8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Bahçeli’den Abdullah Gül açıklaması: FETÖ iş başındadır

Haber Merkezi | MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter’dan açıklamalarda bulundu. Açıklamalarında ismi muhalefetin ortak cumhurbaşkanı adayı olarak geçen 11’nci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü hedef alan Bahçeli, Gül’e FETÖ benzetmesinde bulundu. Bahçeli, ‘Şimdi 11’nci Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığı üzerine çok sinsi bir kamuoyu hazırlama stratejisi devrededir. FETÖ iş başındadır. Türkiye düşmanları heyecanlıdır. CHP, SP, HDP, İP Sayın Gül’ün adaylığına hevesle taliptir.’ ifadelerini kullandı.

Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde: Özellikle ifade etmeliyim ki, buhrana davetiye çıkaran siyasi gelişmeleri, bunalıma adeta çağrı yapan bulanık görüşme ve temas trafiklerini ibretle, esefle ve endişeyle takip ediyorum. Türkiye’ye tuzak kuruluyor, Türk milleti tahrik ve taciz ediliyor. Hülasa kaosa oynanıyor. 24 Haziran 2018’de yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerine iki ay kala iç ve dış nifak ve şikak yuvaları başlarını kaldırmış vaziyettedir. Siyasi ve toplumsal yapının mahvını kurgulayan ihanet lobisi oldukça aktif, son derece faaldir. Demokrasiden umudunu kesen, millet iradesine sırtını dönen, Türkiye’nin milli ve beka davasına husumet duyan ne kadar aktör, zümre, kesim, mihrak, fail ve figüran varsa kıpır kıpırdır. Bunlar freni patlamış yük kamyonu gibi yokuş aşağı gitmektedir. Cumhur İttifakı’nı hazmedemeyen çevreler ne yapacaklarını, nereye bulaşacaklarını şaşırmış durumdadırlar. Cümbüş İttifakı kurun demiştik, ne fayda; cürüm ve cehaletin koalisyonunda söz kesecek kadar İP’ten kazıktan boşanmışlardır.

Sayın Erdoğan’ın 2007yılı Nisan ayında “kardeşim” açıklamasıyla Cumhurbaşkanı adayı gösterdiği Abdullah Gül, siyasi akıl ve vefa ahlakını tartışmaya açacak bir kayıp ve kopuşun arifesindedir. Kardeşlik ne ara karanlığa gömüldü? Sayın Gül böylesi bir zaafa düşmeyi nasıl göze aldı?

Bakınız ne diyor Yusuf Has Hacib, gelin kulak verelim: “Bataklığa girenler dibini boyladı. Bir daha çıkamadı, sevinç bulamadı.” Sayın Gül, bataklığa girmenin, itibar ve prestijine bizzat ve kendi aymazlığıyla hançer vurmanın kıyısındadır. Yazıktır, ayıptır, hüsrandır, hezimettir.

Kardeşliği çiğnemek, yaşanmış yıllara bir kalemde çizgi çekmek, vefaya menfaat gözeterek veda etmek inançlarımızın neresinde yazılıdır? Sayın Gül Pensilvanya’nın tezgahına düşmeyi nasıl göze almıştır?

Ne diyordu Yusuf Has Hacib:“Aymaz olma ey hakan, uyuma, uyan. Kendin gittikten sonra iyi adını bırak.” CHP, 22 Nisan Vakasıyla İP’e kendini astı. Ne yazık ki, FETÖ siyasi mevzi kazandı.15’ler olayı siyasi tarihe kara bir leke gibi kazındı. Sayın Gül buna hangi ahlakla göz yummuştur?

İp’e grup kurdurup 23 Nisan’ı terörize eden namert ve nankörler kutuplaşmanın Truva Atıdır. Bu vahşi ata 11’nci Cumhurbaşkanı nasıl biner? Kardeşlik hukukuna kıymayı, Türkiye karşıtı cephenin eline düşmeyi gönüllüce nasıl kabullenir?

Türk’e ve Türkiye’ye ne kadar hasım varsa faaliyet halindedir. Sayın Abdullah Gül, bunların yüzünü güldürecekse, gül olup tepelerinden yağacaksa hem kendisine hem de geçmişine bilinsin ki ihanet eder.

Diyorum ki, Türkiye İP’e çekilemez, paslanmış altı okla vurulamaz. Türkiye’nin gülmesi, GÜL’le değil, Cumhur İttifakı’nın ahlakıyla, milli ve manevi duruşuyla temellenecek, inşallah temin edilecektir.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...