı uzmanlara göre, vaka sayıları, Mart ayındaki kilitlenme öncesindeki seviyeye ulaştı. Brüksel Özgür Üniversitesi’nden biyoistatistik uzmanı Prof. Dr. Kurta Barbe’ye göre koronavirüs salgınında ikinci dalga başladı.

Belçikalı uzman, Facebook hesabından yayınladığı grafiklere dayanarak, Eylül ayında hastaneye kabul sayısının kesin bir şekilde artacağını ve Kasım ayında da salgının zirveye ulaşacağını söyledi.

Babe, Mayıs ayında, ikinci dalgaya ilişkin yapılan kötümser tahminlerin gerçeğe dönmeye başladığını savundu.

R katsayısı 1,5 civarında

BBC’den Yusuf Özkan’ın haberine göre, Resmi verilere göre, şu anda ülke çapında koronavirüs bulaştırma katsayısı (R değeri) ortalama 1,5 civarında. Ancak bu rakam Anvers (Antwerpen) eyaletinde 2’nin üzerinde. Özellikle kalabalık düğün törenleri ve nargile kafeleri medeniyle virüsün Antwerpen civarında daha hızla yayıldığı belirtiliyor.

Avrupa Hasatlıkları Önleme ve Kontrol Merkezi’ne (ECDC) göre, özellikle Flaman kesimi, koronavirüs salgını açısından Avrupa’nın en kötü performans gösteren bölgelerinden biri.

Belçika Ulusal Güvenlik Konseyi, salgının daha fazla büyümesini önlemek amacıyla, bugünden itibaren önlemleri sıkılaştırma kararı aldı.

Cadde ve sokaklar da dahil, kamusal alanda 12 yaşındaki herkes ağız maskesi takmak zorunda olacak. Bu zorunluluk, açık havada yürüyen, koşan, bisiklete binenler de dahil herkesi kapsayacak.

Yiyecek içecek sektöründeki işletmeler, müşterilerinin elektronik posta ya da cep telefonu gibi iletişim bilgilerini kaydedecek. Bu sayede, olası bir enfeksiyon durumunda kişilere kolayca ulaşılması sağlanacak. İşletmelerin, bu bilgileri ifşa etmeleri yasak.

AB yetkilisi Prof. Dr Goossens: Hızla müdahale edilmezse durum felakete gidiyor

Alkollü içki satan ve “gece dükkanı” adı verilen işletmeler, en geç akşam saat 22:00’de kapanmak zorunda kalacak.

Bireysel ya da toplu nargile kullanımı, halka açık yerlerde artık yasak olacak.

Belediye başkanları, gerektiğinde yerel düzeyde, kilitlenme de dahil hızlı müdahale etme yetkisine sahip olacak.

Leuven Belediye Başkanı Mohammed Ridouani, sosyal iletişimde bulunulan kişi sayısını, 15’ten 5’e indirmeyi planlıyor. Ridouani, bu amaçla diğer belediyelerle görüşme halinde.

Anvers Belediye Başkanı Bart De Wever da, sosyal iletişimde bulunulan kişi sayısını daha önceden sınırlamadığı için pişman olduğunu belirterek, koronavirüs konusunda daha katı kurallar uygulayacaklarını söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Tıbbi Mikrobiyoloji Laboratuvarı’nın Belçikalı Başkanı Prof. Dr. Herman Goosens, Ulusal Güvenlik Konseyi’nin aldığı önlemlerin yeterli olmadığı görüşünde. Belçikalı profesör, Radyo 1’de yaptığı açıklamada, “Politikacılar daha hızlı davranmazsa durum felakete gidecek” dedi.

Belçika’da şu ana kadar 65 bin 199 kişi koronavirüse yakalanırken, toplam 9 bin 817 kişi de hayatını kaybetti.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...