9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Aşkın Mesafesi ( Uzaktan Aşk/ Amin Maalouf)

“Çünkü siz, kontes, acı çekmiyorsunuz öyle mi?

Acı vermiyor mu size, sevgilinizden bunca uzak olmak?

Sizi hala arzuluyor mu, bakışlarından okuyamamak bunu?

Bakışının neye benzediğini bile bilmemek acı vermiyor mu?

Acı vermiyor mu, size sarılan ve göğsüne bastırılan kollarını duyumsayıp gözlerinizi kapatamamak?

Ve soluğunu, teninizin üstünde hiçbir zaman duymamak?”

Her çağda ölen ve dirilen aşk, mesafesi bilinen hiçbir ölçeğe sığmayan aşk, santimlerle, metrelerle, kilometrelerle; dakikalarla, saatlerle, günlerle, yıllarla, on yıllarla değer kazanmayan ya da yitirmeyen aşk…

Kilometrelerce öteden şiirle sevişmek, bir şarkıyı paylaşmak, dinledikçe söyleyip aşka kavuşmak, onun niyetine koynuna şarkıları yatırmak, şiirleri dudaklarından duyumsamak…

Doğru heceyi şarkılarına pelesenk eden soylu bir ozan, günün birinde Akitanya’da gezginin birinin kulağına sürünür.

Bir kadın var, uzakta, Müslüman topraklarda, bir prenses, hem zarif, hem alçakgönüllü, hem erdemli, hem tatlı, yürekli ve utangaç, kırılgan ve dayanıklı bir prenses. Soylu ozan Jaufre, uzaktaki aşkını, hiç görmediği, bilmediği, tanımadığı, dokunmadığı aşkını anlatırken, Gezgin ona Clemence’yi anlatır. O ne soylu bir kadındır öyle, şarkılarındaki uzaktan aşkındır ki denizler aşırı ülkede yaşar.

Jaufre şarkılarını, şiirlerini doldurur heybesine, bir tek hece örter üstünü, gerisi çırılçıplak, yalın ve temiz, bir geminin güvertesinde bulur kendini, tek nefeslik aşkına doğru, göğün denizin aynası, denizin göğün aynası olduğu bir günde, çivit mavisi bir yolculukta haykırır şarkılarını.

“İkinci kez dünyaya gelişim,

Vaftizin suyu derin ve soğuk olacak,

Yolculuğun sonunda yaşamım başlayacak.”

Jaufre, geminin güvertesinde bu dizeleri fısıldarken bilmezdi ki başlangıçlara doğru değil de, anlık bir yaşayış ve bitişe yol aldığını.

Bazen kısa bir an yaşarsın, bir çocuğun gülüşüne ömür dersin, bir kadının dudaklarına, bir babanın saran kollarına, ama işte bir an, kısa bir an da, bir ömür yaşadım dersin. Jaufre, Clemence’nin kollarında, uzaktan aşkına vardığı anda yaşadım der,

“Daha ne isteyebilirim ki Tanrı’dan? Nasıl daha eksiksiz bir sevinç tadabilirim, yüz yıl daha yaşasam?”

Düşünün, düşünün ki size yaşadım dedirten bir an… Mesafeler, fersahlar, gök ve ay, denizler ve dağlar engel mi sevgilinin yüreğine? Aşkın mesafesi ne?

“Meczuba sormuşlar

Huşu içinde bir düş söyle demiş:

‘Son nefesi içimde’

 

Âlime sormuşlar

Yalnızlık ne diye? Demiş:

‘Bir hayasız düş içimde’

 

Seydaya sormuşlar

Nerden gelir ne eylersin? Demiş:

‘İlim eyleşir içimde’

 

Dılgeşe sormuşlar

Düğün yeri nere? Demiş:

‘Şenlikte harmanda içimde’

 

Şimdi Mader’e soruyorlar

Sevdanın ederi ne diye? Der ki:

‘Bir güvercin uçtu gözleri doldu.’”

 

Amin Maalouf’un “Uzaktan Aşk” librettosu, ilk bakışta “Romeo ve Juliet”’ i anımsatsa da, derininde benzer bir hikayenin, yokumsanmayacak bir duygunun paralelinde yazılmış, biri opera diğeri tiyatro metini olan bu iki eser de çok farklı iki başlık altında özümsenmelidir. Amin Maalouf’un librettosunda uzak kelimesi yeni anlamlar kazanır ve Kendini yeniden bulur.

 

İnceleme: Büşra Abacı

Kitabın Adı: Uzaktan Aşk

Kitabın Yazarı: Amin Maalouf

Çeviren: Samih Rifat

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

Basım Yılı: 25. Baskı Ocak 2018

Sayfa Sayısı: 76

Isbn: 9789750803598

 

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...