9 Kasım 2026
7.3 C
İstanbul

Batman iddianamesi: Eşbaşkana ‘eşbaşkanlık’ suçlaması

Batman Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Demir hakkındaki iddianamede belediyenin eşbaşkanlık modeliyle yönetilmesi ve kayyıma karşı gürültü eylemi çağrısı suçlamalar arasında yer aldı. Tutuklu Demir hakkında 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Yerine kayyım atanan ve 27 Temmuz’da tutuklanan Batman Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Demir hakkında başlatılan soruşturma tamamlandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, belediyeyi eşbaşkanlık modeliyle yönetmek de suçlamalar arasında ye aldı.

Demir hakkında hazırlanan 69 sayfalık iddianamenin 52 sayfasında DTK, PKK, KCK’nin kuruluş amaçlarına ve DTK’nin daha önce soruşturmalara konu olmasına yer verildi. İddianamede, kamuoyunca ‘KCK Ana Davası’ olarak bilinen soruşturma kapsamında 14 Nisan 2009 ile Mart 2010’a kadar 93 operasyon gerçekleştirildiği ve yakalanan bin 94 şüpheliden 625’nin tutuklandığı bilgisi yer aldı. İddianamede ayrıca KCK’nin Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nce 2011’de “terör örgütü”, DTK’nin ise Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nce Aysel Tuğluk ve Selma Irmak kararlarında “silahlı terör örgütü” olduğuna karar verdiği hatırlatıldı.

‘KAYYIM ZULÜMDÜR’ DEMEK SUÇ

İddianamede, DTK binasına 9 Ekim 2019’da yapılan baskında elde edilen dijital ve fiziki dokümanlarda Demir’in delege ve Diplomasi Komisyonu Üyesi olması, adına düzenlediği iddia edilen delege kimlik kartının olması, partisinin düzenlediği eylemlere ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’nın yerine kayyım atamasına karşı düzenlenen eylemlere katılması suçlama konusu yapıldı.

Yine yerine kayyım atanması üzerine kendisine “geçmiş olsun” dileklerini paylaşan kişilerle yaptığı görüşmelerde “Bunun adı zulümdür. Zalimlere ölçü yoktur” diyen Demir, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve organlarını “zalim” olarak göstermekle suçlandı.

GÜRÜLTÜ EYLEMİ SUÇLAMASI

İddianamede Demir’e bir tape kaydında “Hali hazırda akşamları gürültü eylemi yapıyoruz. Dört bir tarafta, kime ulaşabilirsek mesaj gönderelim, öyle yapalım ki şehir sallansın. Biz bırakmayacağız, zalimler orda kalmasın” yer alan şeklinde sözleri nedeniyle kayyıma karşı halkı gürültü eylemleri konusunda örgütlemeye çalıştığı suçlaması yöneltildi.

‘HUKUKSUZ ŞEKİLDE EŞBAŞKANLIK SIFATIYLA ORTAKLIK’

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Mülkiye Müfettişlerinin eşbaşkanlığa ilişkin hazırladığı Tevdi Raporu’na yer verilen iddianamede, Batman Belediyesi’nde 5393 sayılı Belediye Kanunu ve mevzuata aykırı olarak eşbaşkanlık uygulamasına yer verildiği belirtilerek, “5393 sayılı Belediye Kanununun ‘Belediye Başkanı’ başlıklı 37. maddesinde yer alan hükme rağmen belediye başkanlığının kanuni bir dayanağı olmadığı halde, eş başkanlık sistemiyle iki kişi arasında paylaştırıldığı, 30 Mart 2019 mahalli İdareler Seçimlerinde Batman Belediye Başkanı olarak Mehmet Demir, seçilmesine rağmen belediye başkanlığına şu anda Songül Korkmaz’ın hukuksuz bir şekilde eşbaşkan sıfatıyla ortaklık ettiği, belediye başkanına münhasır belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi yetkilerinin iş başkanlık sistemiyle gasp edildiği, yasal olarak seçilmiş belediye başkanına ait yetkilerin yasalarda düzenlenmeyen ve ‘Eşbaşkan’ olarak tabir edilen kişilerce paylaşıldığının görüldüğü, 5393 sayılı Belediye Kanununda ‘belediye eş başkanı’ görev ve unvanının bulunmadığı, bu durumun belediye başkanının yasal yetkilerinin tek başına kullanılamaz hale getirildiğini gösterdiği ve açıkça mevzuata aykırı olduğunun anlaşıldığı bildirilmiştir” denildi.

İddianamede, 1 Ocak 2019 ‘dan 18 Şubat 2020’ye kadar “örgütsel irtibatların tespit edilmesi” adı altında telefonu dinlenen Demir’in, görüştüğü 2 bin 172 kişiden 275’nin “örgüt üyeliği” suçlamasından kaydının bulunduğu bilgisine yer verilmesi dikkat çekti.

TAKİPSİZLİKLE KAPATILAN SORUŞTURMA TEKRAR AÇILDI

Demir hakkında 2018’de açılan ve takipsizlikle sonuçlanan bir soruşturmayla ilgili yeni deliller bulunduğu gerekçesiyle tekrar açılarak birleştirilen iddianamede, tüm dosya kapsamı, ele geçirilen döküman ve belgelerde Demir’in adının geçtiği kısımlar ile katıldığı eylem sayısının yoğunluğu dikkate alınarak, TCK 314/2 ve TMK’nin 5’inci maddesine göre cezalandırılması talep edildi.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...