8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Türkiye’nin Taliban’ı ikna çabalarında Pakistan devrede

Ankara ile Taliban arasında “yüz yüze” diyalog kurulmasında arabuluculuk için Pakistan devrede. İslamabad’da kritik temaslarda bulunan Savunma Bakanı Akar, “önümüzdeki günlerde konu şekillenecek” açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Afganistan’da yönetimi ele geçirmeye çalışan Taliban’ın liderlerini kabul edebileceğini açıklaması büyük yankı uyandırdı.

Erdoğan’ın “Taliban’la bazı görüşmelere varıncaya kadar şu anda ilgili kurumlarımız çalışıyor. Hatta belki ben bile onların lideri durumunda olacak olanı kabul etme durumum olabilir” demesinin ardından gözler yürütülen temaslara çevrildi.

Taliban-Türkiye görüşmesi için Pakistan devrede

Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın bu kapsamda İslamabad’da gerçekleştirdiği üst düzey temaslarda Ankara’ya, “Taliban’ın ikna edilmesi gerekiyor” mesajı verilmesi dikkat çekti.

Akar ile görüşmesi sonrasında açıklama yapan Pakistan Başbakanı İmran Han, Taliban ile Ankara arasında doğrudan görüşmeyi kolaylaştırmak için çaba göstereceklerini duyurdu.

“En iyisi yüz yüze diyalog”

“Türkiye ve Taliban için en iyisi yüz yüze diyalog” diyen Han, böylelikle tarafların Kabil havalimanında güvenliğin neden sağlanması gerektiğini konuşabileceklerini kaydetti. Han, “Bu nedenle biz Taliban ile konuşacağız, Türkiye ile yüz yüze görüşme için onlar üzerindeki nüfuzumuzu kullanacağız” açıklamasını yaptı.

Bu arada İmran Han, Afganistan’da çatışmalara son verecek bir siyasi çözüm konusunda umutlu olmadığını da sözlerine ekledi. Taliban liderleri ile birkaç ay önce İslamabad’da yaptığı görüşme hakkında bilgi veren Han, kendisine “Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani görevde olduğu sürece bir siyasi çözüm olmayacağını” ve “müzakere masasına oturmayacaklarını” kesin bir dille aktardıklarını söyledi.

Akar: Önümüzdeki günlerde şekillenecek

Bu arada Savunma Bakanı Akar da bugün İslamabad’da temasları hakkında kritik açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin Pakistan Büyükelçiliği’nde yürütülen görüşmeler hakkında bilgi veren Akar, “Türkiye’nin Kabil’deki havalimanının işletilmesi yönündeki asıl maksadı, Afganistan’ın izole bir devlet haline dönüşmesine engel olmaktır” dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar

Akar, “Kabil’deki havaalanının kapatılması durumunda ülkedeki diplomatik misyonların tamamının çekileceğine yönelik açıklamalar var. Böyle bir şeyin Afgan kardeşlerimiz için arzu edilen bir durum olmadığını hepimiz biliyoruz” diye konuştu.

Konuyla ilgili görüşmelerin sürdüğüne işaret eden Akar, “önümüzdeki günlerde bu konu şekillenecek” bilgisini paylaştı.

Taliban ikna olur mu?

Şimdi dikkatler Taliban’ın Ankara’nın doğrudan görüşme girişimlerine vereceği yanıta çevrildi.

NATO birliklerinin çekilmesiyle Afganistan’da gücünü artıran ve kontrolü altındaki bölgeleri genişleten Taliban, Türkiye’nin başkent Kabil’deki Hamid Karzai Havaalanı’nın güvenliğini üstlenme girişimine sert tepki göstermiş, Türk askerlerinin Afganistan’dan çekilmemesi durumunda onları “işgalci” sayacaklarını duyurmuştu.

Erdoğan Gani ile telefonda konuştu

Bu arada Erdoğan’ın, dün akşam Taliban ile görüşmeye hazır olduğu yönündeki açıklaması sonrasında Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ile telefon görüşmesi gerçekleştirmesi dikkat çekti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, görüşmede iki liderin “Türkiye-Afganistan ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri ele aldıklarını” bildirdi.

Açıklamada, “Orman yangınları dolayısıyla geçmiş olsun dileklerini ileten Afganistan Cumhurbaşkanı Gani’ye teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’ın biran evvel hak ettiği barış ve istikrara kavuşması için Türkiye olarak dost ve kardeş Afgan halkının yanında olmayı sürdüreceklerini ifade etti” denildi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...