8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Cemil Bayık: HDP, bir Kürt partisi değil!

KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık, HDP’nin Kürt partisi değil, bir Türkiye partisi olduğunu ve “Türkiye’de demokratik bir cumhuriyeti geliştirmek istediğini” söyledi.

Cemil Bayık, medyaya verdiği röportajda, HDP’yle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“HDP bir Türkiye partisidir. Kürt partisi değil. Bazıları işte Kürt partisidir ama Türkiye partisi olmak istiyor gibi lanse ediyor ama öyle bir şey yok. HDP bir Türkiye partisidir ve Türkiye’de demokratik bir cumhuriyeti geliştirmek istiyor” diyen Bayık, devamında şunları belirtti:

“Faşizme, işgale, zulme, adaletsizliğe, halkların soykırımına karşı duruyor. AKP-MHP Türkiye’de faşist bir sistem yerleştirmek istiyor. O sistemde AKP-MHP olsun, CHP de onlara hizmet etsin istiyorlar. Muhalefete yer yok o sistemde. Türkiye’de muhalefet olmasın istiyorlar. Amerika’daki gibi sadece 2 parti kalsın istiyorlar. Biri AKP-MHP, diğeri de CHP. Fakat HDP 3. çizgi oldu. Sistemin 2 partili hedefini boşa çıkardı. HDP’siz Türkiye’de kimse siyasette sonuç alamaz.”

CHP’YE ELEŞTİRİ

Bayık, “HDP, AKP-MHP’nin Türkiye’de gerçekleştirmek istediği sistemi boşa çıkardı. Büyük bir güç oldu. Şu an Türkiye’de gerçek muhalefet partisi HDP’dir. Bunu biz söylemiyoruz. Türkiye’deki sosyalist, demokrat siyasetçiler, yazarlar, AKP-MHP faşizmine karşı duranlar diyor gerçek muhalefet HDP’dir” dedi ve CHP’ye yönelik eleştirilerde bulundu:

“CHP muhalefet değil. CHP Erdoğan ve MHP’nin değneği oluyor. AKP-MHP ne zaman sıkıntıya düşse CHP imdadına yetişiyor onları o sıkıntıdan kurtarıyor. Herkes bunu görüyor. CHP tabanı böyle değil ama. Tabanında dürüst, yurtsever, demokrat insanlar var. Onlar HDP ile de ilişki geliştirilmesini istiyor. Ama CHP yönetimi öyle değil. Çünkü devletin kurduğu bir parti onlar da devlete sahip çıkıyorlar. Devletin sıkıntıya düştüğünü gördüklerinde de AKP-MHP’ye yardım ediyorlar. AKP-MHP de CHP’den memnun. Çünkü muhalefet yapmıyorlar.

Şu an Türkiye’de sorunlar yaşanıyorsa sebebi CHP’dir. Herkes bunu görüyor. CHP Türkiye’yi bu hale getirdi. Bu yüzden demokrat, sosyalist, yurtsever, faşizme karşı duran herkes HDP’yi umut olarak görüyor. Bundan dolayı herkes yönünü HDP’ye veriyor. Bundan çok korktukları için HDP’ye saldırıyorlar ve 3. çizgiyi ortadan kaldırmak istiyorlar. Demokratik bir cumhuriyet için yürütülen mücadeleyi sindirmek istiyorlar, halkların ittifak kurmasını engellemek istiyorlar çünkü HDP’ de bütün halklar, inançlar, kültürler ittifak kurabiliyor. Tüm Türkiye’yi temsil ediyor. Bunun önünü almak ve HDP’yi susturmak istiyorlar. HDP de susmuyor, siyasetlerine karşı çıkıyor. Zaten HDP onların siyasetini kabul ederse HDP’nin ölümü demek bu. Tüm Türkiye halklarının ölümü demek. Çünkü HDP’de ittifaklar var. HDP hepsine sahip çıkıyor. Bu yüzden HDP’yi kendileri için tehlikeli görüyorlar ve HDP’ye saldırıyorlar. HDP ise buna karşı mücadele ediyor.”

KCK Eşbaşkanı Bayık devamında, “HDP’nin yürüttüğü mücadele tüm Türkiye halkları içindir. Doğru ve kutlu bir mücadeledir” ifadelerini kullandı.

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...